KOMİSYON KONUŞMASI

MEHMET TAYTAK (Afyonkarahisar) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonumuz bünyesinde titizlikle hazırlanan İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyon Raporu üzerine söz almış bulunmaktayım. Raporun ortaya koyduğu veriler ve saha gerçekleri bize açıkça göstermektedir ki akran zorbalığı sadece bireysel veya okulla sınırlı bir mesele değil, toplumsal boyutları olan kritik bir alandır. Araştırmalara göre, 6-17 yaş grubundaki çocuklarımızın yüzde 13,8'i zorbalığa maruz kalmakta, bu oran özel gereksinimli evlatlarımızda maalesef yüzde 27,2 seviyesine kadar çıkmaktadır. Bununla birlikte, zorbalığın evlatlarımızın psikolojisini olumsuz etkilemekle kalmayıp akademik başarılarında da belirli bir düşüşe yol açtığı ortadadır. Günümüzde zorbalık sadece okul koridorlarıyla da sınırlı kalmamış, dijitalleşmenin getirdiği imkânların yanında sosyal medya hesapları üzerinden siber zorbalık boyutuna ulaşmıştır. Bu durum tehlikenin büyüklüğünü ve aile-okul-dijital mecralar arasındaki iş birliğinin ne kadar hayati olduğunu ortaya koymaktadır.

Değerli Komisyon üyeleri, bu raporla yalnızca mevcut sorunları tespit etmekle kalmamış, çözüm yolları da net bir biçimde çizilmiştir. Raporda sunulan önerileri oldukça kıymetli buluyorum. Bakınız, en başta dilimizi ve yakınlaşmamızı değiştirmek zorundayız. Okullarımızda sadece cezalandıran değil; onaran, kazandıran bir anlayışı hâkim kılmalıyız. "Akran zorbalığı" demek yerine çocuklarımıza akran nezaketi öğretmeliyiz. Bunu da tüm kurumlarımızla tek bir ulusal eylem planı etrafında birleşerek başarmalıyız.

İkinci olarak, rehberlik hizmetlerimizi masa başından çıkarıp sahayla buluşturmalıyız. Okullarımızdaki psikolojik danışman sayısını artırmalı, evladımız mağdur da olsa zorbalık da yapsa onu dokunacak psikoeğitim programlarını devreye sokmalıyız. Çocuklarımıza daha ilkokul yıllarında öfkesini kontrol etmeyi, empati kurmayı, arkadaşının hakkına saygı duymayı öğretmek mecburiyetindeyiz.

Üçüncüsü, bu mücadeleyi sadece öğretmenin, okulun sırtına yükleyemeyiz; aileler bu işin tam merkezinde olmak zorunda. Anne-baba eğitimlerini yaygınlaştıracağız. Özellikle bir vurgu yapmak istiyorum: Çocuk gelişiminde babaların sürecin içerisine daha çok katılmasının sağlanması gerekmektedir. Anne ve babalar çocuklarında bir değişim gördüğünde ne yapacağını, nereye başvuracağını çok iyi bilmeli. Siber zorbalığa karşı BTK, RTÜK ve bakanlıklarımızla koordineli şekilde çocuklarımızı koruyacak hukuki ve teknolojik adımlar atmak zorundayız. Unutmayalım ki zorbalık cezayla değil; merhamet, empati ve bilinçli bir toplumsal yapıyla gerçekleşir.

Değerli Komisyon üyeleri, son dönemde Türkiye'deki engelli çocuklarımıza karşı yapılan haberleri üzüntüyle takip ediyoruz. Gündemimize aldığımız akran zorbalığının en kırılgan hedefi maalesef engelli çocuklarımızdır. Fiziksel, zihinsel farklılıkları olan çocuklar okullarda alay konusu olmakta, dışlanmakta ve şiddete maruz kalmaktadırlar. Bu, bir eğitim sorunu olduğu kadar büyük bir vicdan sorunudur. Bu noktada öncelikle Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak Beyefendi ve ekibine çok teşekkür etmek istiyorum. Bakanlığımızın 81 ilde eş zamanlı başlattığı Mutlu Çarşamba Projesi'yle dezavantajı çocuklarımıza ve gençlerimize ulaşılıyor. Bizler de kendi şehirlerimizde bu mücadelenin bir parçası olmak zorundayız. Bu vesileyle, bir projemizi de sizlerle paylaşmak istiyorum: Millî Eğitim Bakanlığımızla Afyonkarahisar'da özel gereksinimli çocuklarımız için çok önemli bir yer tahsis ettirdik. Faaliyete geçen Engelli Eğitim ve Gelişim Merkezimizde 7 sınıfımız var ve 6 engelli derneğimiz faaliyetlerini burada gerçekleştirmektedirler. 50 çocuğumuz spor kursu ve 15 çocuğumuz da resim kursu almaktadır. Ayrıca, haftanın üç günü ücretsiz aile danışmanlığı hizmeti verilmektedir. Orada çocuklarımız hem sporla buluşacak hem de sosyalleşerek topluma daha güçlü adımlarla entegre olacaklardır.

Ben raporun hazırlanmasında emeği geçen Alt Komisyon Başkanımıza, milletvekili arkadaşlarımıza ve katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Özellikle de Akran Zorbalığı Alt Komisyon Başkanımız Sayın Yıldız Konal Süslü Hanımefendi'nin kendisinin hazırlamış olduğu "Zorbalığa dur de!" adlı çalışma için çok teşekkür ediyorum ve başarınızın devamını diliyorum efendim.

Hepinize saygılar sunuyorum.