KOMİSYON KONUŞMASI

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Teşekkür ederim Başkanım.

Çok Değerli Başkanımız, milletvekillerimiz ve Bakan Yardımcılarımız, değerli bürokratlarımız ve basın mensuplarımız; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu kanun teklifinin ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Tabii, bu kanun teklifinin en önemli maddesi 15'inci maddesi, emeklilerimizle ilgili. Tabii, biz emeklilerimize çok yüksek maaş verdiğimizi iddia etmiyoruz ve bundan çok fazlasını hak ettiklerini de düşünüyoruz. Tabii ki imkânlarımız ölçüsünde en iyi maaşı alması için elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz. Bugün de en düşük emeklilik maaşını 23.552 liraya çıkarıyoruz. Tabii ki bunun yanında "4A'lı olup da SSK'den zamdan önce en yüksek emekli maaşı kaç lira?" derseniz, 124 bin liraydı artıştan önce. Yine 4B'li BAĞ-KUR emeklisi de zannedersem 95 bin lira civarlarındaydı.

Tabii, burada, ülkemizin gerçeklerini göz ardı edip, sırf muhalefet etmek için ve ülkemizin yapısına da zarar vermek için konuşmamak gerektiğini ben düşünüyorum. Şimdi, arkadaşımız da söyledi "En düşük emekli maaşı, işte 66 TL, 40 dolar." dedi. "Yok, olmaz." dediler. Niye olmasın? BAĞ-KUR'lularda, 4B'lilerde 66 TL ve 40 dolardı. Bugün biz bu maaşı bu artışla beraber 500 dolara getirmişiz yani yükseltmişiz ama daha da yükseltmemiz gerekir. Yani siz sadece 4A'lılardan bahsediyorsunuz, SSK'lilerden bahsediyorsunuz, 4B'liler bu ülkenin vatandaşı değil miydi? Ve dolayısıyla da her iki taraftan da bakmak lazım.

Şimdi, biz geldiğimizde, tabii ki asgari ücret 184 lira, 112 dolar. Bugün asgari ücret aşağı yukarı 630 dolar ve bunların daha da artmasını istiyoruz biz ama şimdi SSK'nin yapısında, daha önce 1960'lı yıllarda SSK düzenlenirken burada tabii, çalışan sayısı her geçen gün artıyor, emekli olan sayısı az olduğu için emekliliğe esas prim sayısı, ücreti asgari ücretten aldığı paradan çok daha yüksekti. Dolayısıyla da mesela, 2000 yılında bir asgari ücretli 86 TL alırken ve brüt asgari ücret 118 TL iken emekliliğe esas kazanç oranı 150'ydi, 150. Daha sonra emeklilik sayısı her geçen gün arttıkça bu döndürülemez hâle geldi. Burada bir değişikliğe gidildi ve 2000 yılında bir düzenleme yapıldı. Şimdi, 2000'den önce 3600 gün prim ödeyen de, 5200 gün prim ödeyen de, aşağı yukarı 7200 gün ödeyen de, 9000 gün prim ödeyen de aynı maaşı alıyordu. Buna adalet diyebilir misiniz siz? Ondan sonra 2000 yılında yapılan düzenlemeyle herkes ne kadar prim yatırdıysa o oranda emekli olmaya başladı. Emekliliğin diyelim ki kök ücretleri düşük, doğru. Burada yapılması gereken belki de benim kendi fikrim, partimizin de bu yönde çalışmalar var. En düşük emekli aylığını yükseltmek yerine belki hane halkı gelirine bakmak lazım. Bugün avukatların yüzde 99'u, eczacıların yüzde 99'u en alt primden emekliliğini ödüyorsa, fabrikatörler diyelim ki en alt birimden emekliliğini ödeyip de en düşük emekli maaşı alıyorsa ben bunları yükseltmek zorunda değilim ki. Burada hane halkına ve kişinin kirada olup olmamasına, hanede kaç kişi yaşayıp yaşamadığına göre yeniden bir düzenleme yapmak lazım.

Yani popülist politikalardan vazgeçmek lazım. Şimdi, daha önce EYT çıkmadan önce tüm partiler "EYT, EYT." diye, herkes EYT'den bahsediyordu. Ya bu EYT çıkınca ne olacak arkadaşlar? İşte, diyelim ki 8 Eylül 1999'da işe başlayan erkek 43 yaşında, bayan 38 yaşında; 9 eylülde başlayan bayan 58 erkekte 60 yaşında, şimdi, onlar ne olacak diye bakıyoruz çünkü 99'da işte rahmetli Ecevit, yine Sayın Devlet Bahçeli ve rahmetli Mesut Yılmaz; o dönemde 92 yılında rahmetli Demirel'in emeklilik sistemini bozmasından dolayı sürdürülemez olan yapıyı bir düzene sokmuştu ve bu artık böyle gidecekti. Şimdi, sırf kendi siyasi çıkarlarımız için ve oy almak uğruna yapıyı bozuyoruz. İşte, Ümit Özlale Sayın Vekilimiz de söyledi: "Benim babam şu kadar maaş alacak, benim oğlum çok daha düşük emekli maaşı alacak." Çünkü her geçen gün nüfusumuz yaşlanıyor, yaşlandığı içinde çalışan sayımız artıyor. Bugün 17 milyon emeklimiz var. Aktif çalışan kaç? 28 milyon. Aktif-pasif oranı kaç? Yani ikiye 1 bile değil ve bu diğer Avrupa ülkelerinde dörde 1, beşe 1 arkadaşlar. Yani sırf iktidarı eleştirmek için kendinizin iktidar olduğunuz vakit yapamayacağınız söylemlerde bulunmamak lazım. Diyelim ki "Emekli maaşını 45 bin lira yapalım." diyorlar. Peki, kaynak nerede? Belediyeler sizde ödeyebiliyor musunuz? İşte, Uşak'ta geldiniz, CHP Uşak'ta yerel yönetimde iktidara geldi. Asgari ücret artı yüzde 30'du, o yüzde 30'u kaldırdı. Demek ki işbaşına gelince öyle olmuyor arkadaşlar.

Şimdi, Erhan Usta'ya da bir sözüm var. "Hırsızsınız." diyor. Ben aynen o sözü kendisine iade ediyorum. Şimdi, sizin de bildiğiniz bir hikâye var. İki âmâ yemek yiyormuş ve biri demiş ki: "Niye iki iki yiyorsun?" demiş, o da demiş ki "Nereden biliyorsun iki iki yediğimi?" "Ben öyle yiyorum." demiş. Şimdi, insanlar kendisini ne hissediyorsa, karşısındakini onu hisseder.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Kabul etmiyoruz onu.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Dolayısıyla, kendisi de burada değil.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Evet, o yüzden konuşmayın. "Hırsız." demek ne demek ya adama?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Aynısını söyledi: "Çalıyorsunuz." dedi.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Vize şirketini kim kurdu?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Çalmak ne demek?

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Hayret bir şey, biz mi yapıyoruz ya!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Şimdi, bak, ben size şunu söyleyeceğim: Erhan Usta daha önce enerji piyasasıyla ilgili bir iddiada bulundu.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Erhan Usta'yı burada konuşamazsınız, lütfen! Başkanım...

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ben dedim ki iddianı açıkla dedim, iddianı ispat et. Ne dedim? Enerji Piyasası Kurulu daha önce 33 bin megavatlık bir ihaleye çıkıyor. Yine Enerji yine Enerji Bakanlığı da yine aynı şekilde güneş enerjisiyle ilgili 3.850 megavatlık ihale çıkıyor ve her bir megavat başına 200 bin dolar para alıyor fakat eğer Enerji Piyasası Kurulu bundan sıralamaya göre alıyor, bir para almıyor. Bunlar aynı şeyler değil arkadaşlar.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Siz EPDK Başkanı mısınız?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - 1'incide depolama...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sorduk Excel tablosuyla, niye cevap vermiyor bize?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Sayın Vekilim, işi bilmediğiniz konulara karış lütfen.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Biliyoruz efendim, siz bilmiyorsunuz işte; biz biliyoruz.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bir susun, dinleyin, ben size anlatayım, ondan sonra.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Bana anlatmayın, şu anda lütfen konuşmayın, Erhan Usta yok.

OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK - Tamam, lütfen.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - 1'incisinde depolama var mı?

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Erhan Usta yok, kabul etmiyoruz.

OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK - Lütfen, müsaade ediniz.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Tutanaklardan okur ya, anlatsın.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Kabul etmiyoruz.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Yani, Erhan Bey'i mi bekleyelim?

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Evet, Erhan Bey'i bekleyeceğiz.

OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK - Değerli arkadaşlar, lütfen sükûneti tesis edelim.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Gelsin, takip etsin.

OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK - Sayın Türkeş Taş, Erhan Bey zaten gelince tutanaklardan cevap verir, merak etmeyin.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Şimdi, Enerji Bakanlığının yaptığı ihalede depolama var mı? Yok. Her bir megavat için, depolama için 200 bin euro gerekiyor.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Hayırlı olsun yeni göreviniz EPDK'de.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Peki, enerji piyasasının yaptığı ihalede alım garantisi ne kadar? Beş artı yirmi yıl arkadaşlar. Öbüründe alım garantisi kaç? On yıl arkadaşlar. Bir de burada diyelim ki YEKA'nın yaptığında 3,5 euro cent alım garantisi, diğerinde alım garantisi dolar üzerinden 4,9 ve iletim hattı bedeli bu Enerji Piyasasının yaptığı daha yüksek, diğerinin daha düşük; bunların ikisi birbirinden farklı şeyler arkadaşlar. İşin esasını bilmeden "Enerji Bakanlığı yaptığından 200 bin dolar aldı megavat başına, öbür taraftan Enerji Piyasası Kurulu insanlara bedava peşkeş çekti." gibi iddialarda bulunuyorsunuz; bu iddialarınız doğru değil.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Niye cevap vermiyor EPDK?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ben şunu iddia ediyorum ki Erhan Usta'nın her iddia ettiği şey doğru değil arkadaşlar. Şimdi, diğer taraftan, bürokratları hırsızlıkla, rüşvetle suçluyor. O zaman kendisi de bizim bürokratımızdı, kendisi de mi çaldı? Öyle bir şey yok.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Siz niye Erhan Usta'ya sardınız anlamadım?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Arkadaşlar, burada Türkiye'nin gerçeklerini bilelim, ona göre konuşalım ve sırf siyasi çıkarlarımız için, veremeyeceğimiz, yapamayacağımız, ülkenin gücünü aşan şeyleri de konuşmayalım. Şimdi, Erhan Usta kendisi buradan diyelim ki video çekti, kendisi konuştu, gidecek şimdi özellikle bazı para ödenen kanallarda bunları yayınlatacak. Bizim burada söz hakkımız var mı? Söz hakkımız yok. İşte, siz buna adalet diyorsunuz öyle mi? Buna adalet mi diyorsunuz siz?

Diğer taraftan, gelin, emeklilik sistemini kökten değiştirelim. Bugün memurların emeklilik sistemi neye bağlı? Diyelim ki emeklilik sistemi...

SADULLAH KISACIK (Adana) - Açlık sınırının altında...

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Arkadaşım, bir dinle. Bak, sen milletvekilisin, diyelim ki iki yıldır milletvekilliği yapıyorsun, en alttan prim ödedin, kalkıp en üstten maaş alıyorsunuz; bu adalet mi? Hak, adalet mi? Ben sana söyleyeyim, o zaman şöyle yapacağız arkadaşlar: Kim ne kadar prim ödediyse, kaç yıl milletvekilliği yaptıysa primini o kadar oradan göstereceksin, diğerlerini nerede çalıştıysan oradan göstereceksin. Diyelim ki emekli sandığı ile 4/A'lı ve 4/B'lilerin emeklilik yasaları farklı.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Yapsaydınız. Yirmi beş yıldır niye oturuyorsunuz, niye yapmıyorsunuz?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Gelin, beraber yapalım o zaman.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ne "Gelin, beraber yapalım." ya! Siyasi etik yasasına oy veriyor musunuz?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Öyle konuşmakla değil.

Ve dolayısıyla kim ne kadar prim ödüyorsa... Şimdi, emekli memurlar ek göstergeye göre, dereceye göre emekli oluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK - Teşekkür ediyoruz Sayın Güneş.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Sözünü çok kestiler.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Açabilir misiniz.

OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK - Buyurun.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Şimdi, diğer taraftan, bu personel rejimiyle ilgili tabii ki yeni düzenlemeler yapmak lazım, sadece bunu PTT'de değil. İşte, o zaman hep beraber "EYT" denildi; şimdi, EYT tamam. Bir tarafta devletin işçisi sendikalaşmadan dolayı, toplu sözleşmeden dolayı daha yüksek maaş alıyor, memuru daha az alıyor. Arkadaşlar, gelin, bunların hepsini devlet çalışanı yapalım ve dolayısıyla da bu gibi konuları açalım, kökten çözüm bulalım, kökten; böyle palyatif önlemlerle sırf iktidara gelmek için, birilerine yaranmak için, oy toplamak için iddialarda bulunmayalım diyorum, kanunun hayırlı olmasını diliyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.