KOMİSYON KONUŞMASI

YILDIZ KONAL SÜSLÜ (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri, değerli basın; Dilekçe Komisyonumuza iletilen ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören çocuklardan ve velilerden gelen dilekçeler sonucunda okullarda akran zorbalığının arttığı tespit edilmiş, bu artışın çocuklar üzerinde psikolojik ve akademik başarı başta olmak üzere pek çok olumsuz etkisi olduğu anlaşılmıştır. Bu taleplerden hareketle, Dilekçe Komisyonu Genel Kurulumuz çocuklarımızın güvenli, sağlıklı ve destekleyici eğitim ortamlarında yetişebilmesini sağlamak adına İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınacak Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonunun kurulmasına karar vermiştir. Alt Komisyon 10 Temmuz 2024 tarihinde ilk toplantısını gerçekleştirmiştir. Alt Komisyon toplantılarında Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet, İçişleri Bakanlığı, Radyo ve Televizyon Kurulu üst kurumu, Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu gibi kamu kurumlarının yanı sıra Şiddetle Mücadele Vakfı, Türkiye Çocuk ve Ergen Psikiyatri Derneği, Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği temsilcileri ile Profesör Dr Aysun Doğan, Profesör Dr Tuncay Dilci dinlenmiştir. Komisyon tarafından saha incelemeleri kapsamında Ankara'nın Çankaya ve Altındağ ilçelerinde yer alan 4 okul ziyaret edilerek okul idarecileri, öğretmenler ve öğrencilerle doğrudan görüşülmüş ve sahadaki uygulamalar yerince incelenmiştir. Komisyon çalışmaları boyunca elde edilen bulgular sorunun birden fazla cepheden derinleştiğini ortaya koymuştur. 8 ana başlık altında toplanan tespit ve önerilerimiz şunlardır: Eğitim ortamlarında önleyici ve müdahale edici mekanizmaların güçlendirilmesi, ailelerin sürece dâhil edilmesi ve bilinçlendirilmesi, çocuklara yönelik sosyal, kültürel ve eğitsel faaliyetlerin yaygınlaştırılması, çocukların güvenli bildirim ve danışma mekanizmalarına erişimin güçlendirilmesi, sağlık sistemi içinde geliştirilecek uygulamalar, risk analizi ve inceleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, medya ve dijital mecralara yönelik önlemler ve mevzuata yönelik öneriler. Tüm bu kapsamlı tespit ve öneriler şu temel gerçeğe işaret etmektedir: Akran zorbalığı, eğitim, aile, sağlık, hukuk, güvenlik ve dijital alan gibi birbirini besleyen ve birbirinden bağımsız çözülmeyen bileşenlerden oluşan ve çocukların eğitim hakkını, fiziksel ve psikolojik gelişimini, sosyal ilişkilerini ve güven duygusunu doğrudan etkileyen çok boyutlu bir toplumsal sorundur aslında. Bu nedenle Komisyonumuz konuyu yalnızca eğitim politikaları çerçevesinde değil aile, sağlık, sosyal hizmetler, güvenlik, medya ve dijital platformlar boyutuyla da bütüncül bir anlayışla çocuğa karşı şiddetin önlenmesi, çocuk haklarının korunması ve güvenli sosyal ortamların güçlendirilmesi perspektifiyle ele almıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda çocukların yaşadığı risklerin erken dönemde tespit edilmesinin, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin, ailelerin sürece etkin katılımının sağlanmasının ve özellikle kurumlar arası koordinasyonun artırılmasının hayati öneme sahip olduğunu değerlendirebilmiştir. Çalışmalar süresince kurumlar arası koordinasyon eksikliği, tekrar tekrar altı çizilen temel yapısal sorunlardan biri olarak öne çıkmıştır. Kurumlar tarafından yürütülen program ve uygulamalar arasında yeterli eşgüdümün sağlanamaması ve veri paylaşım izleme mekanizmalarının bütüncül bir yapıda işlememesi, müdahale süreçlerinin etkinliği ve sürdürülebilirliğini sınırlandıran hususlar olarak görülmüştür. Bu çerçevede Komisyonumuz mevcut dağınık yapının giderilmesi amacıyla kurumlar arası veri akışını izleme ve müdahale süreçlerini bütünleştirecek ortak bir dijital sistemle bu sistemi yönetecek kurumsal bir üst koordinasyon yapısının oluşturulmasına yönelik öneride bulunmuştur. Bu öneriyle, farklı kurumlar arasında eşgüdümün güçlendirilmesi, müdahalelerin tekil ve parçalı yapısının ortadan kaldırılması, karar alma süreçlerinin daha hızlı ve etkin hâle getirilmesini hedeflemiştir. Komisyon çalışmalarımız boyunca yalnızca mevcut sorunları tespit etmeyi değil çözüm üretmeyi ve uygulanabilir politikalar geliştirmeyi hedeflemiştir. Bu doğrultuda bazı çalışmaların raporumuzun tamamlanmadan hayata geçirilmeye başlanması son derece kıymetlidir. Özellikle dijital ortamlarda çocukların korunmasına yönelik önemli bir adım olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının öncülüğünde 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemenin hayata geçirilmesinde Komisyonumuzun öncü desteği olmuştur. Bunun yanı sıra, Komisyonumuzun önemle üzerinde durduğu çocuklar arası iletişim kültürünün dönüştürülmesi ve akran zorbalığı kavramının karşısına empatiyi, saygıyı, nezaketi ve uyumu merkeze alan "akran nezaketi" yaklaşımı konulmuştur. Bu anlayışla, raporumuz tamamlanmadan somut bir uygulamaya dönüşmüştür. Olay İstanbul'daki bir dilekçe ve başvurudan dolayı başladığı için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından İstanbul'da pilot uygulama başlatılmış ve 25 okul akran nezaketi eğitimlerinin uygulanmasına yönelik çalışmaları hayata geçirmiştir. Komisyonumuz tarafından söz konusu çalışmaların geliştirilmesi ve daha geniş ölçekte uygulanmasına yönelik süreç yakından takip edilmiştir. Akran nezaketini temele alan yaklaşımımız doğrultusunda Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu tarafından Komisyonumuzun yönlendirmeleriyle akran nezaket ölçeği geliştirme çalışmaları başlatılmıştır. Türkiye'de bu alanda geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının bulunmaması nedeniyle başlatılan çalışma kapsamında gerçekleşecek pilot uygulamanın ardından 81 ilde kapsamlı bir saha çalışmasının yürütülmesi ve elde edilen bulgularla politikalar geliştirilmesi sürecini okul temelli rehberlik faaliyetlerine ve ebeveyn eğitimlerine katkı sağlayacak bir rapor hazırlanması planlanmaktadır.

Alt komisyon çalışmalarımız sırasında altı çizili bir diğer konu da çocukların sosyal, duygusal gelişiminde babaların sürece katılımının şiddet ve zorbalığın önlenmesinde kritik öneme sahip olduğu ve bu noktada ebeveyn eğitimlerinde baba katılımının artırılmasının gerekliliği olmuştur. Komisyonumuzun önerileri doğrultusunda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ASDEP personeli ve sosyal hizmet uzmanları aracılığıyla aile eğitimlerinin güçlendirilmesi ama bu eğitimlerde özellikle baba katılımının özel bir öncelik olarak ele alınması taahhüt edilmiştir.

Komisyon faaliyetlerimiz sırasında ve çerçevesinde ülkemizde yaşanan tüm milletimizi ve bizleri üzen talihsiz olayların önlenmesi amacıyla tüm kurumlara bu konuyla ilgili destek talebinde bulunulmuş, bunun sonucunda Millî Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, STK'lerimiz, üniversitelerimiz, akademisyenlerimiz tarafından akran zorbalığı, arkadaşlık bilinci ve akran nezaketi üzerine çalışmalar başlatılmıştır.

Tüm kurumlarımıza destekleri ve yaptıkları çalışmalar için şükranlarımı arz ediyorum.

Peki, sistemdeki mevcut sorunlar nelerdir diye başlıklar açarsak. Bir rehberlik servisinin yetersizliği ve rehber hocalarımızın niteliklerinin artırılmasıyla ilgili sıkıntılar, akademik odaklılık ve değerler eğitiminin eksikliği, ailelerin dijital okuryazarlık eksikliği, yasal boşluklar ve internet denetimsizliği. Bunlara çözüm önerileri olarak da okul ve eğitim odaklı çözümlerde akran arabuluculuğu sistemi, önleyici rehberlik, müfredat reformu. Aile odaklı çözümlerimizde ise bilinçli ebeveynlik ve sınır koyma, sistematik ve yasal çözümlerde de ağırlaştırılmış siber yaptırımlar, oyun ve içerik denetimiyle ilgili olarak başlıklar özellikle tespit edilmiştir.

Çocuklarımızın güvenli, sağlıklı gelişimi ve geleceği için atılacak her adımın takipçisi olmaya devam edeceğimizi ifade ediyor, Komisyon çalışmalarımıza katkı sunan tüm kurumlarımıza, değerli uzmanlarımıza ve milletvekillerimize çok çok teşekkür ediyorum.

Son olarak da ifade etmek isterim ki Komisyonumuzun çalışmalarından ilhamla, TRT'nin Gönül Dağı dizisinde akran zorbalığı konusunun işlenmesi, bu önemli sorunun geniş kitlelerin gündemine taşınması ve toplumsal farkındalığın artırılması değerli bir katkı olmuştur. Bu duyarlılığından dolayı medya dünyasına, basına özellikle teşekkürlerimi arz ediyorum.

Bu çalışmaların dışında özellikle Komisyonumuz bir çıktı oluşturmak istedi. Evet, sorunları tespit ediyoruz, bunlarla ilgili sıkıntıları tespit ediyoruz ama çözüm ve öneriler kısmında biraz daha geride kaldığımız için Komisyonumuz bir uygulama yapmak istedi ve İstanbul merkezli olduğu için İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğümüz tarafından onlar ve bizim Komisyonumuzun iş birliğiyle bazı videolar, belki müzikler, belki küçük spotlar hazırlanarak bunların hem Millî Eğitim Bakanlığımız hem RTÜK hem de basın yoluyla çocuklarımızın zorbalık değil nezaketle karşılaşacakları eğer bir şeye maruz kalacaklarsa iyilik ve güzelliklerle bu süreci yaşamaları açısından birkaç küçük demo çalışma da hazırladık. Eğer Başkanımızın müsaadesi olursa onları dinletmek ve izletmek isteriz. Komisyon raporumuzu da bu küçük pratikle de tamamlamak isteriz efendim.

OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Alt Komisyon Başkanımız Sayın Konal Süslü'ye çok teşekkür ediyorum ve hem de Komisyon üyelerine çok teşekkür ediyorum. Hakikaten çok büyük bir çaba ve emek verildi bu rapor hazırlandığında. Bu raporda aldığımız en büyük meyve de tabii hayatımızda kavramlar ve dil çok etkili oluyor akran zorbalığı kelimesi, cümlesi kavramının yerine akran nezaketinin alınması başlı başına çocuklar üzerinde etkisi gösterilecek bir kavramdı. Bundan dolayı da size teşekkür ederim Başkanım.

Şimdi, burada görsel medyayı dışarıya alıyoruz ve Başkanımızın hazırlamış olduğu o görseli alabiliriz.

YILDIZ KONAL SÜSLÜ (İstanbul) - Başkanım, görsel medyadan önce son bir şey iletmek istiyorum.

Özellikle bu Komisyonun oluşmasında büyük bir inancı, emeği, katkısı olan Sunay Karamık Başkanımıza teşekkür ediyorum. Ahmet Salih Dal Başkanımız her zaman için bu konuda tecrübeleriyle ve bize ışık tutan eleştirileriyle yol göstermiştir, kendisine teşekkür ediyorum. Nurhayat Altaca Kayışoğlu Vekilimize hassaten teşekkür ediyorum çünkü Türkiye'deki rehber, psikolojik danışman hocaların sayısı ve nitelikleri konusunda yoğun emekleri ve destekleri oldu. Mehmet Taytak Vekilimize çok teşekkür ediyorum, özellikle konuşmalarında ve Millî Eğitim Bakanlığının bunun hayata geçirilmesinde akran zorbalığı kavramının akran nezaketine geçmesinde büyük emeği ve katkıları olduğu için. Ali Bozan Bey'e teşekkür ediyorum, bu işin bir sistem meselesi olduğunu ve bütünsel olarak bakmak gerektiğiyle ilgili olarak çalışmalarındaki hassasiyeti bizim de kurumları bu konuda daha çok motive etmemize destek sağlamış oldu. Behiye Vekilimize de özellikle hukuksal altyapıdaki eksikliklere verdiği destek için teşekkür ediyorum ve yasama uzmanlarımıza hiç bıkmadan, defalarca onlara raporlarla ilgili araştırmalar ve değerlendirmeleri için hepsine teşekkür ediyoruz. Kıymetli katılımcılara, özellikle bugün bu Komisyonda hassasiyetle katılım sağladığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Raporlar geniş ve uzun olduğu için bugün ben Komisyona bir özet olması açısından tasarladığımız küçük bir kitapçıkla da en azından nedir, ne yapılabilir kısmıyla ilgili olarak da küçük bir demo rapor sunmuş oldum.

Tekrar teşekkür ediyorum.