| Komisyon Adı | : | DİLEKÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 23 .07.2026 |
SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkanım, nezdinizde tüm Komisyon üyelerimizi saygıyla selamlıyorum. Emeği geçen başta Başkanımız olmak üzere, tüm Alt Komisyon üyelerimize de teşekkür ediyorum.
Gerçekten ben Dilekçe Komisyonunda yeniyim, onun için çok tarihi, vesaireyi bilmiyorum ama rapora baktığımız zaman, çok güzel, detaylı, işin özüne inen bir rapor hazırlanmış. Bu kapsamda da rapor için ayrıca teşekkür ediyorum.
Yalnız, şimdi, benim dikkatimi çeken bu -beraber çalışılan kurumlar var, bilgi alınan kurumlar var- kurumların içerisinde Diyanet kurumunu göremedim. Şimdi, bana göre Diyanet kurumu "akran zorbalığı, çocuk yetiştirme" vesaire dediğimiz zaman işin içerisinde olması gereken bir kurum. Yani Diyanet sadece düzenleme amaçlı değil; aslında düşünün, her mahallede bir cami var, her köyde bir cami var, belki kırsaldaki, dağ köylerindeki okullarda oradaki öğretmene, rehberlere vesaire ulaşamıyorsunuz ama orada Diyanetin bir yetkilisi var, bir imamı var, bir hocası var, anında ulaşabileceği, mesaj atabileceği, bilgi alabileceği şeyler var. Burada Diyanet kurumunun da bu işin içinde olması lazım ve ben her zaman da şunu savunuyorum: Camilerimiz her mahallemizde var, her kırsalımızda var, birçok devlet hizmetinin gitmediği noktada var yani devletin elinin uzanamadığı yerde orada bir imam, bir müezzin, devletin, Diyanetin bir görevlisi var. Dolayısıyla, bu çocukların sadece yazın anlamında yetişmesi değil de kışın da bu camilerimizi kullanmamız lazım diye düşünüyorum. Orada çok güzel usta öğreticilerimiz var, Kur'an kursu öğreticilerimiz var, imamımız var. Göndermeyene saygı duyuyorum ama sırf bir kesim karşı diye de oraya göndermek isteyen ya da oradan hizmet almak isteyen... Bunu aşmalıyız.
Şimdi, benim 2 çocuğum var, ellerinizden öper, biri 3 yaşında, biri 9 yaşında. Örneğin, daha şimdi buraya gelirken akran zorbalığı yaşadık. Baktım, kız ağlayarak geldi "Baba, bana şunu yaptılar, şöyle oldu, vesaire oldu." filan. Gelirken yaşadık. Şimdi, burada aileler de önemli, işin içinde. Yani çocuklar bilmiyor, ailelerin davranışı, ailelerin telkini... Koskoca sitede 2 çocuk yüzünden biri hâkim, biri avukat iki ailenin kavga ettiğini bile gördük, 7 yaşındaki çocuk yüzünden, aşağıda yaşanan bir zorbalık yüzünden birinin birine... Burada ailelerin yapısı, burada bir aile şeyi... Bunda da dediğim gibi, Diyanetin de burada görüşünün alınması... Bence Millî Eğitimden sonra burada taşın altında elinin olması gereken Diyanet kurumudur. Onun da bir şekilde bu çalışmaların içine alınması lazım diyorum.
Ben tekrar teşekkür ediyorum.