| Komisyon Adı | : | İÇİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Sivas Milletvekili Hakan Aksu ve Gümüşhane Milletvekili Celalettin Köse ile 85 Milletvekilinin Türk Kızılay Kanunu Teklifi (2/3690) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .06.2026 |
ALİ BOZAN (Mersin) - Kıymetli hazırun, ben de herkesi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Özellikle kamu kurumlarından buraya gelen arkadaşlarımıza tekrar ben de hoş geldiniz demek istiyorum.
Şimdi, değerli arkadaşlar, hepimiz Kızılay dediğimizde ya da bugün sokakta yaşayan yurttaşlara "Kızılay" dediğimizde muhtemelen herkesin aklına ilkin kan bağışı gelir, sonra deprem gelir, afet gelir yani en dara düştüğümüz anda, en dara düştüğümüz anda aklımıza gelen kurum Kızılaydır ve 86 milyon yurttaşın tamamının dara düştüğünde ilk aklına gelen kurum Kızılay. Bu nedenle, böylesi bir kurumumuzun ve bir buçuk asırlık geçmişi olan bir kurumumuzun ilk defa kanunu yapılıyorken elbette önerilerimiz olacak, elbette eleştirilerimiz olacak. Ben bu konuda, iki gün önce yapılan bilgilendirme toplantısı sonrasında muhalefetin kimi eleştirilerinin dikkate alınarak iktidar tarafından bugün yeni önergeler verilmiş olmasını çok kıymetli buluyorum, bunun için ayrıca teşekkür ediyorum ama maalesef bizim hem komisyonlarda hem Mecliste yasa yapma süreçlerimizde sıkıntı var. Şöylesi bir sıkıntı var: Mesela, az önce muhalefetten arkadaşlar bir alt komisyon kurulmasını önerdiler ve elbette onların da gayesi, amacı şu: Daha iyi bir Kızılay; başka bir gayesi yok, kimsenin zaten başka bir gayesi yok. Yani bugün bu kanun teklifi iki ay sonra Meclise gelse kaybedecek çok bir şeyimiz yok çünkü süreyle ilgili bizim bir sıkıntımız yok. Keşke alt komisyon kurulması teklifi kabul edilmiş olsaydı. Ya da aynı şekilde, kimi zaman burada saatlerce, bazen günlerce konuşulan, tartışılan bir kanun teklifi Meclise geliyor, ya Mecliste gecenin saat on ikisinde, bakın, bu ülkede belki on yıl, yirmi yıl, otuz yıl, kırk yıl uygulanacak bir kanun teklifiyle ilgili gecenin on ikisinde Grup Başkan Vekillerimiz geçiyor, beş dakika içerisinde bir değişiklik yapılıyor, beş dakika içerisinde bir madde geri çekiliyor. Gerçekten bu ciddi anlamda sorun, ciddi anlamda eksiklik. İşte tam da bu nedenle bizim mevzuatımız artık yamalı bohçaya dönmüş. Şu anda bu ülkede değişiklik görmeyen kanunumuz yok. İşte tam da bu yanlış yasa yapma tekniğinden kaynaklandığını düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar, biz bütün kanun maddeleriyle ilgili önergeler hazırladık ve hazırladığımız önergelerin birçoğu değişiklik içermiyor, ekleme içeriyor. Bakın, özellikle ekleme içermesi nedir? Diyoruz ki: Ekleme teklif ettiğimiz kanun maddesine bizim bir itirazımız yok. Eklemelerimiz ne için? Bir, şeffaflık için; bir diğeri denetim için. Az önce arkadaşlarımız denetimle ilgili düşüncelerini ifade ettiler, kesinlikle katılıyoruz. Değişiklik içermeyen, denetimi daha da artıracak, denetimi daha da güçlendirecek olan önergelere bence hiç kimsenin itiraz etmemesi gerekiyor.
Evet, maalesef ben de üzülerek ifade edeyim, "Kızılay" dediğimizde akla üç yıl öncesi geliyor. Evet, Kızılayın 6 Şubat depremleri sonrasında yaşanan o çadır kriziyle, çadır faciasıyla gündeme gelmemesi için -bugün biz kanununu yapıyoruz- bir daha aynı şekilde gündeme gelmemesi için, bir daha toplumda itibarının zedelenmemesi için mutlak surette denetimi bizim artırmamız gerekiyor. Yani o konuda da şunu ifade edeyim, şu söyleniyor: "Üç yıl önce bir kriz yaşandı." İşte buna "eksiklik" deniliyor. Peki, bu bir eksiklikse, o çadır faciası da çadır krizi de yaşanan bir eksiklikse bu eksiklikten kaynaklı hiç kimse yargılandı mı, hiç kimsenin ifadesi alındı mı? Eğer o eksiklikten kaynaklı sorumlu olduğu düşünülen, sorumlu olduğu iddia edilen, şikâyet edilen, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının bir soruşturmasına konu olan kişilerin ifadesi alınmış olsaydı, yargı önüne çıkarılmış olsalardı bugün Kızılay kurumu emin olun bu kadar tartışılmazdı. Ben de şuna katılıyorum: Sadece bir olay üzerinden bir kurumun tartışılmaması, bir kurumun yıpratılmaması gerektiğini düşünüyorum ama o meydana gelen ve toplumun çok geniş kesimlerinin eleştirdiği, aynı zamanda üzüldüğü çadır faciasından, çadır krizinden kaynaklı da o eksikliğe sebebiyet veren ya da göz yuman birileri de bir zahmet hesap versin, yargı önünde hesap versin, halk da desin ki: "Ya, bizim kurumumuz kıymetli, değerli. Bir eksiklik yapıldı, bir yanlış yapıldı. Bu yanlışın, bu eksikliğin hesabı soruldu."
Değerli arkadaşlar, ben bu kanunun tamamıyla ilgili olarak son olarak şunu ifade edeyim: Umarım ve dilerim ki ülkemiz bir deprem yaşamaz, bir afet yaşamaz ve biz bu kanunda özellikle eleştirdiğimiz, özellikle değiştirilmesini talep ettiğimiz konularda haklı çıkmayız. Sebebi nedir? Bakın, az önce arkadaşlarımız söyledi, sebebi şu; maalesef şundan kaynaklı, ben kişilerden azade ifade edeyim: Bir kanunda, bir düzenlemede "muafiyet" kelimesi, "istisna" kelimesi, "ihale" kelimesi geçtiğinde normalde bir düşünüyorsam on düşünmek durumundayım. Bunun sebebi de açık: Bunun sebebi, çeyrek asırlık bir iktidar pratiği var maalesef ortada. İşte, tam da bundan kaynaklı "muafiyet", "istisna" ve "ihale" kelimelerinin geçtiği bir kanunla ilgili bizim yapabileceğimiz şey nedir? Denetimleri artırmaktır.
Ali Bey belki biraz sonra söyleyecek. Biz arada kendisiyle sohbet ettiğimizde şunu söyledi, dedi ki: "Ben bizzat kendim deprem yaşadım. Deprem anında bizim çok hızlı hareket etmemiz gerekiyor." Evet, çok hızlı hareket etmemiz gerekiyor. Evet, belki deprem anında Kamu İhale Kanunu mevzuatına takılmamak gerekebilir ama sonrasında bunun denetiminin sağlanması gerekiyor. Eğer denetimi sağlanmazsa o zaman bir buçuk asırlık Kızılay kurumu bu defa şununla gündeme gelir: Alımlar kimlerden yapıldı, kim para kazandı, işte, kimin cebi doldu, kasası doldu tartışmaları yapılır ve maalesef, üzülerek ifade edeyim, kurum aynı şekilde kamuoyunda tartışılır hâle gelir. Bizim önergelerimiz, çoğunlukla, ifade ettiğim gibi, denetimin ve şeffaflığın artırılması üzerine. Biz özellikle denetim ve şeffaflığın artırılması üzerine verdiğimiz önergelerin iktidar vekillerince de dikkate alınmasını rica ediyoruz.
Tekrardan teşekkür ediyorum herkese.