KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Teşekkür ediyorum.

105'inci madde malumualiniz "üç artı bir" noktasını düzenleyen bir düzenleme. Eğer üç ay içerisinde bitirilmezse bir ay daha süre alınıyor. Eğer o zaman ihtiyaç hissedersek o süre zaten Meclis tatile girse bile Meclis açıldığı zaman tekrar aynı süreyi de alabilme imkânımız var.

Ama şu anda İç Tüzük'ün 105'inci maddesine göre bir ay daha süre alınmak üzere oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Başkanım, bir şey sorabilir miyim?

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Buyurun.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Meclis tatile girdiğinde bildiğim kadarıyla, süre donuyor.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Donuyor, evet.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - O zaman sıkıntı yok.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Sıkıntı yok, evet.

Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; gündemimize geçtikten sonra, Komisyonumuzun üçüncü toplantısında sunum yapan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve aynı zamanda Orta Doğu ve Orta Asya Araştırmalar Enstitüsü Direktörlüğünü yürüten Sayın Profesör Doktor Hilmi Demir iki haftadır hastanede entübe durumundadır. Bu değerli hocamıza, değerli ilim adamımıza geçmiş olsun diyoruz, aile fertlerine geçmiş olsun diyoruz. Allah'tan bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz, niyaz ediyoruz. Onun için, onu da Komisyonumuzda bilgilerinize sunmak istedim. Biliyorsunuz, üçüncü toplantısında çok güzel bir çalışmayı burada sunmuştu.

Değerli arkadaşlar, Komisyon üyelerimiz ve heyetimizle birlikte 17-18 Temmuz Cuma ve Cumartesi günleri İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz çalışma ziyaretinden bahsetmek istiyorum. İstanbul ilimizde Komisyonumuzun çalışma alanına giren konular ve Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybettiğimiz Çekmeköy'de, o günkü adıyla Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde meydana gelen ve hepimizi derinden üzen menfur olayla ilgili olarak İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül, Vali Yardımcılarımız, Çekmeköy Kaymakamımız, İl Müdürlerimiz, Çekmeköy, İlçe Müdürlerimiz, okul idarecilerimiz ve öğretmenlerimizin katılımıyla çok verimli bir çalışma gerçekleştirdik.

Menfur saldırıda, olayın meydana geldiği gün ve sonrasında yürütülen süreçle ilgili yapılan çalışmalar ve alınan tedbirler hakkında kurum yetkililerinden detaylı bilgiler alarak değerlendirmelerde bulunduk. Ayrıca, İstanbul ilinde çocuklarımızın güvenliğini esas alan çalışmalar, güvenli okul ortamlarının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar, uygulamalar, dijital risklerle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon süreçlerini kapsamlı bir şekilde değerlendirdik.

Bu vesileyle, Fatma Nur Çelik öğretmenimize, yine, Kahramanmaraş'ta öbür dünyaya intikal eden Ayla Öğretmenimize, menfur olaylarda hayatlarını kaybeden, yine mezarları, kabirleri cennet bahçesi olan 9 yavrumuza Allah'tan rahmet diliyorum. Hâlâ yaralı öğrencilerimiz var, onlara da acil şifalar diliyorum. Ailelerine sabrıcemil niyaz ediyorum. Bu vesileyle, çalışmalarımıza katılan bütün milletvekillerime bir kez daha teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, bir önceki toplantımızda sosyal medya platformları TikTok, Meta, Google ve X'in temsilcilerini dinlemiştik. Kurumları dinleme kapsamında, daha önce İçişleri Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığının temsilcilerini dinledik.

Bugünkü toplantımızda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığını dinleyeceğiz. Öncelikle araştırma konumuzla ilgili sunumları dinleyeceğiz. Sunmaların ardından konuya ilişkin soru, görüş ve değerlendirmelerinizi alarak müzakere edeceğiz.

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde okullarda meydana gelen şiddet olayları sadece belirli okullarda yaşanan münferit güvenlik sorunları değildir, çocukların yaşam hakkını, güvenli eğitim hakkını, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü doğrudan ilgilendiren çok boyutlu ve toplumsal bir sorunla karşı karşıyayız. Bu çerçevede, öncelikle Adalet Bakanlığımızdan beklentimiz, çocuk adalet sisteminin cezalandırma, koruma ve rehabilitasyon boyutlarını birlikte değerlendirmesidir. Çocukların ağır şiddet olaylarına karışmasına yol açan koşulların belirlenmesi, sosyal inceleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, silaha erişimde yetişkin sorumluluğunun açığa kavuşturulması ve çocukların yeniden topluma kazandırılmasına yönelik modellerin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Sağlık Bakanlığımızın alanı ise çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerinin erişilebilirliği, risk işaretlerinin erken belirlenmesi ve olaylardan etkilenen çocuklara uzun süreli psikososyal destek sunulmasıdır. Şiddet davranışı tek başına bir ruh sağlığı sorunu olarak görülemez, bununla birlikte keskin davranış değişikliklerinin, kendine veya başkasına zarar verme ifadelerinin ve kriz belirtilerinin zamanında değerlendirilmesi hayati önemdedir. Okullar ile çocuk ve ergen ruh sağlığı birimleri arasında hızlı ve işleyen bir yönlendirme sistemi kurulmalıdır.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızdan özellikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu üzerinden çocukların dijital ortamlarda maruz kaldığı şiddet içeriklerini, tehdit paylaşımlarını, silah kullanımını özendiren yayınları ve algoritmik yönlendirmeler değerlendirmesi yerinde olur. Dijital alan, çocukların sınırsız biçimde izlendiği bir denetim alanına dönüştürülmemeli. Ancak açık tehditlerin, saldırı hazırlıklarının ve çocukları şiddete sürükleyen içerik zincirlerinin de görmezden gelinmemesi gerekir. Güvenlik ile mahremiyet arasında hak temelli bir denge kurulmalıdır.

Gençlik ve Spor Bakanlığımızın rolü okul dışındaki yaşam alanlarında ortaya çıkmaktadır. Okuldan kopan, sosyal çevreden uzaklaşan veya aidiyet sorunu yaşayan gençlere ulaşılabilecek en önemli kurumlardan biri gençlik merkezleri ve spor kuruluşlarıdır. Gençlerin kendilerini değerli hissettikleri, güvenli ilişkiler kurdukları ve gerektiğinde yardım alabildikleri alanlara ihtiyaçları bulunmaktadır. Eğitim gören çocuklarımızın gençlik ve spor il, ilçe müdürlükleri bünyesinde gençlik merkezleri, kapalı spor salonları, tenis kortları, yüzme havuzları, futbol sahaları, atletizm sahaları, çok amaçlı spor salonları gibi alanlarda sosyal, sportif ve sanatsal etkinliklere yönlendirilmesini sağlayabilirsek olumlu neticeler alabiliriz diye düşünüyoruz.

Aile ve Sosyal Hizmetleri Bakanlığımız çocuk koruma sisteminin merkezi aktörlerden biridir. Okul, aile, sağlık, kolluk ve sosyal hizmet birimleri arasındaki bilgilerin parçalı kalmaması, risk altındaki her çocuk için sorumluluğu belirlenmiş bir vaka yönetiminin kurulması yerinde olur. Ailelerin, ihtiyaç duydukları sosyal ve psikolojik desteğe erişebilen paydaşlar olarak görülmesi önemlidir; bununla birlikte, ağır ihmal, şiddet ve silaha erişim gibi durumlarda yetişkin sorumluluğu da açık biçimde değerlendirilmelidir.

Diyanet İşleri Başkanlığımız, ailelere ve gençlere kuruduğu yaygın temas nedeniyle önemli bir önleme kapasitesine sahiptir. Din görevlilerinin ve aile danışmanlarının şiddet, kriz ve kendine zarar verme belirtilerini tanıyabilmesi, gençleri gerektiğinde profesyonel sağlık ve sosyal hizmetlere yönlendirebilmesi gerekir. Şiddetsizlik, merhamet, sorumluluk, öfke kontrolü ve yardım isteme davranışları gençlik çalışmalarının temel unsurları arasında yer almalıdır.

Değerli arkadaşlar, kıymetli katılımcılar; bugünkü toplantıda kurumlardan sadece genel değerlendirmeleri beklemiyoruz, her kurumun kendi sorumluluk alanıyla ilgili olarak şu 4 hususu açık biçimde ortaya koymasını istiyoruz: Birincisi, mevcut sistemde gördüğü temel eksiklik nedir? İkincisi, bu eksikliğin giderilmesinde kurumun doğrudan sorumluluğu nedir? Üçüncüsü, kısa ve orta vadede hangi somut adımları atacaklardır? Dördüncüsü, bu adımların başarısı hangi göstergelerle ölçülecek ve sonuçlar kamuoyuyla nasıl paylaşılacaktır? Ayrıca, geliştirilecek her tedbirin çocukların eğitim hakkını, mahremiyetini, kişisel verilerini ve damgalanmama hakkını koruması gerektiğini özellikle belirtmek isterim. Damgalanmama hakkını korumak ise bütün bunların ana unsurudur. Güvenlik adına çocukları, sürekli gözetlenen şüpheli veya potansiyel suçlu kişi olarak gören bir yaklaşım asla kabul edilemez. Aynı şekilde, çocuk hakları adına ağır şiddet olaylarını veya mağdurların adalet talebini görmezden gelen bir yaklaşım da kabul edilemez. İhtiyacımız olan şey, güvenlik, adalet, eğitim, sağlık, sosyal hizmet, aile desteği, gençlik politikaları ve medya sorumluluğunu bir araya getiren bir bütüncül çocuk koruma sistemidir.

Bu toplantının sonunda, her katılımcıdan benzeri bir olayın yeniden yaşanmaması için kurumun üstleneceği, süresi ve başarı ölçütü belirlenmiş en az bir somut taahhüdü Komisyonumuzla paylaşmasını bekliyoruz. Katılımınız ve sağlayacağınız katkılar için teşekkür ediyor, toplantılarımızın çocuklarımızın güvenliği, hakları ve geleceği bakımından kalıcı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum.

Ben, bu aşamada, basın mensuplarımıza, görsel basın mensuplarımıza teşekkür ediyor, Komisyon çalışmalarımıza Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı temsilcisinin sunumlarıyla başlayacağımızı ifade ediyorum.

Şimdi ilk sözü Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Alagöz'e veriyorum.

Hasan Bey, buyurun, söz sizin.