| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
HASAN ARSLAN (Afyonkarahisar) - Sağ olun Sayın Başkanım.
Değerli hocalarım, teşekkür ederim ben de sunumlarınız için, uğraşlarınız için.
Ben -hepsi soru değil ama- saptamalarda, tekrar desteklerde de bulunmak için söz aldım.
Şimdi, okul evreninin güvenliği açısından belirlenen bazı teşhislerin, özellikle hastaneye gönderilen -ileride gönderilecek daha doğrusu, bir sevk prosedürü oluşmadı ama herhâlde bu karar çıkacaktır bir şekilde, koordinasyon sağlanacak Sağlık Bakanlığıyla- çocukların bazı teşhislerinde geri dönüş gerekir, belirlenecek bazı teşhislerde, her teşhis gönderilmeyebilir ama okul evreninin güvenliği açısından KVKK'yle alakalı sorunları bir şekilde aşmamız gerektiğini ben de düşünüyorum. Bu saptamanız Hocam, önemliydi, benim için de önemliydi. Tabii ki rehber öğretmenler ya da okul idarecisi ya da buradaki kriz yönetimi ya da ön alıcı erken uyarı sistemleri bununla bağlantılı olacaktır bazı çocuklarımız için.
Yine "Öğretmenleri koruyacak yasa gerekli." dediniz, doğru. Maalesef bunu kabul etmek lazım, bizim çocukluğumuzda, öğrenciliğimizde öğretmenlerde okul aidiyeti vardı yani okulu benimsiyordu öğretmen, çocuğa gerekli... Biz bazen bazı öğretmenlerimizden korkardık, disiplinden dolayı korkardık yani hem severdik hem korkardık; bu dengenin yeniden kazanılması lazım. Şu anda öğretmen arkadaşlarımız çocuğa ters bir şey söylese babası ertesi gün okulda alıyor soluğu; bunu önleyecek bir mekanizma... Okul aidiyeti açısından bu önerinize de katılıyorum, bir şekilde öğretmenlerimize bu güvenceyi sağlamamız gerekiyor.
Yine, ebeveynlerin denetim uygulaması, ulusal millî bir denetim uygulaması fikrini söyledi hocam, ona da katılıyorum, bu da olmalı, bizim millî bir uygulamamız olmalı yani Türkiye'deki bizim evlatlarımıza uygulanacak denetim ya da uyarı sistemleri millî olmalı. Bu yazılımı geliştirmek zor olmasa gerek diye düşünüyorum. Buradaki sorumluluk kime ait olmalı bilmiyorum ama bu görev de verilmeli diye düşünüyorum.
Yine, okul durum değerlendirme ölçeği... Tabii, Millî Eğitim Bakanlığının gerçekleştireceği bu ölçeğin içerisinde, yüzde 25'lik payın içerisinde dijital ve sosyal medya riskleriyle ilgili indikatör belirleyebilecek miyiz? Bu konuda, ben kafamdan düşünüyorum, Millî Eğitim Bakanlığı okul olarak... Çocukların elinde telefonu yok, okuldayken telefonu yok; bu indikatörleri, erkan uyarı sistemini yapabilecek miyiz yoksa bunu güvenlik güçlerine mi bırakacağız? Bunu sormak istiyorum soru olarak. Erken uyarı sisteminden Ali Bey bahsetti, hepimizin bahsettik; bizim erken uyarı sistemini bir an önce oluşturmamız gerekiyor. Bu sosyal olabilir, kanıta dayalı, belirteci dayalı, indikatöre dayalı olabilir ama bir an önce bir şeyler yapmamız gerekiyor. Bunu sadece güvenlik olarak algılamayın; evlatlarımızı ileriye dönük millî değerlere uygun yetiştirebilmek adına da bunları yapmamız gerekiyor. Çocukları özellikle sanal dünyanın kolay ulaşılabildiği bir ortamda... Yüzme bilmeyen çocuklarımızı okyanusa bırakmak gibi diye düşünüyorum ben, yorumluyorum bunu, çocuklarımızı salmamamız gerekiyor. Bunun için hepimize görevler düşüyor diyor, teşekkür ediyorum.