KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Komisyonumuzun saygıdeğer üyeleri, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar, basınımızın güzide temsilcileri; hepinizi hürmetle selamlıyorum.

Toplantı yeter sayımız vardır.

Komisyonumuzun 28'inci Yasama Dönemi 13'üncü Toplantısını açıyorum.

Bugün 22 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan ve aynı tarihte esas komisyon olarak Komisyonumuza havale edilen (2/3737) esas numaralı, İstanbul Milletvekili Nurettin Alan ve Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ile 106 milletvekilinin Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız.

Kıymetli milletvekilleri, adalet bir devletin temelini, toplumun huzurunu ve milletimizin geleceğe olan güvenini ayakta tutan en önemli değerdir. Tarih boyunca güçlü devletler adaletle büyümüş, adalet duygusunun zedelendiği dönemlerde ise toplumsal barış ve güven duygusu zarar görmüştür. Bu nedenle adalet yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret değildir, aynı zamanda toplumsal huzurun ve devlet ile vatandaş arasındaki bağın en güçlü dayanağıdır.

Hukuk, değişime kapalı, durağan, katı bir kurallar dizini değildir. Toplumun ihtiyaçları, ekonomik dinamikler ve özellikle dijitalleşmeyle birlikte teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler sürerken hukuk sisteminin bu değişime ayak uydurması gerekmektedir. Hayatın hızına ve ritmine yetişemeyen, yeni sorunlara çözüm üretemeyen ve vatandaşın haklı beklentilerini karşılayamayan yasaların toplumdaki adalet duygusunu güçlendirmesi tabii ki beklenemez. İşte, bu yüzden vatandaşlarımızın hakkına daha hızlı kavuşması, yargı süreçlerinin daha iyi işlemesi ve adaletin hızla yerini bulması için reform niteliğindeki çalışmalarımızı aralıksız sürdürmek zorundayız.

Değerli milletvekilleri, bizim medeniyet tasavvurumuzda adalet güçlü ile güçsüz arasında dengeyi sağlayan, haklıyı koruyan ve haksızlığı engelleyen en önemli teminattır. Devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisinin temelinde de adalet duygusu yer almaktadır. Adalet alanındaki çalışmalarımızın güncel yol haritasını yargı reformu strateji belgeleri ve insan hakları eylem planları oluşturmaktadır. Bu kapsamda mevzuatımızda birçok güncelleme yapılmış, yargı paketleri başta olmak üzere adalet hizmetlerinde reformu hedefleyen çalışmalar hayata geçirilmiştir. Yargı reformu tek bir düzenlemeyle tamamlanan değil, sürekli, aşamalı ve ihtiyaçlara göre gelişen dinamik bir süreçtir. Biz de bu anlayışla sahadan gelen talepleri, uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçları ve vatandaşlarımızın beklentilerini dikkate alarak yargı paketleri oluşturuyor ve birbiri ardına Meclisimizin gündemine taşıyor ve yasalaştırıyoruz. Adalet Komisyonu olarak iktidar ve muhalefet milletvekilleri, bürokratlar, barolar ve tüm ilgili kesimleri dinleyerek toplumsal ihtiyaçları kapsayan düzenlemeleri istişare kültürüyle hayata geçiriyoruz. Bu amaçla, sahada görev yapan hâkim ve savcılarımızın, avukatlarımızın, akademisyenlerimizin, Adalet Bakanlığı bürokratlarının ve sivil toplum kuruluşlarının değerli görüş ve önerileriyle ve teknik destekleriyle hazırlanan on ikinci yargı paketi değişen hayatın ihtiyaçlarına cevap veren, hukukun üstünlüğünü esas alan, vatandaşın beklentilerini merkeze koyan ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda hukuk devletinin temellerini daha da sağlamlaştıran reform irademizin somut bir göstergesi olacaktır.

Değerli milletvekilleri, bugünkü toplantımızda ele alacağımız kanun teklifinin de 2025 yılında yayımlanan Dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi temel vizyonu dikkate alınarak hazırlandığına inanıyorum. Toplamda 12 farklı kanunda değişiklik ve düzenleme içeren teklif, yürürlük, yürütme ve 1 geçici madde dâhil olmak üzere toplam 30 maddeden oluşmaktadır. Teklifle yapılan düzenlemelerin özel hukuk ve ceza hukuku alanında yargılama faaliyetlerinin etkinliğinin ve hızının artırılmasına dair düzenlemeler, idari yargı alanında tek hâkimle görülecek işler, istinaf ve temyiz hükümlerine ilişkin düzenlemeler, Anayasa Mahkemesinin değişik tarihlerde vermiş olduğu iptal kararları sonrasında oluşan hukuki boşluğu gideren ve ihtiyaç duyulan bazı düzenlemeler olmak üzere üç temel başlık altında toplandığı görülmektedir. Burada teklifle vatandaşlarımızın adalete erişiminin kolaylaştırılması, yargılama faaliyetinin daha da hızlı, kolay ve usul ekonomisine uygun şekilde yürütülmesi, hak arama hürriyetinin korunması ve makul sürede yargılanma ilkelerinden yola çıkarak yargılama sürelerini kısaltan ve günümüzdeki teknolojik gelişmelere uyumlu, daha etkin ve dijital dönüşüme ayak uyduran bir adalet mekanizmasını inşa etmek için çeşitli konularda düzenlemeler öngörüldüğü görülmektedir. Bu kapsamda medeni hukuk alanında yapılan düzenlemeler özellikle göze çarpıyor. Bunlardan bazıları, örneğin, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalarda tazminat miktarına uygulanacak faizin başlangıç tarihlerine ve ifa amacıyla yapılan ödemelerin mahsup edilmesi yöntemine ilişkin birtakım düzenlemeler var. Adli yargı mercilerince idare aleyhine hükmedilen her türlü para alacaklarının ödenmesine ilişkin cebri icra öncesinde idareye başvuru zorunluluğu getiren düzenlemeler var. Yine, miras yoluyla intikal eden ve sadece yasal mirasçıların hissedar oldukları taşınmazlar yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin ilk artırıma dair ihalenin sadece mirasçı olan malikler arasında yapılmasını esas kabul eden düzenlemeler var. Bununla birlikte, Noterlik Kanunu'nda yapılan düzenleme yer almakta. Yine, hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hâkim ve cumhuriyet savcılarının disiplin incelemesine muhatap olabileceklerine dair düzenlemeleri görüyoruz. Bununla birlikte, yine, teklifle idari yargı alanında düzenlemelere de yer verildiğini görüyoruz. Bu kapsamda, Danıştayın idari kapasitesini güçlendirecek düzenlemeler yapılmakta, idari yargıda tek hâkimle bakılan davaların kapsamı genişletilmekte. Teklifle ayrıca Anayasa Mahkemesince geçmişte verilen çeşitli konulara ilişkin iptal kararlarının oluşturduğu hukuki boşluğun doldurulması ve uygulamada yaşanabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla bazı önemli düzenlemelere de yer verilmiştir.

Kıymetli milletvekilleri, milletimizin beklentilerini karşılayacak olan bu önemli düzenlemeyi Adalet Komisyonumuzda tüm yönleriyle, her zaman olduğu gibi titizlikle ve katılımcı bir anlayışla görüşerek Gazi Meclisimizin takdirine sunacağız. Toplantımıza katılan ve katkı sunacak tüm milletvekillerimize, bürokratlarımıza ve değerli katılımcılara şimdiden teşekkür ediyor, görüşmelerimizin verimli geçmesini, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bugünkü toplantımızda önce teklif hakkında Komisyonumuzu bilgilendirmek üzere teklifin ilk imza sahiplerine söz vereceğim. Ardından varsa Anayasa'ya aykırılık önergelerini ve tekliflerin birleştirilerek görüşülmesine ilişkin önergeleri işleme alacağım. Daha sonra teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçerek istem sırasına göre söz talep eden Komisyon üyelerimize söz vereceğim ve diğer milletvekillerinin söz taleplerini karşılayacağım. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddeleri üzerindeki görüşmelere geçeceğiz.

Şimdi, teklif hakkında Komisyonumuzu bilgilendirmek üzere teklifin ilk imza sahiplerinden İstanbul Milletvekili Sayın Nurettin Alan'a söz veriyorum.

Buyurun Sayın Alan.