KOMİSYON KONUŞMASI

MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Değerli Başkanım.

Değerli Hocam, çok teşekkür ederim.

"İçeriğini devlet bu kadar işi arasında kontrol edemez." şeklinde bir cümle sarf ettiniz. Şimdi, cümle aslında doğru değil. Çözüm var mı? Var aslında. Türkiye'de 81 ilimiz var, 81 ilin dışında da ona bağlı 973'e yakın ilçemiz var ve her başsavcılıkta kurulu bulunan bir basın savcısı var. Türkiye'de çıkan tüm kitapları, tüm gazeteleri vesaireyi, biz o basın savcılığına göndeririz. Basın savcısı gerçekten yasaklı vesaireyse onu yayınlamasını yasaklıyor, izin vermiyor. Bunun da yolu, başsavcılıkların bünyesinde kurulu bulunan bilişim suçları soruşturma bürosu var. Yani, basın savcılığının muadili, eşgüdümü. Bu şekilde bir yetki verilerek bu kontrol edilebilir. Yani, devletin "Bu kadar iş arasında ben bunu yapamıyorum." şeklindeki bir savunmaya ve mazeret uydurmaya ne hakkı var hakkı var ne yetkisi var. Bu bir yönde de bilişim suçları soruşturma bürosunun kapsamın içerisinde. Bilemiyorum, bunu bu şekilde düşünmek... Ne derseniz, bunu sormak istedim.

BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. YAVUZ SAMUR - Buna kesinlikle çok katılıyorum Vekilim. Bunun yanında, bir de şuna çok katılıyorum: Yani şu oyun kötü, şu oyun kötü, şu oyun kötüden ziyade ben bir de öbür tarafa geçip iyi olan, kaliteli olan oyunların daha fazla teşvik edilmesi... Çünkü Türkiye öyle bir oyun sektörüne sahip ki biz dünyada en iyi oyun yapan ülkelerden bir tanesiyiz. Gerçekten oyun sektöründen çok güzel para kazanıyoruz ve burada nasıl dizi sektöründe çok iyiysek, oyun sektöründe de buradaki gücümüzün farkına varıp daha kaliteli oyunlar üretilmesi konusunda da oyun üreticilerini destekleyebiliriz çünkü çok hızlı oyunlar çıkıyor artık ve gerçekten kaliteli oyunların ortaya çıkması konusunda bence oyun geliştiricilerini de bu anlamda TÜBİTAK da dâhil desteklersek bence orada çocuklar da kaliteli olan oyunların her zaman farkına varıp onları daha çok oynamak isteyeceklerdir.