| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
ALİ FAZIL KASAP (Kütahya) - Teşekkürler Sayın Başkanım.
Bir anda şaşırdım ben, dedim ki acaba Sağlık Komisyonuna mı geldim, yoksa Millî Eğitim Komisyonuna mı geldim? Beş yıl Sağlık Komisyonunda çalıştıktan sonra bir de Saadettin Hocamın, Sayın Hülagü'nün kanun teklifini hazırlaması da ilginç ama Millî Eğitim Komisyonu, bir şey diyemeyeceğim.
Şimdi, Henry Kissinger danışmanına diyor ki: "İşte, Orta Doğu dosyasıyla ilgili bir araştırma yapabilir misin?" Danışman hazırlık yapıyor, bir hafta sonra Henry Kissinger'in önüne bir dosya sunuyor, sonra üzerine Henry Kissinger bir gün sonra bir post-it yapıştırıyor, diyor ki: "Hazırlayabileceğin en iyi dosya bu mu?" Sonra bir hafta daha çalışıyor danışman, yine bir dosya sunuyor Henry Kissinger'a, masasına koyuyor. Bir gün sonra Henry Kissinger üzerine bir not daha yapıştırıyor, diyor ki: "Hazırlayabileceğin en iyi dosya bu mu?" Üç hafta, dört hafta sonra bu post-it hikâyesi ve "Hazırlayabileceğin en iyi dosya bu mu?" ibaresi sürekli yapışıyor, dördüncü defa da danışman diyor ki: "Efendim, hazırlayabileceğim en iyi dosya bu." Henry Kissinger ondan sonra diyor ki: "Madem öyle, o zaman okuyayım." Şimdi, Sayın Başkan, burada tabii, bir gayret sarf etmişsiniz ama burada Millî Eğitim Komisyonuyla ilgili olan şey, özel sektör öğretmenleri dışarıda eylemde, mülakat var, burada "Anayasa’nın 1'inci maddesine göre eşit işe eşit ücret." diyoruz ama öğretmenlerin arasında bile farklılık var, sözleşmeli öğretmen var, özel sektör öğretmenleri var, mağdurlar had safhada. Onlar gündeme gelmezken bir madde geliyor, daha 1'inci maddede diyorsunuz ki: "Yurt dışı, yabancı uyruklu tıp fakültesinde asistan olarak çalışanlar eşit maaş alsınlar." Amenna, alsınlar da Sayın Hocam, siz vakıf üniversitelerini mantar gibi açtırdınız. Bir kanun teklifi geçti geçen dönem, vakıf üniversitesi olsun olmasın, orada bir ayrım yoktu, son sınıf öğrencilerine, internlere asgari ücret maaş veriliyor şu anda. Peki, madem eşit konumdalar neden vakıf üniversitelerinde verilmiyor internlere maaş? Hatta yemek bile vermiyorlar. Mantar gibi, hastanesi olmayan vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerine öğrenci ve asistan alma yetkisi verdiniz ve burada da mağdur ettiniz, hem öğrencileri mağdur ettiniz hem asistanları mağdur ettiniz. Neden diyeceksiniz, vakıf üniversitelerinde, sayın hocam da bilir onu, öğrencilerin veya asistanların hastaya dokunma hakları bile yoktur. Vakıf üniversitelerinde öğrenci bir tek serum takmadan mezun olur, tıp fakültesini bitirir, serum takamaz, iğne yapamaz, o hâle getirdiniz ve şimdi de diyorsunuz ki: "Siz eksiklerinizi tamamlamadıktan sonra öğrenci alamayacaksınız." öğrenci alamayacaklar. Bu şartları taşıyan üniversite sayısı, tıp fakültesi sayısı yani afili hastane kullanan tıp fakültesi sayısı kaçtır Sayın Bakan? Nereye hizmet ediyor, ona bakmak lazım. Burada yanlış olan şeyler hastaya, dediğim gibi... Yani öncelikle siz burada yerli, millî dediğimiz kendi öğrencilerimizin, vakıf üniversitelerindeki öğrencilerin ve asistanların haklarını koruyabiliyor musunuz? Bakın, buranın yanında, şurada, isimlerini vermeyeceğim, afili hastane kullanılan veya üniversite hastanesi olarak kullanılan vakıf üniversitelerinde asistanların aldığı maaşı kamudakilerle kıyaslayabiliyor musunuz? Emin olun, açlık sınırında yaşıyorlar, açlık sınırında. Onların hakkını korumuyorsunuz, kalkmışsınız ondan sonra birtakım patronlara hizmet vermek için bu şekilde bir kanun teklifi getiriyorsunuz. Bu kanun teklifiyle sizin getirmek istediğiniz şey, gerçekten karman çorman bir kanun teklifi; içinde sağlığı ilgilendiren kısım var, YÖK'le ilgili kısmı var ama şöyle söyleyeyim: Henry Kissinger'in o danışmanına söylediği ibareyi yine söyleyeyim, hazırlayabileceğiniz en iyi kanun teklifi bence bu olmamalıydı.
Teşekkür ediyorum.