| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Çok teşekkür ediyorum.
Daha kısa olacak Sayın Başkan.
Bu konuyla ilgili epey tartışıldı ama sayın milletvekillerinin şunu düşünmesini rica ediyorum: Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı çok sayıda evladımız var, sizin de evlatlarınız var, bunlar da başka ülkelere gidiyorlar. Tam da sizin söylediğiniz gibi burs alarak gidiyorlar, masraflarını karşılamayı garanti ederek gidiyorlar ama o ülkelere gittiklerinde, örneğin İngiltere'ye, örneğin Galler'e, örneğin Amerika'ya, o üniversite bünyesinde bir işe girdiklerinde o ülkenin yurttaşları ne kadar ücret alıyorlarsa bizim çocuklarımız da o kadar ücret alıyorlar. O ülkenin sağlık sisteminde çalışıyorlarsa bizim çocuklarımız da aynı ücreti alıyorlar. O ülkenin üniversitesinde kütüphanede çalışıyorlarsa bizim çocuklarımız da aynı ücreti alıyorlar. Bir iş yapan herkes ister burslu olsun ister olmasın, ister zengin olsun ister yoksul olsun karşılığında bir ücret veriyorsa alma hakkı vardır. Örneğin, Amerika'ya gidenlerden birisi çok zengin bir ailenin çocuğu olsun, öbürü burslu gitsin, bir üniversitede çalışıyorsa onun karşılığında ücret alacaktır. Mesele bu kadar basit bir mesele. Bu arada, bu gelenlerin çoğunu, biz iktidar partisinin Türkiye'de yönetmiş olduğu başta Suriye krizi olmak üzere birçok konudaki sizin de söylediğiniz yanlışları dile getirdik. Şu anlamıyla söylüyorum: Çok daha farklı koşullarla alındılar, bunu benim cümlem olarak söylüyorum. Diploması olup olmadığı belli olmayanlar üniversitelere girdiler Türkiye'de. Neden? O zaman hep şunu söyledik: Bunlar muhacirdirler, zor koşullardalar, ülkelerinde savaş var, buraya kaçtılar; biz onlara kucak açtık. Bu söylem iktidar partisinin söylemi, işin bu tarafından da bakarsak sizin söyleminiz. Dünyanın dört bir yanından ağırlıklı olarak bu yoksul ülkelerin çocukları buraya geldiler. Şimdi, bizim çocuklarımız yurt dışına gidince eşit bir hakla maaş alıyorlar. Onlar bu ülkeye geldiklerinde "Ama sen burslu geldin." "Ama sen zaten masrafını karşılamalıydın." diye önlerine bir engel koyuyoruz. Ben bunu insan haklarına uygun görmüyorum, hiçbir anlamda, hiçbir inanış açısından da doğru görmüyorum. Bu ayrımcılıktır, biz bu ayrımcılığı yapamayız, biz böyle bir medeniyet değiliz, biz bu ayrımcılığı yapamayız. Ayrıca, bu Anayasa Mahkemesinden döner. Bir kez daha, iktidar partisi milletvekillerine çok net bir şekilde aktarmak istiyorum, bu Anayasa Mahkemesinden döner. Bir kurumun içerisinde her ikisi de aynı sosyal sigorta sistemine dâhil olmayacak mı? Hata yaptıklarında ikisi de çalışan olarak kabul edilip mahkemeye gitmeyecek mi? Bir malpraktis durumu olsa ikisi de gitmeyecek mi hocam? Ne diyeceğiz? Öteki başka ülkeden geldi, ona maaş da vermiyoruz ama bu bizim ülkemizin elemanı, bunu yargılayabiliriz de, sigorta sistemine de böyle dâhil ederiz mi diyeceğiz? Bir kurumun içerisinde birisi sigortalı, birisi sigortasız, birisi maaşlı, birisi maaşsız olur mu Allah aşkına? Biz bunları söylediğimiz zaman biliyorum, değişik geliyor ama lütfen, hem bu ülkenin çocuklarının yurt dışında yaşadıklarını düşünün hem buraya gelen çocukların hangi ülkelerden geldiğini düşünün. Buraya gelenlerin önemli bir kısmının kendi ülkesinde savaş var ve siz bunun için daha önce defalarca iyi bir iş yaptığınızı dile getirerek söylediniz. Bir kez daha bunu düşünmenizi istirham ediyorum.
Teşekkür ederim.