| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 30 .07.2026 |
LATİF SELVİ (Konya) - Sayın Başkanım, ben de birkaç soru yöneltmek istiyorum.
Özlem Hanım "Biz de bir saldırıya uğrama riskinin taşınmıştık." dedi. Şimdi, Urfa'da karşılaştığımız olay da bir iz bırakmış, okul müdürü de fark etmiş. Burada müdür bey sizleri bilgilendirdi galiba ve okul olarak önlem aldınız, ilgili birimlerle görüştünüz ve ondan sonra işlem tesis edildi. Orada bir kopukluk olmuş mesela, biz bunu görmüştük Urfa'da. Bu önemli. Orada bir noktaya daha değindiniz, "Çocuk, efendi, sessiz, sakin birisiydi." diye. Biz, daha önce bu suçu işleyen çocuklarla ilgili de okullarında benzer cümleler kurulduğunu gördük. Mesela "Disiplinlik bir durumu yoktu, sessiz, sakin birisiydi, kimseyle bir problemini de yoktu." gibi yaklaşımlar olmuştu. Bu çocuklarda da görüyoruz. Bu problemi belki de sezemediğimiz anlamına da gelebilir. Bir nokta da -yani bunları son derece kıymetli, önemli görüyorum- aşağı yukarı bütün programlarda TV dizilerine vurgular yapıldı. Ancak TV dizilerini bir grup çocuk izlemiyor, çok fazla kişi izliyor. Bunun sonuç ürettiğiyle ilgili spesifik bağlantı çok doğru olur mu? Onu biraz takdirlerinize bırakıyorum. Etkisi mutlaka var ama buna bağladığımızda yeterli olur mu orasını bilemiyorum.
Yine Yankı Hanım'a bir şey sormak istiyorum. "Öğretmenler de şiddete uğruyor." dediniz konuşmanızda. Bu öğrenci şiddeti veya okulda okul içerisinde oluşan bir şiddet mi? Bu konuyla ilgili de bir bilgi verirseniz. Çünkü kimse için şiddet kabul edilemez. Kimse gelip okulda veya okulun içerisinde de kimse kimseye şiddet uygulamamalı.
Yine, Fadime Hanım çok önemli bir noktaya değindi burada mı bilmiyorum ama... "Biz okul ziyaretleri, ev ziyaretleri yapıyorduk." demişti. Bu sınıf rehberlik hizmetleri çerçevesinde yapılan bir çalışma galiba. Sizler de yine. Ben sınıf rehberlik hizmetlerinin bu hem öğrencilerle ilgili hem de ailelerle ilgili yapmış olduğunuz çalışmalara olumlu katkı yaptığını değerlendiriyor musunuz? Yine ve sınıf rehberlik hizmetleri de rehberlik servisiyle birlikte hazırlanıyor belli çerçevede çalışmaları, siz onlardan yararlanıyorsunuz.
Bir başka ifade etmek istediğim husus -yine sanıyorum Özlem Hanım'dı- öğretmenlerin uyarıları dikkate alınmalı diye. Biz bu hadiselerle ilgili az çok olup bitenleri fark edenlerin öğretmenler olduğunu gördük okullarda. Bu da önemli yani çünkü öğrencilerle kurduğunuz iletişim bir fikir veriyor. Bu konu da önemli, bunlarla ilgili ifade edecekleriniz olabilir.
Tuncay Hocamı yıllardır yapmış olduğu çalışmalarla biliriz, tanırız. Tuncay Hocam, şimdi sen öyle bir şey söyledin ki "Şiddet öğrenilen bir davranış." dediniz. Bu önlenebilir bir şey o zaman yani. Bu konuda demek ki çok ihmallerimiz olduğunu değerlendiriyoruz. Bu konuda yasal mevzuata dayalı bir düzenleme gerekirse bu konularda ön açıcı olarak katkı vermemiz mümkün. Bu önemli.
Yine, tüm paydaşlar sisteme girmeli diye. Evet, esasında var bu çalışmalar, bir araya geliniyor ama bunlar bir istişare mekanizma gibi yürüdüğü için sorumluluk üretmiyor, sorumluluk üretmediği zaman da çözüme katkısı sınırlı oluyor. Bu hususta daha derli toplu bir öneriniz mutlaka olur diye değerlendiriyorum.
DİJİTAL YAŞAM ENSTİTÜSÜ BAŞKANI PROF. DR. TUNCAY DİLCİ - Sayın Başkanıma ileteceğim onu.
LATİF SELVİ (Konya) - Önleyici tedbire sürekli vurgu yaptınız yani bunu başında çözdüğümüzde belki birçok olayı da birbirini tetikleyen olayı da çözmüş oluyoruz. Bu da son derece önemli.
Yine, önemli bir yaklaşımınız dijital alandan ciddi bir tazyikle karşı karşıya olduğumuzu değerlendiriyoruz. Ziyaret ettiğimiz kurumlardan da aldığımız bu. Sosyal medya platformları da... Sizin gerçi sosyal tarafına itirazınız oldu ama.
DİJİTAL YAŞAM ENSTİTÜSÜ BAŞKANI PROF. DR. TUNCAY DİLCİ - Dijital mecra diyorum ben.
LATİF SELVİ (Konya) - Evet, dijital mecralarda birçok tehditle karşı karşıya kalabiliyoruz, çocuklarımız risk altına girebiliyor. Bu yalnız başına okullar değerlendirildiği için konuşuluyor, yoksa toplumun tamamında buna benzer riskler oluşabilir. Peki, "Bu konularda tedbir alınması mümkün." dediniz. Tabii, çok uluslararası ayağı olan bir yapı. Bu konuda da sizden daha somut bir açıklama bekliyoruz.
Okuma, arkadaşlar, çocuğun başarısı ne olursa olsun eğitimin içerisinde -bu da benim değerlendirmem olsun- okul ve okuma şiddetin, başarısızlığın, kötülüğün kaynağı değil, okul ve okuma olumsuz bir sonuç üretiyor değil ama şöyle bir şey var, MESEM'lerden bahsedildi, mesela buna benzer değerlendirmeler var. Çocuklarımızın meslek edindirilmelerini bizim eğitim sistemi içerisinde tanımlamamız mümkün yani hayatta yaşadığı şeyleri sisteme dâhil ederek değerlendirebiliriz. Bunlar, eğitim ve öğretimin dışında ayrıca planlanması gereken şeyler olmayabilir. Nitekim, mesela, ara eleman ihtiyacı duyan iş adamlarının da katkılarıyla MESEM'ler hem işletmelerle iş birliği hâlinde hem lise eğitimi alıyor hem ustalık belgelerini alıyorlar. Son derece önemli ancak burası bir çalışan üretmiyor, burası çalışanı, çalışacak adamı yetiştiriyor, onun içinde usta olacak ama öğretmen de olacak. Sanayicilerimiz ustayı istiyorlar ama öğretmeni istemiyorlar veya öğretmeni istiyormuş gibi yapıyorlar. Öyle değil, birlikte bu eğitimler verilecek. Bu son derece önemli bir uygulama. Yani, orada da her istediği işi yaptıramayacak. Yapacağı şey eğitim öğretimiyle ilgili olacak çocuğumuzun, bu da son derece önemli.
Bir de Adem Hocama bir şey sormak istiyorum, o da, şimdi, çocukların şiddete meyyal olduğuna dair birtakım değerlendirmeleriniz var, tespitleriniz var ama bu tespitler, maalesef, çocuklar bu şiddet ortamına girinceye kadar görülmemiş. Mesela, aileye diyoruz, aile diyor ki: "Benim çocuğuma damga vurmayın. Benim çocuğumda öyle bir durum yok." Hâlbuki bir yandan da psikoloğa götürüyor. Bunları da görüyoruz yani bunların daha anlaşılır, görülür hâle gelmesi için ve insanların da "Bir olumsuzluk olur bize." diye endişe duymaması için nasıl bir tedbir almalıyız?
Teşekkür ediyorum.