| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Çok teşekkür ederim Değerli Başkanım.
Değerli milletvekilleri, değerli basın mensupları, bürokratlar; hepinizi saygıyla hürmetle selamlıyorum.
Burada 18'inci maddede cumhuriyet savcısı ve başsavcılarla ilgili bir düzenleme var. Baktığımız zaman, burada hakikaten hukuk eğitimi tedrisatı, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Ceza Kanunu... Burada alınacak olan üniversite birimlerinin sayısı o kadar artırılmış ki bu kaliteyi düşürecek.
Kavramın bir tanesi, "yükseköğretim" denilmiş. Şimdi, buradaki yükseköğretimle ilgili kastettiğiniz lisans mı, ön lisans mezunu mu? Ön lisans mezununu kastediyorsanız iki yıllık, lisans mezununu kastediyorsanız dört yıllık. Buradaki hukukçular, bu kavram kargaşasının ortaya çıkmaması açısından kavramı yerli yerinde koymak lazım, yerli yerinde yazmak lazım. Ayrıca, Türkiye'de 100'ün üzerinde hukuk fakültesi var, siyasal fakültesi var yani bu kadar insan kaynağımız kıt mı ki siz buradaki cumhuriyet savcısı ve başsavcılıklara bu fakülte sayılarını artırdınız? Bence bu, cumhuriyet savcılığı, başsavcılıkla ilgili makama yakışmayan, kaliteyi düşürecek olan bir düzenlemedir. Evet, sayınız yeter, oyunuz yeter ama bu kurumun bu kadar kalitesini düşürmeyin. Bunu tekrar gözden geçirmenizi istirham ediyorum.
İkinci konu... Şimdi, şu anda burada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını temsilen Bakan Yardımcısı Sayın Doktor Adnan Bey, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Ayfer Hanım, Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Sayın Emin Bey aramızdalar. Sizden istirham ediyorum: İnancınız neyse, inandığınız hukuk neyse, inandığınız inanç neyse... İş Kanunu'nun 4'üncü maddesi "Tarlada çalışan mevsimlik tarım işçisi 50 kişiden azsa sigortasızdır." diyor. Bu neyi, kimi koruyor? Toprak ağalarını koruyor. Anayasa'mızın 2'nci maddesi "Türkiye Cumhuriyeti devleti bir sosyal devlettir." diyor. Sosyal devlet, yoksulunu, fakirini, tarım işçisini koruması gerekmez mi? Toprak ağası mı koruyacağız? Hangi ağanın tarlasında kaç kişinin çalıştığını bölgedeki valilikler de biliyor, kaymakamlıklar da biliyor, jandarma da biliyor. Bugüne kadar ne denetimi yaptınız, kaç denetim yaptınız? Tarlaya gidin, soğan tarlasına, patates tarlasına, domates tarlasına; 100'ün üzerinde insan var, tek bir kontrol yok, hepsi sigortasız; yazıktır, günahtır! Kadın orada çalışıyor, erkeği çalışıyor, kocası çalışıyor, emeklisi çalışıyor, sakat olanı çalışıyor, engelli olanı çalışıyor, o garibim okulda olması gereken çocuk çalışıyor. Bunları niçin sistem dışına atıyorsunuz? Vicdanı olan bir devletin, ahlakı olan bir devletin, adaleti olan bir devletin, Anayasa'sında 10'uncu maddesi eşitlik ilkesini uygulamak isteyen bir devletin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 14'üncü maddesindeki ayrımcılık yasağını getiren ve bu sözleşmeyi uygulayan bir devletin bu ayıbı ortadan kaldırması lazım. 600 bin mevsimlik tarım işçisi var, 600 bin, dile kolay ve bunlar şu anda sigortasız çalıştırılıyor ve bunların ücretleri asgari ücretin altında ve dayıbaşları burada yüzde 10 ücret alıyor. Neye göre alınıyor? Ve bunu belediye başkanlıkları... Ordu Belediye Başkanlığı düzenleme yapmış, valilikler düzenleme yapmış, İçişleri Bakanlığı düzenleme yapmış, Cumhurbaşkanlığının (2024/5) sayılı Mevsimlik Tarım İşçisi Genelgesi var. Kıymayın bu fakir fukaraya. Yani bunun bütçeye mali bir yükü de yok. Bu bir insan hakkı ihlalidir. Bunların feryadına... Ne olur, sizden istirham ediyorum. Ve burada emniyetle ilgili, İçişleri Bakanlığıyla ilgili... Bu insanlar tarladan çadıra minibüsle gidiyor, bu minibüsleri her gün bağlanıyor; "Sen tarlaya bununla gidemezsin, bu minibüs ticaridir, senin buna para alman lazım." Para almıyor arkadaşlar; çadırdan tarlaya, tarladan çadıra minibüsle o işçileri -tarım işçilerini- getiriyorlar. Bunun kontrol yeri bu mevsimlik tarım işçileri değil. Yazık! Bu konuyla ilgili İçişleri Bakanlığından da yetkililerinden de istirhamım, Emniyetten istirhamım: Bu mevsimlik tarım işçilerinin bu araçlarını bağlamayın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Teşekkür ederim.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Teşekkür ediyorum. Sabrınız için sağ olun Başkanım, eksik olmayın.