| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 24 .06.2026 |
HASAN ARSLAN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkanım, teşekkür ederim.
Kıymetli hocalarım, arkadaşlar; sunumlarınız için çok teşekkür ederim. Her bir kişiyi dinlediğimiz zaman farklı bir vizyonumuz oluşmaya başlıyor. Bu çabalarınız kıymetli, takdir ediyoruz.
Ben ilk sorumu Sabiha Hanım'a yöneltmek istiyorum. Sunumunuzda yapay zekâ ehliyetinden bahsettiniz, yapay zekâ ehliyeti yerine bunun adına "yapay zekâ dersi" desek, zorunlu ders olsa yerini alır mı, uygun mu, bilmiyorum, bunu öğrenmek isterim sadece, sizin fikrinizi almak isterim.
İkinci sorum Erdal Hocama. Daha doğrusu, bütün sunumlardan az çok aldığımız verilerde benzer hedefler var. Burada olumlu okul iklimi, sosyal, duygusal öğrenme, önleyici rehberlik, okul-aile iş birliği, kıymetli konular ve kıymetli başlıklar, hepimizin odaklanacağı başlıklar. İnşallah, Komisyon raporuna da bu minvalde bir şeyler geçer ve faydalı şeyler oluşur. PDR ihtiyacı; tabii, sayısal ihtiyaç bir yere kadar, bir de nitelikli ihtiyacı sağlamak lazım, sadece sayıya odaklanmamak da lazım. Bizim Kahramanmaraş'ta da Urfa'da da yerinde gördüğümüz şey, okullar arası ya da sistemler arası, kurumlar arası iş birliği yok; PDR uzmanlarıyla da yok, öğretmenler ve PDR arasında da gördüğüm kadarıyla yok, kısmen gönderiliyor, A okulu farklı bir uygulama yapıyor, B okulu farklı bir uygulama yapıyor. Bunların standardizasyonu ve nitelikli PDR hizmetinin sağlanabilmesi açısından herhâlde bir çalışmaya, sistemin kurulmasına ihtiyaç var ancak verdiğiniz rakamlara göre "Yaklaşık Türkiye'de 37 bin civarında PDR uzmanına ihtiyaç var?" diyorsunuz, takdir edersiniz, bunu birden karşılamak mümkün değil ama bu süreçte zaman da kaybetmememiz lazım. Peki, düzgün kurulacak bir sistem... Düzgün derken, algoritmalı, yönlendirmeli bir sistemle okullardaki öğretmenlerimizin bu açığı kapatma ihtimaline ne dersiniz ya da burada biraz daha yoğunlaşmaya ne dersiniz? Bir hocamızın önerisi olmuştu ilk sunumlarda "Mevcut öğretmenlerimiz sadece ders saatinde geliyor, onun dışında gidiyorlar." demişti, sekiz saatlik mesaiyi doldurmuyor, bugün beş saat dersi varsa beşine geliyor, üç saatinde gidiyor. "Bu öğretmen arkadaşlarımız mesaide rehberlik anlamında öğrenciler zimmetlenerek kullanılabilir." demişti, bana akıllıca gelmişti işin doğrusu. Bu açık diğer öğretmenlere sistemli bir eğitimle, hatta eğitim de vererek giderilebilir mi, yerini tutabilir mi tamamlanana kadar? Bu konudaki fikrinizi almak isterim.
Teşekkür ederim.