| Komisyon Adı | : | MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 05 .08.2026 |
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Tekrar, tüm Komisyon üyelerini, bürokratları ve özellikle cumhuriyetimizin ve vatanımızın teminatı olan kahramanlarımızı, onların bizlere emaneti olan aziz şehit ailelerimizi ve gazilerimizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, burada, vatan uğruna canını ve bedenini siper etmiş kahramanlarımızın ve ailelerinin haklarını konuşmak üzere toplandık. Öncelikle, şunu açıkça ifade etmek istiyorum: Şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin sorunları dar siyasi hesaplara, dönemsel lütuflara ya da dar kapsamlı pansuman tedbirlere kurban edilemez, edilmemelidir. Biz 3 Ağustos 2026 tarihinde bir kanun teklifi verdik ki daha önce de 2024'te Kahramanlara Vefa Çalıştayı gerçekleştirdik, Ağustos 2024'te benzer bir kanun teklifini vermiştik. 3 Ağustos 2026 tarihinde tekrar verdik ve bu teklifle şehit yakınlarımızın, gazilerimizin ve terörle mücadelede yaralanıp sistemin dışına itilmiş olan kahramanlarımızın tüm sorunlarını kökten çözecek bütüncül, kapsayıcı ve hakkaniyetli bir irade ortaya koyduk ancak vermiş olduğumuz bu teklifler Komisyonda maalesef bekletildi ve gündeme alınmadı. Biz son kanun teklifini sunduktan altı saat sonra da iktidar tarafından bir kanun teklifi geldi. Tabii ki bu kanun tekliflerini kimin verdiği önemli değil ancak içeriğinin ne olduğu ve hangi derde deva olduğu önemli. Ancak bugün konuştuğumuz kanun teklifinde maalesef yine büyük bir hayal kırıklığı ve eksik bir yaklaşım görüyoruz. Bu kanun teklifi, şehit aileleri ve gazilerimizin feryadını duymaktan, sorunlarını kökten çözmekten uzaktır. Bizim kapsayıcı ve her kanayan yaraya merhem olan teklifimiz karşısında bu teklif "Dostlar alışverişte görsün." mantığıyla hazırlanmış bir yama düzenlemesinden ibarettir. En büyük eksiklik de sorunu olan bu şehit ailelerinin, erlerin veya gazilerin burada dinlenmemiş olmasıdır veya bu sorunları devamlı dile getiren platformlardan sadece çok kısıtlı, şu an için burada 1 kişilik bir temsiliyetin söz konusu olmasıdır. Bir alt komisyon kurulmalı mutlaka ve bu ilgili kişiler davet edilerek burada dinlenilmeli. Bununla ilgili çalışmaların yapıldığı ifade edildi "Bizim kadar bilen kimse yok." dedi kanun teklifinin sahibi milletvekili arkadaşımız; siz dinlediniz, sorunları biliyorsunuz, o zaman neden bu kadar eksik bir kanun teklifi geldi? Bence burada bu konuyla ilgili mutlaka bir alt komisyon kurulmalı ve Komisyon dâhilinde problemler dinlenmeli, ona göre hareket edilmelidir.
Şimdi, biz ne tekliflerde bulunduk, karşımıza neler geldi? Onur gazileri ve yaralanıp gazi sayılmayan sorunlarla ilgili yapılmış olan, vücudunda kurşunla, şarapnelle yaşamak zorunda bırakılan kahramanlarımıza "onur gazisi" unvanı verilmesini teklif etmiştik ve 15 Temmuz gazilerine tanınan hakların eksiksiz biçimde kendilerini tanınmasını önermiştik fakat iktidar teklifinde bu sorun çözülmek yerine sadece belirli şartlara, ağır bürokratik rapor süreçlerine ve dar bir kesime sıkıştırılmış geçici bir aylık düzenlemesiyle konu geçiştirilmeye çalışılmaktadır. Ancak malul sayılmayan gazilerimize de yarasına, derecesine ve engellilik oranına bakılmaksızın "onur gazisi" unvanı verilmelidir. Terörle mücadelede yaralanıp gazi sayılmayan kahramanlarımıza "onur gazisi" unvanıyla birlikte 15 Temmuz darbe girişiminde malul sayılamayacak derecede yaralanan gazilere sağlanan haklar verilmelidir.
Bir önemli nokta, maaş adaletsizliği ve er şehit, gazi mağduriyetleridir. Biz er şehitlerimiz ile gazilerimizin ve rütbeli vazifeli malullerimizin maaş adaletsizliğini gidermeyi, seyyanen zamların emsal maaş almayan tüm şehit yakınları ve gazilere yansıtılmasını hedefledik. Şehit anne ve babalarının maaş tabanının en az muharip gazi şeref aylığı seviyesine çekecek şekilde bir düzenleme öngördük. 2023 yılında memurlara verilen seyyanen zamdan emsal maaş almayan tüm şehit aileleri ve gazileri de faydalansın dedik. Önümüzdeki teklifte ise katsayılar ve göstergeler arasında boğulan, enflasyon karşısında eriyen maaşları kökten iyileştirmekten uzak, sınırlı artışlar yer almaktadır.
Ayrıca teklifimizde her yıl 18 Mart Şehitler Günü'nde şehit yakınlarımıza, 19 Eylül Gaziler Günü'nde ise gazilerimize birer net maaş ikramiye verilmesini önerdik. Bu, devletin onlara olan vefa borcunun bir nişanesidir dedik fakat bu teklifte bu ikramiye hakkından da maalesef hiçbir eser yoktur.
Yine, 1974 Kıbrıs Harekâtı'nın üzerinden yarım asır geçmesi hasebiyle tüm kahraman Kıbrıs gazilerimize Devlet Savaş Madalyası verilmesini kanuni güvenceye kavuşturalım dedik ancak bu kanun teklifinde de bu tarihî hakkın ve vefa borcunun maalesef karşılığını göremiyoruz, tamamen görmezden gelindiğini maalesef görüyoruz.
Şehitlerimizin emaneti olan çocuklarımız arasında anayasal ve vicdani bir ayrım yapılmaması için tüm şehit çocuklarına istihdam hakkı tanınmasını istedik. Malul gazilerimiz için 3, muharip gazilerimiz içinse 2 kişilik istihdam hakkı öngördük. Ayrıca, atanamayan uzman çavuşlarımızın ve çalışabilir durumdaki gazilerimizin okullarda güvenlik görevlisi olarak istihdam edilerek hem okul güvenliğinin sağlanmasını hem de istihdam sorununun çözülmesini teklif ettik. Tüm şehit yakınları ve gazi çocuklarına yönelik eğitim desteklerinin artırılmasını teklif ettik. Bu teklifte ise istihdam alanının genişletilmesine, eğitim desteğinin artırılmasına ve uzman çavuşlarımızın mağduriyetine dair ise tek bir satır dahi yoktur.
Sayın milletvekilleri, ayrıca şunu da belirtmek isterim: Hepinizin malumu, şehit yakınları ve gazilerimizin büyük çoğunluğu dar gelirli ailelerdir, çoğunun kendine ait bir evi bulunmamaktadır. Şehit yakınları ve hayatlarını başkasının yardımı olmaksızın idame ettiremeyen gazilerimizin de en azından bir süre barınma sorununu nasıl çözeceğine ilişkin bir endişe yaşamamaları gerekmektedir. Mevcut uygulamada yüz yirmi ay kira desteği sadece terörle mücadelede şehit ve gazi olmuş, lojman hakkı bulunan rütbeli personele ve polislerimize verilmektedir ancak ayrım yapılmaksızın tüm şehitlerimizin ailelerine de bu hak verilmelidir. İlave olarak, kira yardımı alamayan engelli terör gazilerimizin de hak sahibi olabilmeleri yerinde olacaktır. Biz ayrım yapılmaksızın tüm şehit ailelerine kira desteği, anne babaları ve muharip gazilere TOKİ'den faizsiz konut kredisi imkânı, gazilerimizin protez, ortez ihtiyaçlarının SGK kısıtlamasına ve SUT engeline takılmaksızın yüzde 100 oranında karşılanmasını ve muharip malul gazilerimize yeşil pasaport verilmesini sunduk. Bu teklifte bu alanların hiçbirinde köklü ve rahatlatıcı bir adım atılmamıştır.
Ayrıca, vatanın bölünmez bütünlüğü için kahramanca mücadele ederken yaralanan, yararlandıkları andan itibaren fiziki kayıpları ve engellerinin yanı sıra travma sonrası stres bozukluklarıyla da mücadele eden gazilerimizin işlemleri sadece Ankara Bilkent Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim, Araştırma Hastanesinin tek adres gösterilmesi nedeniyle uzun süren randevu süreleri ve tedavi prosedürü yönünden mağduriyet yaratmaktadır. Bu kapsamda, gazilerimizin bu sorunlarının ikamet ettikleri bölgelerde çözülecek şekilde bir çözüm gerektirdiğini ifade ettik. Bu çok önemli, can yakıcı noktalardan biridir, bununla ilgili de maalesef bir çalışma bu noktada yok.
Yine, kolayca yapılacak olan, vukuatlı nüfus kayıt örneklerinde "ölü" ibaresi yerine, tarih boyunca kahramanlarımızı onurlandıracak şekilde "şehit" veya "şehadet" ifadelerinin kullanılması teklifini getirmiştik ancak bu kanun teklifinde onu da maalesef görmüyoruz.
1005 sayılı Kanun'a tabi muharip gazilerimizin vefatları durumunda şeref aylıkları yüzde 70 oranında eşlerine intikal ettirilmektedir. Bunların vefatı hâlinde ise başka bir geliri olmayan, ihtiyaç sahibi, engelli ya da dul çocuklarına bu aylığın verilmesiyle ilgili bir teklifimiz oldu, bununla ilgili de bir ilerleme yoktur.
Sayın Komisyon üyeleri, biz Yeni Parti olarak "mış" gibi yapan, şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin sorunlarını halı altına süpüren bu anlayışı kabul etmiyoruz. Vatan savunması parçalı olmadığı gibi vatan evlatlarına verilecek haklar da parçalı ve lütuf gibi sunulamaz. Gelin, şehit ve gazilerimiz üzerinden siyasi hesap yapmadan, sunmuş olduğumuz 17 maddelik kapsamlı kanun teklifini esas alın ya da bu teklifi bizim ekleyeceğimiz maddelerle genişleterek daha kapsamlı hâle getirelim, kahramanlarımızın ve emanetlerin yüzünü gerçekten güldürecek, Anayasa’nın 61'inci maddesindeki "sosyal devlet" ilkesini tam anlamıyla hayata geçirecek kanununu hep birlikte, el birliğiyle Meclisimizden çıkaralım.
Yeni Parti olarak bu eksik teklifin bu hâliyle geçmesine rıza göstermeyeceğimizi, Komisyon aşamasında ve Genel Kurulda teklifimizin maddelerini tek tek savunacağımızı belirtiyorum. Eksiklikleri giderelim. Evet, düzeltmeler var ama yeterli değil, daha iyisini yapabiliriz diyorum.
Teşekkür ediyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.