| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'ın, Meclis önünde eylem yapan öğretmenlere yapılan şiddete, onları temsil eden sendikanın Komisyona çağrılmamasına ve CHP Grubu olarak toplantıyı terk edeceklerine ilişkin açıklaması |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 17 .06.2026 |
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sunum için değerli hocamıza teşekkür ederiz. Bugün burada olan tüm eğitim sendikalarımıza da teşekkür ederiz.
Buraya üç gündür açlık grevinde olan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının mensuplarını ziyaret ederek geldim, Isparta Milletvekilimiz Hikmet Yalım Halıcı ve Çanakkale Milletvekilimiz İsmet Güneşhan'la beraber.
Özel sektör öğretmenlerimiz ve mülakat mağduru öğretmenlerimiz günlerdir Ankara'nın sokaklarında yerlerde sürükleniyorlar, çok sayıda anayasal hakları da ellerinden alındı. Örneğin, eyleme gitmesinler diye otellerinin önüne polis dizilerek Anayasa’nın 23'üncü maddesindeki seyahat özgürlükleri engellendi. 26'ncı ve 28'inci maddedeki basın ve haber alma özgürlükleri, giyim kuşam özgürlükleri, tamamı engellendi. 78 yaşında insanlar polis tarafından darbedildi. EĞİTİM-SEN Genel Başkanı yere yatırıldı ters kelepçeyle, EĞİTİM-İŞ Genel Başkanı gözaltına alındı, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı gözaltına alındı. Peki, neden oldu bunların hepsi? Bu özel sektör öğretmenlerimiz -biz Millî Eğitim Komisyonu üyesiyiz burada aynı zamanda- Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi görüşülürken geldiler ve durumlarını anlattılar. 1965 yılında sahip olmuş oldukları bir hak 2014 yılında Yusuf Tekin ve arkadaşları tarafından ellerinden alındı, taban maaş hakları alındı. Bugün itibarıyla o arkadaşlarımız asgari ücret, hatta bazen asgari ücretin altında çalışıyorlar. Geldiler, anlattılar -buradaki bazı milletvekillerimiz de ona şahit- vekillerin neredeyse gözleri yaşlı oldu, Komisyon Başkanımız Mahmut Özer bunun büyük sorun olduğunu söyledi, çözeceğini söyledi. Bir yıl beklediler. Bir insan hak talebi için bir yıl bekler mi? Bir yıl beklediler. 2025 yazına kadar hiçbir şey yapılmadığı için büyük öğretmen yürüyüşü yaptılar. Büyük öğretmen yürüyüşünü yaptıktan sonra yine beklediler. "Bu sorun çözülecek." denildi. 2026 yazına geldik, 3'üncü yaz, bu öğretmenler tekrar geldiler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu öğretmenlere dedi ki: "Biz patronları masaya oturtamıyoruz." Dünyanın her yerinde işçiler eylem yapar, patronlar anlaşmaya çalışır. Türkiye'de tam tersi bir durum var. Bu öğretmenler masaya oturamıyorlar, yıllardır oyalanıyorlar. 1.611 mülakat mağduru öğretmen -kelimeleri seçerek söylüyorum- Yusuf Tekin'in inadı ve beceriksizliği yüzünden bugün öğretmen değildir. Ben de buradaki vekiller de kendisine mülakatın nesnel bir değerlendirme aracı olmadığını anlattık. İnadından ve kibrinden vazgeçmedi, 1.611 vatan evladı öğretmen olamadı. İki yıldır da onlar bekliyorlar. Buradaki AK PARTİ Grubu dâhil, bütün gruplar "Haklısınız, bunu çözmek lazım." dedi, defalarca yapılan görüşmelerde çözülmedi. Şimdi, siz insanların iki yıldır sorununu çözmeyeceksiniz, iki yıl boyunca adım atmayacaksınız; Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanı "Kanun teklifi veriyoruz." dedi, Filiz Kılıç kanun teklifi verdi, biz kanun teklifi verdik, onları gündeme almayacaksınız; bu öğretmenlere ne bırakıyorsunuz geriye? Dertlerini anlatmaları gerekir, değil mi? Meclise güvenmişler, iki sene beklemişler, iki sene oyalanmışlar, iki senenin sonunda 1965'teki haklarını almaya çalışıyorlar. Ne verdik? Dayak, şiddet, yerlerde sürüklenme. Biraz önce gittik, ziyaret ettik. İkiyi beş geçiyordu yanlış hatırlamıyorsam, ben Sayın Başkanımıza arz ettim, aradım, dedim ki: "Efendim, içeride 6 tane eğitim sendikasını dinlerken, 7'nci eğitim sendikasına dışarıda zulmedilemez; rica ediyorum, bunu önleyin." Neymiş bunların büyük suçu? Milletin yanına gelmişler, Millet Meclisi burası, milletin tecelligâhı, yüce Meclis burası; buraya gelmeyecek de nereye gidecek? Nerede anlatacak derdini? Keçiören'de halk gazinosunda mı anlatacak, Mamak'ta kafede mi anlatacak, Çankaya'da kırtasiyeci dükkânında mı anlatacak, nerede anlatacak? Meclisin önüne gelmişler, dayak, sopa, yerlerde sürükleme, gözaltına alındılar. Biz 3 vekil arabadaydık, indik, yapmayın, etmeyin, bırakın, bari Meclise alalım; yok. İçeride 6 tane sendika dinleyeceksiniz, 7'nciyi dışarıda sopalayacaksınız. "Dr. Jekyll ve Mr. Hyde" gibi; burada çok kibar, dışarıda polisle sopa. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu toplantıya devamda bir yarar görmüyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisini çok açık olarak da uyarıyoruz: Toplantı salonlarında bizimle kibarca konuşup dışarıda sendikaları, hak arayanları dövemezsiniz. Siz o iktidarın bir parçasısınız. Siz o iktidardan bağımsız, nazik insanlar değilsiniz. O iktidar bize ne yapıyorsa siz de osunuz. Dün bununla ilgili bir araştırma komisyonu kurulmasını teklif ettik, yine siz geldiniz, Komisyondaki bu önerimizi reddettiniz. Geçen sene yine muhalefet partilerinin tamamı Meclis İçtüzüğü'ne uygun olarak Millî Eğitim Komisyonunun toplanması teklifini verdik. Ayşen Gürcan İç Tüzük'e aykırı bir şekilde toplamadı. Dolayısıyla bir tiyatro oynamayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu toplantıyı terk ediyoruz. Özel sektör öğretmenlerine, mülakat mağduru öğretmenlere yapılan şiddeti nefretle kınıyoruz. Cumhurbaşkanına, İçişleri Bakanına, Millî Eğitim Bakanına ve Meclisteki tüm milletvekillerine uyarıda bulunuyoruz; bu böyle devam etmez.
Teşekkür ederim.