| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 24 .06.2026 |
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Ben arasında Türkiye Barolar Birliğinin bu noktadaki görüşünü önden dinlememizin faydalı olacağını düşünüyordum. Birazdan söz vereceksiniz ama yine de keşke önden dinleyebilseydik.
Tabii, teklifin 1'inci maddesinin gerekçesinde, alacaklının alacağını daha hızlı tahsil etmesini sağlamak iddiası söz konusu ancak gerçek aslında tam da bunun tersi. Kanunen zaten mahkeme kararlarının gereği derhâl yerine getirmelidir, hukuk devletinin gereği de zaten budur. Şimdi, bu düzenlemeyle ne yapılıyor? "Mahkeme kararını kazandın ama hemen alacağını tahsil edemezsin. Önce idareye başvuracaksın, banka hesabını bildireceksin, sonra da otuz gün daha bekleyeceksin." deniliyor. Mahkeme kararlarının gereğini zamanında yerine getirmeyen idareyi disipline etme yerine alacağını tahsil etmeye çalışan vatandaşa yeni bir bekleme süresi getiriliyor. Sorun, idarenin mahkeme kararlarını aylarca, bazen yıllarca geciktirmesidir, kamu kurumlarına haciz yapılamıyor. Herhangi bir konuda avantajlı olan kamu kurumları, bu haklarını suistimal edip hakkını arayan mağdur insanları uzun sürelere yayarak zaten mağdur ediyor. "Bakanlıktan ödenek gelmedi, talep imzaya gitti, şu aşamada bu kademede." diyerek zaten geç ödenen alacaklar daha da geciktiriliyor. İdarelerin ödeme yapmadığı, mahkeme kararlarının sürüncemede bırakıldığı, insanların hakkına ulaşabilmek için defalarca kapı aşındırdığı bir ortamda siz şimdi de bir zorunlu başvuru ve bir aylık bekleme süresi getiriyorsunuz. Bu düzenleme, açıkça alacağın tahsilini geciktiren bir düzenlemedir, üstelik gerekçede söylenenlerin önemli bir kısmı da gerçeği yansıtmamaktadır. "Banka hesap bilgisi bilinmediği için ödeme yapılamıyor." deniliyor. Oysa davaların büyük bölümünde taraf bilgileri de, vekil bilgileri de, iletişim bilgileri de dosyada mevcuttur. UYAP çağında idarenin ödeme yapmamasının sebebi, hesap numarası eksikliği değil, ödeme iradesinin bulunmamasıdır. Dahası bu teklif, yalnızca vatandaşın bekleme süresini uzatmıyor, avukatların emeğine de müdahale ediyor; çünkü, bugün idare mahkeme kararını yerine getirmediğinde başlatılan icra takibi sonucunda doğan icra vekâlet ücreti aslında gecikmenin ve ödeme yapmamanın bir sonucudur. İdare zamanında ödeme yapsa zaten böyle bir masraf doğmayacaktır. Şimdi ise idareye ek bir koruma kalkanı getiriliyor. Mahkeme kararını yerine getirmeyen idarenin sorumluluğu azaltılırken avukatın emeği ve alacaklının hakkı burada budanıyor. Bu düzenleme hakkını arayan vatandaşı ve emeğinin karşılığını almaya çalışan avukatı ise beklemeye mahkûm eden bir düzenlemedir. Biz mahkeme kararlarının geciktirilmesine, vatandaşın alacağının bir ay daha bekletilmesine ve avukatın emeğinin değersizleştirilmesine karşı çıkıyoruz. Bu nedenle, söz konusu 1'inci maddenin tekliften çıkarılması gerektiğini ifade ediyoruz. Buna yönelik olarak da önergemizi vermiştik, bu yönüyle dikkate alınması ve teklifin 1'inci maddesinin tekliften çıkarılmasını talep ediyoruz.