| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Bir de şuna dikkat edin, mesela bunları belki diğer arkadaşlar falan söylerler, tamamen benim şahsi fikrim bundan sonraki söyleyeceklerim. Oradaki işte gelen çocuklarımızdan birisi diyor ki: "Biz onu bir usta zannettik yani bir tamirci zannettik." Gelen çocuk sabahçı, olayı yapan çocuk sabahçı; saçları uzun, kılık kıyafeti şey değil. Yani bu öğrenci, öğretmen, kılık kıyafetleri falan konularında da genel bir şekilde, şu anda cevap vermeyin çünkü öyle bir şey olursa ben arkadaşlarıma haksızlık yapmış olurum. Yani bütün bunların hepsinin birlikte değerlendirilerek bir şeylere çıkılması gerekiyor. Orada tabii özel şeyler var yani emniyetin psikoloğuna gitmek, olayı çözmesi başka bir yanlış, ondan sonra Sağlık Bakanlığı hastanelerine gittiği zaman o raporlar falan bir sürü şeyler var ama sonuçta, ölen yavrularımız, şehit olan öğretmenimiz var. O nedenle, sizden daha somut tekliflerle bunu oluşturmanızda ben fayda mülahaza ediyorum.
Sayın Genel Müdürüm size vereceğim şimdi.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL EĞİTİM VE REHBERLİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA OTRAR - Sayın Başkanım, bir cümle ilave edebilir miyim? Kahramanmaraş'taki çocuğun durumuyla ilgili.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Buyurun.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL EĞİTİM VE REHBERLİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA OTRAR - Çocukta bir kimlik problemi olduğunu, kimlik gelişimi...
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Biliyoruz, biliyoruz onu, onlara girmedik ama sonuç itibarıyla, mesela demin yine bir değerlendirmelerde bulundu, başarılı bir çocuk falan. Hayır, öğretmenleri diyor ki, biz onları dinledik: "Çocuk ders dinlemiyor, çocuk derslerde uyuyor." Anlatabildim mi? Çocuğun sosyal ilişkileri yok, çevresel bir şeyleri yok ve rehberlik öğretmeni bunu da zaten ilkokuldakiler de rehber öğretmenleri tespit etmişler. Ama bir mekanizma çalışıp bunu tedavi edemiyor, bu işi çözemiyor yani anlatabildim mi bilmiyorum. Dolayısıyla, bu çözümü yapabilecek bir mekanizmanın kurulması noktasında yüce Meclis bu konuda gayret etmesi lazım. Onları biz biliyoruz, onları değerlendiriyoruz.
Evet, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürümüz Mustafa Canlı'ya söz veriyorum, kendisinin konusuyla da zaten bu olay ilgili, buyurun Sayın Genel Müdürüm.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI YENİLİK VE EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA CANLI - Sayın Başkanım. değerli üyeler; Genel Müdürlüğüm, Bakanlığımızın eğitim teknolojilerini sahada uygulama, öğretmen, öğrenci ve daha sonra dâhil edilen velileri hem dijital teknolojiler, hem bunların eğitim uygulamaları konusunda altyapı, üst yapı, eğitim ve içerikler konusunda görevlendirilmiş bir Genel Müdürlük. Hani, bugün buradaki temel bulunması sebeplerimizden birisi Sayın Bakanımızın talimatıyla 2024 yılının sonunda Genel Müdürlüğümüzün görev alanına, bilgi ve iletişim teknolojileri ve siber güvenliğe yönelik öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik eğitim faaliyetleri ve projeler yürütülmesi göreve eklendi ve biz son bir buçuk senedir bu konutu sahada yoğun faaliyetler yürütüyoruz. Ama, Bakanlıktaki teknoloji çalışmalarına yönelik de bugün tartışılan bazı konularda temel birkaç bilgi arz etmek isterim: Bugün sıkça tartışılan İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Türkiye Belediyeler Birliği protokolü 2022'de, şimdi, bu protokole istinaden okullarımızın güvenlik derecelendirmesinde yüzde 75, o okul güvenlik puanı, İçişleri Bakanlığı kolluk tarafından belirleniyor, yüzde 25'i Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirleniyordu, bu hâlen bu şekilde ve her sene eylül ve şubat aylarında, illerde toplanan komisyonlar marifetiyle okullarımızın güvenlik derecelendirilmesi yapılıyordu. Burada Millî Eğitim tarafından puanlandırılan yüzde 25'lik kısmın içerisinde okuldaki öğrenci sayısı, devamsızlık, disiplin durumu gibi konular o yüzde 25'in içerisinde, kolluk tarafındaki puanlamanın içerisinde okulun çevresindeki suç oranları, olay kayıtları, asayiş verileri, metruk binalar gibi okulun perimetre fiziksel güvenliği daha ağırlıklı değerlendirilen bir okul güvenlik derece modeli işletiliyordu ve bu modeli işletirken bizim sahada 762 okulumuz sürekli okul güvenliği tarafından izlenmekteydi, güvenlik kameraları ve mobeseyle. 953 okulumuzda da sürekli güvenlik görevlisi mevcuttu. Şimdi, ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde buradaki güvenlik modelini güncelliyoruz, özellikle okul dışından değil içinden de gelebilecek tehditlerin buradaki derecelendirme puanlamalarındaki ağırlıkları güncelleniyor olacak. Şimdi, bizim için kritik noktalardan birisi, eğitimde bir öğrencimiz, bir öğretmenimiz var, okulumuz var ama bir sacayağı da aileler. Özellikle son üç senedir ailelerin çocuklarının eğitim süreçlerine daha yoğun bir şekilde katılması ve çocuklarıyla yakından ilgilenmesi konusunda çalışmaları da Sayın Bakanımızın talimatıyla bütün Bakanlığın ilgili birimlerinin ortak çalışmalarıyla yürütmeye başladık ama dijital ortamda baktığımızda, bugün tartışılan konulardan biri, çocukların bu dijital teknolojiler alanında sosyalleşmesi yani burada bir proje yapması, etkinlik yapması, bu konuda bir ürün geliştirmesi arkadaşlarıyla, evde tek başına bir cihazın, internetin başında kalmadan bunu bir gerçek dünya becerisine endeksli bir iş birliği faaliyeti içerisinde yürütmesi. Bizim de iki senedir yürüttüğümüz "GENÇTEK" diye bir çalışmamız var. Bu sene 62 ilden binlerce öğrencimizle beraber yaptık ve oyun tasarımından e-ticarete, siber güvenlikten dijital sanata, yapay zekâdan açık kaynağa, dijital yürüyüş gibi pek çok alanda akran öğrenmesi modeliyle öğretmenlerimizin rehberliğinde öğrencilerimizin birbirlerine bu konuda iş birliği ve paylaşım yaparak dijital teknolojiler ekseninde sosyal faaliyetlerini artırmaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra, tabii ki TEKNOFEST'e katılan binlerce öğrencimiz oluyor, MEB Robot Yarışması'na katılan öğrencilerimiz oluyor. Harezmi modelini binlerce okulda işletiyoruz ve öğrencilerimizin grup çalışmasıyla birden fazla 4 ila 5 öğretmenimizin katılımıyla gerçek dünya problemlerini teknoloji eksenli çözümler üretmesi gibi çalışmaları, öğrencilerimizin bu teknolojileri sosyal sorumluluk bilinci ve arkadaş ortamında kullanması için yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.
Bir diğer sacayağı, öğretmenlerimizin dijital alanındaki yetkinliklerinin artırılması. Bu alanda Avrupa Konseyinin dijital vatandaşlık eğitimiyle ilgili en yoğun çalışma yürüten ve en başarılı çalışma yürüten üyesi Türkiye. Bu konuda binlerce, on binlerce öğretmenimize eğitim veriyoruz. Bunun yanı sıra, yeni tamamladığımız Dijital Yetkinlik Eğitim Paketi'miz kasım ayında uygulamaya girdi. Kasım ayında ilk iki modülünü 957 bin öğretmenimiz burada aldı ve öğretmenlerimizin dijital becerilerini, yetkinliklerini de arttırmak üzere eğitim içeriklerimizi artırıyoruz. Bunun içerisinde Dijital Zorbalıkla Mücadele Kursu da var, Temel Siber Güvenlik Eğitimi de var. Bir olayla, bir vakayla karşılaştıklarında öğretmenlerimizin bilgi ve hazır bulunmuşluk düzeylerini artırmaya çalışıyoruz ama esas kritik nokta burada veliler. Şimdi, Bakanlık olarak velilerimizin, özellikle çocukların eğitim süreçlerine -sadece siber güvenlik, dijital taraf değil- çok daha geniş bir şekilde katılmasına yönelik olarak pek çok faaliyeti son üç sene içerisinde yürüttük. Bunun içerisinde "Velivizyon" diye bir platform geliştirdik. Orada diziler, "podcast"lerle beraber velilere eğitim içerikleri sunuyoruz ve bunların içerisinde baktığımızda, Maraş olayından üç hafta önce RTÜK'e gönderdiğimiz ve yayınlanan bu kamu spotu tam olarak kendi odasında, dijital dünyada yalnızlaşan ve kafası karışan çocuklara yönelik velileri uyaran bir kamu spotuydu. Olaydan daha üç hafta önce göndermiştik.
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Nerede yayınlandı?
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI YENİLİK VE EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA CANLI - RTÜK'e gönderdiğimizde onlar kanallara gönderiyor.
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Doğru, gönderiyor ama yayınlandı mı? Mesele o zaten, yayınlanmıyor. Ben eski RTÜK üyesiyim. Biz gelirdik, karar alırdık RTÜK'te, kamu spotu gönder, yayınlansın. Niye biliyor musunuz? Her üst kurul toplantısında 20 tane kamu spotu kararı alındığı için, kanal da diyor ki: "20 taneyi nasıl yayınlıyayım?" Aradan bir tane seçiyor, yayınlıyor.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Kayda geçsin bunlar.
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Neyse...
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Peki, devam edelim.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI YENİLİK VE EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA CANLI - Şimdi, aynı Velivizyon platformunda yine velilerin bu konudaki riskleri, tehditleri görüp bunlarla başa çıkmasına yönelik olarak Dijital Mecraların Etkin ve Güvenli Kullanımı Eğitim Modülleri'ni hazırladık ama bizim için zor olan kısım bunu velilere ulaştırmak. Bir sınıfın içerisinde bir öğretmenin önüne oturtmamız her zaman mümkün değil. Bakanlık olarak Turkcell'in BİP platformunda bir Okul-Veli Asistanı Kanalı hayata geçirdik. Okul-Veli Asistanı içerisinde velilerimizi sürekli ve düzenli, bu ve benzer konularda bilgilendirici içeriklerle haberdar ediyoruz. Pek çok içeriğimiz var ama bir konuya daha değinmek istiyorum, bu da Bakanlığımızın ana bilişim sistemlerinden biri olarak devreye aldığımız Bakanlık Yönetim Sistemi. Bakanlık Yönetim Sistemi, Millî Eğitimin hem kendi içindeki hem de diğer kurumlarla iş birliği hâlindeki eğitime yönelik bütün verileri analiz edebildiği, öngörülerle birleştirebildiği ve raporlara dönüştürebildiği bir sistem. İçişleri Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Çalışma Bakanlığımız dâhil pek çok kurumla burada servislerle entegrasyonlarımız mevcut ama Sayın Genel Müdürümün de bahsettiği gibi kurumların özellikle kişisel veri ve özel nitelikli kişisel veriye yönelik veri paylaşımında yeni modelleri bu olaylardan sonra geliştiriyoruz.
Sayın vekillerim, bir konuya özellikle vurgu yapmak istiyoruz, o da burada en temel görev ve sorumluluğu olan alanlardan ve gruplardan biri aileler yani çocuk bizimleyken bizim okulumuzda, öğretmenimiz rehberliğinde, okul dışında hangi ortamdaysa o alanda bir yetişkin ya da çevre grubunda ama odasına çekildiğinde bilgisayarının ya da telefonunun başına geçtiğinde birkaç saat -kaç saatse- o alanda yalnız ve bu alanda onun rehberlik ya da gözetimiyle ilgili ailelerinin çok büyük bir sorumluluğu var ama özellikle Maraş olayında da yaşadığımız, gördüğümüz bir nokta şu ki: Aileler çocuklarının dijital dünyada ne yaptığını takip edebilecek ya da bilebilecek iki temel beceriye genellikle sahip değil. Biri, dijital beceriler yani çocuğun ailesi, çocuğun bilgisayarını çocuk kadar ya da en azından takip edebilecek kadar kullanmayı bilmiyor ve bu konudaki teknolojilere aşina değil ya da bir miktar teknolojik becerisi olsa dahi dil becerisi yani İngilizce bilmemesi bu konuda yine önüne bir engel olarak çıkıyor. Şu anda Türkiye'de en yaygın kullanılan iki platform Android ve İOS; hani kişisel bilgisayarlerdaki Windows'un haricinde. Biz, Bakanlık olarak şu anda hem Apple hem Google'la bu alandaki onların ailelere sunduğu yazılımların Türkçe kolay kullanılabilirlik eğitimlerinin üretilmesi için çalışıyoruz ama şöyle bir noktayı tespit olarak Komisyonumuza sunmak istiyorum: Bir ailenin çocuğunu ya da çocuklarını dijital dünyada ne yaptığını takip edebileceği Türkiye'de ücretsiz, kolay kullanımlı, aylık aboneliği olmayan, İngilizce bilmeyen bir kişinin rahatça kullanabileceği bir yazılım yok. Bu alanda biz de hem Türkiye hem dünyadaki benzer uygulama örneklerini inceledik. Lisanslı aylık abonelikle uygulamalarda Qustodio ya da Google'ın Family Link'i gibi uygulamalar sadece belli uygulamaları belli düzeyde ailelerin kontrol etmesine izin veriyor ve hâlâ kullanımları zor. Ben de kendi iki çocuğum var, hani ellerinde bir cihaz odaya çekildiğinde nasıl takip edeceğim konusunda çözüm arayışı içerisindeyim. O yüzden, Bakanlık olarak biz en azından Türkiye'de çocuğunun dijital dünyadaki güvenliğini takip etmek ya da en azından endişelerini gidermek isteyecek ebeveynlerin kendi çocuğunun tablet, telefon ya da bilgisayarını kurabileceği Türkçe, mümkünse ücretsiz ya da bir operatör desteğiyle bir tarifeye dâhil edilmiş, çocuğun dijital mahremiyet alanına çok ağır girmeyen ama aileleri bu konuda rehberliğe yönlendirebilecek bir uygulama ihtiyacı olduğunu dile getirmek istiyoruz. Yani ben de kendi çocuğumun geçtiğinde odasında bilgisayar başında, en azından sosyal medyada ne kadar zaman geçirdi? Benim izin verdiğim uygulamaları mı kullandı? Ve sosyal medya platformları o kadar çeşitli ki bugün Emniyetten daha başka platformlar duyuyoruz, çocuklar da her geçen gün yeni bir şey duyuyor. Hani İnstagram'ı TikTok'u, işte Snapchat'inden tutun Discord'undan, Telegram'ından çocuğunun cihazının üstünde çocuğun faaliyetleriyle ilgili en azından yapay zekâ destekli bir analiz ya da rapor üretip velisiyle paylaşabilen bir platforma ihtiyaç olduğunu dile getirmek istiyorum. Bu konuda hani sahada talep de oluşacaktır ve burada herhangi bir Bakanlığın resmî görev alanına tam girmez bu konu, bu velisiyle vasisiyle çocuk arasındaki iletişimdir ama burada en azından çocuğunun risk altında olup olmadığını veliye söyleyebilecek. Böyle bir risk tanımladıysa işin içerisinde, hani özel hayatıyla ilgili konular olabilir, radikalleşmeyle ilgili konular olabilir, pek çok farklı risk faktörü var. Buna yönelik veliye rehberlik edebilecek bir uygulamayı Türkiye'de geliştirilmesi gerektiğini biz düşünüyoruz. Biz son iki aydır buna yönelik bir gereksinim dokümanı, bir sunum taslağı, buna yönelik iş birliği modellerini çalışıyoruz. Birkaç bakanlığımızla benzer böyle bir uygulamada iş birliği konusunu tartıştık. Millî Eğitim Bakanlığı olarak gerekiyorsa burada hani ağırlığı da Bakanlık olarak almaya talibiz ama bir velimiz çocuğunun dijital dünyada risk altında olduğunu düşünüyorsa, çocuğunu en azından bu riskten koruyabilecek ya da izleyebileceği bir uygulamayı Türkiye'de bence velilere kazandırabiliriz.
Arz ederim.