KOMİSYON KONUŞMASI

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Evet, teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Fatma Benli Vekilimiz tabii, bir avantaj kullandı, geçmiş dönem milletvekilliği avantajı. Niye? Çünkü komisyonu biliyor, çünkü parlamentoyu biliyor ve "Komisyon ne istiyor acaba benden?" diye düşündüğünde böyle sunum yapıyor, gayet de güzel sunum yaptı. Ben de kutluyorum, istediğim, duymak istediğim şeyleri de duymuş oldum. Tabii, herkes Fatma Hanım'ın sunumunu beğendi, kimi hemcinsi olduğu için ama ben yani cinsiyetten dolayı değil, doğru bir sunum, güzel bir sunum yaptığı için ya da Kerim Efe'nin annesi olduğu için de değil yani gayet güzel bir sunum yaptığı için ben kutladım kendisini.

RTÜK konusunda konuştu. Fatma Hanım, RTÜK Kanunu değişmeli, başka çare yok. Yani ben eski bir Radyo Televizyon Üst Kurulu üyesiyim, arkadaşlar biliyorlar, RTÜK Kanunu'nda o kadar çok boşluk var ki 6112 sayılı Yasa yıllar önce çıkmış bir yasa, o zamanla bu zaman arasında dağlar kadar fark var, o zamanki yayıncılıkla bu zaman ki yayıncılık arasında dağlar kadar fark var. Reklam pastası azaldı, internet medyasına geçti reklam pastası, dolayısıyla televizyonlar para kazanmak için vurdu kırdı, silah, işte, bakıyorsunuz, dizilerde inanılır gibi değil yani kimin ne yaptığı belli değil; felaket durumda çünkü para kazanmak istiyorlar. Bir televizyon bunu yapınca diğer televizyon da aynı şeyi yapıyor, dolayısıyla RTÜK Kanunu'nun değişmesi gerekiyor. Daha önce örneğini vermiştim, Almanya'da silahın dizilerde, filmlerde gösterilmesi yasak yani Almanya'nın üst kurulu buna izin vermiyor, gereken ceza neyse de kesiyor. Bu özgürlüğü kısıtlama falan da değil arkadaşlar yani bu başka bir şey. O yüzden RTÜK Kanunu'nun değişmesi gerekiyor. RTÜK'ün yapısı da değişmeli yani siyaset RTÜK'ten çıkmalı. Evet, doğru, her siyasi parti yine 1 üye olur, 2 üye olur, aldığı oy oranına göre, Parlamentoda dağılımına göre üye belirleyebilir; buna bir şey demiyorum ama buna ilaveten üniversitelerden temsilci olmalı, iletişim fakültelerinden, 1 üye, 2 üye iletişim fakültelerinden gelmeli, 1 üye belki meslek gruplarından gelmeli, meslek örgütlerinden gelmeli, dolayısıyla siyaset çıkarsa RTÜK'ten RTÜK kararlarını siyasi vermez. Benim de üyesi olduğum dönem dâhil, RTÜK'ün daha önceki dönemleri dâhil, yani ANAP dönemi, DOĞRUYOL dönemi dâhil RTÜK her zaman siyasete bakarak şekillenmiştir. Sadece bu döneme mahsus bir özellik değildir bu. Bu dönem özellikle Ebubekir Bey döneminde biraz artmıştır bu ama sonuçta siyasi kararlar veriyor. Siyasi karar verdiği zaman da işte "x" kanalındaki ihlali görmüyor, "y" kanalındaki ihlali görüyor. Çünkü "y" muhalif "x" muhalif değil. O yüzden de izliyorsunuz işte, çok kötü dizleri, filmleri izlemek zorunda kalıyor çocuklarımız ve bizler.

Şimdi, Kişisel Verileri Koruma Kurumundan beklentimiz neydi? "Ne yapmak gerekiyor? Yani Türkiye bu sorunla bir daha karşılaşmaması için, çocuklarımızın daha huzurlu okullara gidebilmesi için ne yapmak gerekir?" sorusuna bir yanıt alamadık. Başkanın sorusu netti, şuydu: Çocuk, Maraş'taki çocuk İstiklal Marşı okunurken bayılıyor hastaneye götürülüyor. Hastanede doktor kolunda bir kesi olduğunu fark ediyor. Bunu babası Emniyet Müdürü olduğu için "Emniyete bildirilsin mi, bildirilmesin mi?" tartışmasında doktor bildiriyor, emniyete gidiyor sonuç, Çocuk Şubeye yazısı gidiyor. Buradan sonra size soruluyor: Çocuk Şube bunu okul idaresine bildirirse Kişisel Verileri Koruma Kanunu'na aykırı mıdır, değil midir? Okul idaresi öğretmene söylediği zaman, rehberlik öğretmenine, sınıf öğretmenine ya da diğer öğretmenlerine "Bakın, bu çocukta böyle bir sorun var." dediği zaman o çocuğun kişisel verilerini korumasıyla ilgili bir sıkıntı olur mu, olmaz mı? Eğer olursa bunu düzeltmek için ne yapmak gerekiyor? Olmaz ise bu yönde bir çalışma yapılması gerekmiyor mu? En azından sizin kurumunuzun valilikler üzerinden ya da Millî Eğitim Müdürlükleri üzerinden çeşitli bilgilendirmeler, eğitimler vermesi gerekmiyor mu?

Benim başka da sorum yok. Ben bir kez daha tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.

Birazdan Genel Kurula geçeceğim, konuşmam var. Bugün son toplantımız. İyi bir çalışma oldu, bunu Komisyonumuza aktarmak istiyorum. Gerçekten, iktidarıyla muhalefetiyle bütün arkadaşlarımızın oy birliğiyle kurulmuş bir Komisyon ve kimse kimsenin gönlünü kırmadan konuya, meseleye siyasetüstü bakarak güzel bir çalışmayla bir sona doğru gidiyoruz.

Raporun ben olumlu olacağını düşünüyorum, muhalefet şerhine ihtiyaç kalmayacağını düşünüyorum çünkü dediğim gibi, bu hepimizin çocuklarının geleceğinin sorunu, siyasetüstü bir mesele. Galiba ekim ayı gibi raporlaşır ve ekim ayı gibi işte kanun önerilerimiz gündeme gelir.

Sayın Yusuf Beyazıt Bey ayrıldılar, onun nezdinde bütün arkadaşlarımıza, Sayın Başkana da bir kez daha teşekkür ediyorum, emeklerinize sağlık diyorum. Teşekkürler.