KOMİSYON KONUŞMASI

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Evet, ben tüm kuruluşlardaki sunum yapan akademisyen ve arkadaşlara çok teşekkür ediyorum.

Biz komisyon olarak burada tabii ki bu okul saldırılarını göz önüne alarak çocukları bu noktaya getiren ihmaller zincirini ortaya çıkarmak için bulunuyoruz. Okulun kapısında güvenlik, içinde rehberlik, evde aile desteği, dijital dünyada denetim, devlette ise liyakatli ve bilimsel bir çocuk politikasını ortaya koymak için çalışıyoruz Sayın Başkanım.

Ben belki biraz acele ettim ama biraz da dikkat çekmek için 17 Haziranda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Okul Güvenliği ve Çocuk Koruma Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni sundum, 25 Haziranda da bir basın açıklaması yaptım bu konuyla ilgili, nedenini, niçinini ortaya koyan.

Biraz önce Sosyoloji Derneği adına Nilay Hocamdı, hemen hemen önerilerinizin hepsi yer aldığı için de böyle mutluluk duydum yani demek ki aynı şekilde düşündüğüm için.

SOSYOLOJİ DERNEĞİ BAŞKAN YARDIMCISI PROF. DR. NİLAY KAYA - Teşekkürler.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Şimdi, gerçekten her bir kuruluşun sunumlarından faydalanıyoruz. Onun için de böyle birer ikişer soru soracağım her kuruma.

Nilay Hocam size: Okullarda okul sosyoloğu veya sosyal risk izleme birimi kurulmalı mı size göre? Bunu sorayım size. Diğer şeyleriniz zaten örtüşüyor, cevap aldım yani sorularıma.

Yine, Selçuk Hocaya bir sorum olacak: Her okulda kriz anı ve kriz sonrası ruh sağlığı müdahale protokolü olmalı mı? Bir de Türkiye'de çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmet kapasitesi okul temelli şiddeti önlemeye yeterli mi?

Evet, Yeşilaya bir sorum olacak: Son beş yılda kaç çocuk risk riskli görülerek profesyonel destek hizmetlerine yönlendirildi?

HUDER'e soracağım. HUDER de aslında sunum yapan arkadaşımız belki bazı söylemlerde söylerken maksadını aştı, yoksa söyledik, herkes her şeyi söylemek şeyinde demokrasi var bu ülkede. Söyleyeceksiniz tabii ama size de iki soru soracağım: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu risk altındaki çocukları olay olmadan önce tespit etmeye yetiyor mu, yetmiyorsa hangi madde değiştirilmeli veya bir madde eklenmelidir? Yine, çocukların şiddet içeriklerine erişimi konusunda 5651 sayılı Kanun ve sosyal ağ sağlayıcı yükümlülüklerini siz yeterli buluyor musunuz? Her ne kadar "Her türlü kanun var." dediniz ama yok, eksikler var tabii, onlar üzerinde zaten çalışmamızı yürüteceğiz.

İstanbul Aile Vakfına da sormak istediğim; aile danışmanlığı ve ebeveyn eğitimleri zorunlu, erişilebilir kamu hizmeti hâline getirilmeli midir, içinde yaşadığımız süreç önüne alındığında? En son sorum: Dijital oyunlar şiddet içerikleri ve sosyal medya akımları konusunda ailelere hangi pratik rehberlik sağlanmalıdır?

Ben çok çok teşekkür ediyorum sunumlarınız için tekraren.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Nilay Hanım, sizden başlıyoruz; ilk soru size geldi Şenol Hanım'dan.

SOSYOLOJİ DERNEĞİ BAŞKAN YARDIMCISI PROF. DR. NİLAY KAYA - Çok teşekkürler.

Evet, zaten sosyolojinin bakışını anlattığımızda, yapısal ve kurumsal bir sorun olarak görüldüğü için kurumsal yapının içinde de bir PDR'ci, bir psikolog gibi bu izleyici ekip içinde sosyologların olması çok önemli, olayları daha bütünlüklü değerlendirmek için. Daha geniş bir bütünlük bakışının o birlikteki bir ekiple ortaya çıkacağını düşünüyorum. Bu zaten Aile Bakanlığı için de aynı, diğer bakanlıklarının içindeki ekiplerde de bir sosyologla birlikte çalışmanın bütünlükçü bakışı güçlendireceğine inandığımız için sosyologlar mutlaka bir okul sosyologlarının da bir PDR'ci gibi, bir psikolog gibi okullarda yer alması, programların yapılmasında ya da işte uygulanacak birçok faaliyette... Yani sosyolojik lensi kaybetmeyelim bu kurumlardan diye düşünüyorum.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Bölgenin sosyolojik konumunu da analiz edebilecek...

SOSYOLOJİ DERNEĞİ BAŞKAN YARDIMCISI PROF. DR. NİLAY KAYA - Evet, daha bütünlükçü. Onun için bütün kurumsal yapılar için önemli olduğunu düşünüyoruz.

Teşekkürler.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Selçuk Bey, size 2 tane soru vardı.

Buyurun Hocam.

TÜRKİYE PSİKİYATRİ DERNEĞİ GENEL BAŞKANI PROF. DR. SELÇUK CANDANSAYAR - İlk soruya hemen yanıt vermek istiyorum.

Şöyle: Türkiye'de zaten çocuk ve ergen psikiyatristi sayısı gerçekten çok az yani AB standartlarıyla karşılaştırılamayacak kadar az psikiyatrist sayısı da. Her okula bir çocuk psikiyatristi gerçekçi bir uygulama değil ama okullarda öğretmeni, psikolojik danışma ve rehberlik uzmanının, sosyal hizmet uzmanını ve psikoloğu içeren bir ekip olmalı. Her okulun da bir "supervisor", süper vizyonunu yapan çocuk psikiyatristi olmalı. Bu entegrasyon Türkiye'de maalesef yapılamıyor, oysa çok kolay yapılabilecek bir entegrasyon. Bu entegrasyon yapıldıktan sonra da -size sunduğumuz görüş raporumuzda var- mutlaka, öğretmenler dâhil bütün okul çalışanları, ama temizlik personeli bile bu konuda eğitim almalı "Riskli davranış nasıl belirlenir?" diye. Burada da iki mesele var. Bir tanesi, riskli çocuklara ayıracağız ama asıl mesele, okulu dayanışmacı ruhla yuva hâline getirmek. O zaman, riskli çocuklu uğraşmak yerine, zaten sağlıklı olan ve sağlıklı kalmaya hazır olan çocukların sayısını ve etkileşimini artırırsanız riskli çocukların riski de düşüyor kendiliğinden. Bu, çok önemli bir şey ve bu entegrasyon... Şu anda Türkiye'de sadece çocuk psikiyatristi sayısı az ama psikolog, psikolojik danışma ve rehberlik uzmanı, sosyal hizmet uzmanı, bu alanda eğer master yaparsa sosyolog arkadaşlarımızın sayısı var, yeter ki bunlar bu okullara dağıtılabilsin. Özellikle dezavantajlı illere dağıtılsın. Maaş teşviki mi olur, kadro açılması mı olur ama her okulda bu yapının kurulması gerekiyor çünkü okullar şiddetin ana kaynaklarından biri hâline geliyor, tüm dünyada da geliyor ve bunun önlemini baştan almamız gerekiyor.

Tamam, herhâlde...

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Her okulda kriz anı ve kriz sonrası ruh sağlığı müdahale protokolü olmalı mı?

TÜRKİYE PSİKİYATRİ DERNEĞİ GENEL BAŞKANI PROF. DR. SELÇUK CANDANSAYAR - Mutlaka olmak zorunda. Hazırladığımız görüşte, bu protokolün ayrıntılarını da verdik yani sekretaryaya da gönderdik onu Sayın Vekil. Mutlaka olmalı. Örneğin, Maraş'ta biz şunu yaşadık: Maraş olur olmaz ben Dernek Başkanı olarak oradaki, üniversitedeki arkadaşı aradığımda, herkes panik hâlindeydi ve üniversitedeki arkadaşım tek başına kalmıştı, nereye gidebileceğini bilmiyordu. Oysa hemen üniversite, ilçe millî eğitim müdürlüğü, il millî eğitim müdürlüğü bir araya gelmeliler, hafta sonu okulun bütün öğretmenleri toplanmalıydı, o okulun öğretmenlerine önce bir kriz eğitimi verilmeliydi ve pazartesi günü okul açıldığında öğretmenler sınıflarda çocuklarıyla. öğrencileriyle bu yası konuşabilmelilerdi. Bu yapılmadığı için bugün daha fazla sıkıntı yaşıyoruz. Bu akut ve erken müdahale, bütün kitlesel afetlerde en önemli etken. Bu etkene dair bir düzenlemeyi maalesef Türkiye'de bir türlü hayata geçiremiyoruz.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Teşekkür ediyorum Hocam.

Diğer bir soru; YEŞİLAY'dan Hakan Çetin Bey gelmişti.

Buyurun. 12-18 yaş

YEŞİLAY AKADEMİ DİREKTÖRÜ HAKAN ÇETİN - 12-18 yaş, YEŞİLAY danışmanlık merkezleri. Son üç yıldır aslında 12 yaşa indirdik ve toplam gelen -farklı kategorilerde- 5.385 vaka var, danışan var. Bunların çoğunluğu -biraz önce slaytımda da söylemiştim- yüzde 64'ü internet bağımlılığıyla ilgili geliyor, yüzde 5,7'si alkol ve maddeyle ilgili, yüzde 2,9'u tütünle ilgili, kumarla ilgili de yüzde 0,2 oranında bir başvuru olmuş. Toplam 82 bin başvurunun içerisinde yaklaşık 5.400 adet 12-18 yaş başvurusu aldık.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Bu üç yıllık mı?

YEŞİLAY AKADEMİ DİREKTÖRÜ HAKAN ÇETİN - Evet, üç yıllık veri.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Ben beş yıllığı sordum. Bir de profesyonel destek mekanizmalarına kaç kişi yollandı? Madde bağımlılığında mesela, özellikle onu sormuk istedim ben, belki söylememiş olabilirim ama madde bağımlılığıyla ilgili.

YEŞİLAY AKADEMİ DİREKTÖRÜ HAKAN ÇETİN - Evet, yani burada şöyle işliyor YEŞİLAY Danışmanlık Merkezlerinde sistem, onu ifade etmek isterim. Arındırma tedavisi denilen Sağlık Bakanlığının uygulamış olduğu tedavi, ilaç protokolü, AMATEM veya ÇEMATEM yani çocuk oldukları için ÇEMATEM üzerinden devam ediyor. Bizim sosyal hizmet uzmanlarımız oradaki tıbbi süreci takip ediyor. Ancak bizde klinik psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve halkla ilişkiler uzmanları çalıştığı için biz psikososyal destek hizmeti sağlama tarafında bu profesyonel desteği veriyoruz ancak tıbbi bir gereklilik varsa o ilgili Sağlık Bakanlığı kuruluşundan hizmet alarak bizdeki sürecini devam ettiriyor. Bu bahsettiğim 5.385 kişinin kaçı Sağlık Bakanlığıyla entegre bir şekilde görüldü, dilerseniz sonra onu paylaşabilirim, o kırılım, detay yok şu anda elimde.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Şimdi Fatih Bey, size de bir soru geldi "Çocuk Koruma Kanunu ve diğer mevzuat yeterli mi?" diye, buyurun.

HUKUKİ ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ KONYA ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI AV. FATİH RUŞEN - Sayın Başkanım, değerli umumdan öncelikle özür dilemek istiyorum, ben kendimi doğru ifade edemedim.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Biraz hızlı geçmek istedin, biz de farkındayız zaten, Şenol Hanım...

HUKUKİ ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ KONYA ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI AV. FATİH RUŞEN - Şöyle, yazdığımı okumadan biraz hızlı geçtim yani nezaketimizin ve samimiyetimizin suistimal edilmemesi, bunu ifade etmek isterim.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Doğru.

HUKUKİ ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ KONYA ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI AV. FATİH RUŞEN - Değerli Maraş Milletvekilimiz de buna işaret etti. Kul olmak eksik olmaktır, hata yapmaktır. Ben özellikle Sayın Başkanımdan özür dilerim, onu mahcup ettiğim için de çok mahcubiyet duydum, kusura bakmayınız lütfen.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Tamam, soruya cevap verelim.

HUKUKİ ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ KONYA ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI AV. FATİH RUŞEN - Soruya da şöyle cevap vermek isterim, şimdi, ben konuşmamın içerisinde teknolojik gelişmelerin regülasyonlardan daha hızlı ilerlediğine çok net bir işaret yaptım. 5395 sayılı Kanun da teknolojik gelişmelerden regülasyon olarak nasibini almış durumdadır. O kadar hızlı ilerlemektedir ve gelişmektedir ki bunda da eksiklikler vardır. Bizim temelde tespit ettiğimiz bir düzine eksiklik var bu kanunda ama hepsinden ziyade dijital risk kavramının -az önce konuşmacılar da ifade buyurdu- kanunda net olarak tanımlanmamış olması en önemli eksiklerden biridir. Erken risk tespit ve önleyici müdahale sisteminin bulunmaması, kurumlar arası ortak çocuk risk bilgi sisteminin bulunmaması, çok disiplinli yani multidisipliner bir sistemin, çocuk koruma modelinin bulunmaması burada önemli bir eksikliktir.

Diğer soru da "5651 sayılı Kanun'un eksikleri var mı?" diye belirtti Sayın Vekilimiz. Çocuklara yönelik algoritmaların hukuki denetime tabi olmaması, yaşa uygun tasarım yükümlülüğünün bulunmaması, çocuk hesaplarında güvenli varsayılan ayarların zorunlu olmaması. Biz HUDER olarak, Aile Vakfının da dijital anafor olarak başlattığı programda, özel bir oturumda bütün bu eksiklikleri tespit ettik. Aslında, ben burada kanunlarımızın eksiksiz ve mükemmel olduğundan ziyade kurumlarımız arasındaki koordinasyonun yükseltilerek elimizdeki malzemeyle daha verimli sonuçlar elde edebileceğimizi vurgulamak istedim. Bu sebeple, çocuk saldırılarıyla ilgili mücadele eylem planımız bir çerçeve, bir öneri planıdır. Okunduğunda, incelendiğinde değerli tavsiyeler olduğunu, katkı sağlayacağına inanıyoruz. Biz de -Sayın Aile Vakfı Başkanımızın belirttiği gibi- yedi gün yirmi dört saat sizlere hizmet sunmaya hazırız Başkanım.