KOMİSYON KONUŞMASI

HARUN MERTOĞLU (Rize) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Komisyonumuzun çok değerli üyeleri, Kamu Denetçilerimiz, Başdenetçimiz, Alt Komisyon Başkanımız; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle helikopter kazasında vefat eden emekli albayımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Allah bir daha böyle kazalar bize göstermesin inşallah diyorum.

Öncelikle raporun hazırlanmasında emeği geçen Alt Komisyon Başkanımız ve Alt Komisyon üyelerimize teşekkür ediyoruz, tebrik ediyoruz. Yine, Kamu Denetçilerimize, Başdenetçimize teşekkür ediyoruz.

2012 yılı aslında insan hakları bağlamında Türkiye'de mevzuat bakımından dönüm noktası bana göre çünkü 2012 yılından sonra Türkiye'de Anayasa'da yapılan değişiklikle Kamu Denetçiliği Kurumu anayasal bir kurum. Bir arkadaşımız her şeyi iktidar partisine attı, eyvallah yani biz üstleniyoruz ama Kamu Denetçiliği Kurumu anayasal bir kurumdur, onay aldığı kanunla kurulduğunu zannediyor herhâlde, gerçi arkadaş şu anda gitti ama. Onunla beraber, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkının gelmesi, işte, İnsan Hakları Eşitlik Kurumu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Bilgi Edinme Kurulu gibi birçok hak arama kurumları Türkiye'de 2012 yılından sonra faaliyete geçti. Bir kurum için, kamu denetçiliğinin geçmişi on dört sene oldu, çok uzun bir zaman değil bana göre ama verdiği kararlara baktığımızda, sadece bugün kararları konuşuyoruz ama geçmişte de bugün de Kamu Denetçiliğinin gerçekten Lahey Adalet Divanına mı gitmişti, Uluslararası Ceza Mahkemesine giden raporları bile var, hatta oraya Türkiye olarak o raporları öyle kullandık. Gerek çocuk haklarında olsun gerek de birçok konuda, Ukrayna raporu vardı bildiğim kadarıyla, kamu denetçiliğinin gerçekten insan hakları bağlamında hazırladığı çok önemli raporları da var.

Bireysel başvuru elbette ki bizim milletvekillerimiz, özellikle muhalefet vekillerimiz sağ olsunlar, böyle her seferinde Cumhurbaşkanlığını, Danıştayı, Adalet Bakanlığını, Sağlık Bakanlığını yani devletin bütün kurumlarıyla alakalı şikâyetlerinin bütün çözüm noktası yani bu Kamu Denetçiliği Kurumu değil çünkü sadece Kamu Denetçiliği diğer kurumlar gibi kendilerine verilen görevi kanunlar çerçevesinde ifa eder, kanunda açık açık sayıyor. Kamu Denetçiliğindeki başvurucu vatandaşın, bir bireyin muhatabı mutlaka kamu kurumu olması gerekiyor. Bu anlamda Adalet Bakanlığı özellikle cezaevleri konusundaki şikâyetler fazla geldiğinden dolayı başvuru sayısının fazla olmasını normal bir şey gibi görüyorum. Bir arkadaşımız dedi ki: "Başvuru sayısının artmış olması..." onu da iktidar partisi aleyhine bir durum gibi lanse etti ama Gökhan Vekilimiz gitti, onun da söylediği gibi, başvuru sayılarının artması... Bizim vatandaşta hem nüfus artıyor, orayı geçtik, bir de vatandaşlarımız bilinçlendi, mahkeme yoluyla çözüm aramaktansa, mahkemelerdeki çözüm masraflı, bu şekilde Kamu Denetçiliği Kurumundan daha pratik, daha masrafsız ve daha kısa yoldan çözüm arama peşine gidiyor. Bu bilinçlenmeden dolayı ben başvuru sayısının arttığını, ayrıca Kamu Denetçiliği Kurumuna olan güvenden dolayı da arttığına ben de katılıyorum.

Onun dışında, "Başvurulardaki tavsiye ve dostane çözüm önerileri az." dedi Sibel Başkanım. Tabii, oradan çok olsaydı diyecekti ki "Bakın, iktidar partisi, işte, muhalefet, bütün kamu kurumları demek ki her konuda insan haklarına aykırı işlem yapıyor." Oran düştüğü zaman şimdi ne diyeceğini şaşırdı, nereden eleştireceğini şaşırdı.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yok, yok, hiç şaşırmadım. Bu kadar hukukun ve insan haklarının ihlal edildiği bir ülkede bu kadar az başvuru olur mu?

HARUN MERTOĞLU (Rize) - Başvurular gittikçe artınca sıkıntı oluyor, az olunca sıkıntılı oluyor, bir de tavsiye kararı az olunca yine başka bir sıkıntı oluyor, neyse. Bu anlamda gerçekten bütün kurumlarımız özveriyle çalışıyor. Ben her seferinde söylüyorum yani muadil bir kurum var, gerçi İnsan Hakları Eşitlik Kurumunun da resen inceleme yetkisi var, kararlarına uyulması mecburiyeti var. Her seferinde söylüyorum, bir kez daha söyleyeceğim: Bu iki kurumun birlikte ele alınması gerekiyor, daha güçlü olabilir diye düşünüyorum ama elbette ki Kamu Denetçiliği Kurumunun da resen inceleme yetkisine sahip olması, davalara katılma yetkisinin olması da insan haklarının gelişmesi bakımından Türkiye'deki insan hakları bağlamında olumlu katkılar sağlayacağına ben de inanıyorum. Bu anlamda zaten raporda arkadaşlarımız gereken öneriyi, tavsiyeyi de bulundular. Ben bu şekilde özetlemiş olayım Sayın Başkanım. Tekrar emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sayın Başkan, sizin nezdinizde bütün emekçilerimize ve de 300 kişilik bir çalışan var. Tabii, uzmanlar -ben TİHEK'ten biliyorum- mutfakta çalışan uzmanlar gerçekten kendilerini yetiştirilmiş insan hakları konusunda. Hakikaten Türkiye'de otorite, söz sahibi uzmanlarımız var hem Kamu Denetçiliğinde hem de İnsan Hakları Eşitlik Kurumunda onlara da sizin nezdinizde başarılar diliyor, hepinize teşekkür ederim.