| Komisyon Adı | : | DİLEKÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 23 .07.2026 |
ALİ BOZAN (Mersin) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri, değerli arkadaşlar; ben de hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Öncelikle, hem bu raporun hazırlanması hem de bugüne kadar yapılan çalışmalardan kaynaklı emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. En büyük teşekkür de elbette Alt Komisyon Başkanımız Yıldız Hanım'a. Yani gerçekten bu anlamda nasıl ifade edeyim? Böyle bazen bir vekil olmanın ötesinde, bir anne yaklaşımıyla gerçekten bütün çalışmaları hassasiyetle yürüttüğü için kendisine yürekten teşekkür ediyorum.
Şimdi, değerli arkadaşlar, elbette burada bugün sadece bir alt komisyonun raporunu görüşüyoruz ama Meclis çalışmaları da bir bütün. Şimdi, bir yandan bu alanda bu kadar kıymetli bir çalışma yapılırken bir yandan da birkaç gün önce Meclisten Adalet Komisyonunda çocuklarla ilgili düzenlemeleri içeren bir kanun teklifi geçti. Biz bir yandan ilköğretim ve ortaöğretim çağındaki çocuklarla ilgili bir araştırma yaparken, bununla ilgili önerilerde bulunurken, bir yandan da başka bir komisyonda bir kanun teklifi geçiriyoruz ve bu kanun teklifiyle esasında çocuklara verilecek cezayı artıran, çocukların cezaevi koşullarını ağırlaştıran bir düzenleme yapıldı bu Mecliste, bir komisyondan geçti. Ben bunun açık bir çelişki olduğu kanaatindeyim. Ben cezalandıran adalet yerine, onaran adalet; yine cezalandıran adalet yerine kazanan, kazandıran adalet yaklaşımıyla çocuklara yaklaşılması gerektiğini ifade etmek istiyorum.
Rapor oldukça uzun; rapora ilişkin değerlendirmelerimizi, varsa öneri ve eleştirilerimizi şerh olarak biz sunacağız. Sadece akran zorbalığının önlenmesinde okul ve eğitim odaklı çözümler bağlamında rehberlik servisleriyle ilgili birkaç şeyi ifade etmek isterim. Hep birlikte biz Ankara'nın farklı bölgelerinde okullara gittik, okul yönetimleriyle görüştük, kimi okullarda öğrencilerle de görüştük. Sahada çok açık bir şekilde gördüğümüz ve raporda da kayıt altına alınan, tespit edilen bir husus var: Rehberlik servisleri konusunda ciddi anlamda bir yetersizlik var. Rehberlik servisleriyle ilgili olarak bugün uluslararası alanda ve burada bulunan bütün arkadaşlarımızın da kabul ettiği bir rakam var: Her 250 öğrenciye bir PDR öğretmeni ama sahadaki gerçeklik maalesef bundan çok çok uzak yani her 250 öğrenciye 1 PDR öğretmeninden çok uzak bir gerçeklik var. Bugün okullardaki öğrenci sayısına bakılmaksızın her bir okula en az 1 PDR öğretmeni görevlendirmesi, ataması eğer yapılacak olursa en az 20 bin PDR öğretmeni ataması yapılması gerekiyor. Eğer bugün bu raporda yapılan tespitlerin, önerilerin gereğinin gerçekten yerine getirilmesi gerekiyorsa Millî Eğitim Bakanlığının en ivedi, en acil işlerinden bir tanesi her okula, öğrenci sayısına bakılmaksızın bir PDR öğretmeni görevlendirmesi yapması gerekiyor aynı zamanda çünkü öğrenci sayısına bakılmaksızın derken, bugün 100 mevcudu olan okullarımız var, 100 mevcudu olan okulda PDR öğretmeni görevlendirilmiyor. İşte, 300 ve 300 üzeri mevcudu olan okullara öğretmen görevlendirmesi yapılıyor ki 300 ve üzeri öğrencileri olan okullardaki PDR öğretmenleri de maalesef yeterli değil. Ben bu bağlamda, okul ve eğitim odaklı çözümler boyutuyla hem Alt Komisyonumuzun Başkanının ve üyelerinin, aynı zamanda Dilekçe Komisyonu Başkanımızın ve üyelerinin ve bütün Komisyon üyelerinin bu anlamda gereğinin yapılması için Millî Eğitim Bakanlığı nezdinde girişimde bulunması gerektiğini düşünüyorum.
Ben, tekrardan, raporun hazırlanmasında emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.