| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy ve Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz ile 64 Milletvekilinin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3669) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .05.2026 |
SADULLAH KISACIK (Adana) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri, değerli milletvekilleri, Sayın Bakanım, sayın bürokratlar, sivil toplumumuzun değerli temsilcileri ve basınımızın güzide mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, bugün, yine birçok maddeyi içeren bir kanun teklifini görüşüyoruz. Genelde hem varlık barışı hem de birtakım vergisel düzenlemeleri içeren bir kanun teklifi.
Şimdi, kanun teklifinin geneline ve gerekçelerine baktığımız zaman Anayasa'nın eşitlik ilkesini, vergi adaletini, kamu mali disiplinini ve idarenin denetimini zayıflatan sorunları teşkil ettiğini görüyoruz.
Şimdi, Anayasa’nın 73'üncü maddesinde güvence altına alınan "mali güce göre vergilendirme" ve "vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı" ilkelerini maalesef bu kanun teklifinde göremiyoruz.
Yine, bu kanun teklifi, geniş toplum kesimlerinin vergi yükünü hafifletmek yerine yüksek gelirli yabancı yatırımcılar, büyük sermaye grupları, finans kuruluşları ve belirli teknoloji şirketleri lehine kapsamlı vergi istisnaları getirerek vergi sistemini sosyal adaletten uzaklaştırmaktadır. Vergi politikası, kamusal hizmetlerin finansmanını sağlamak yerine seçilmiş ekonomik aktörlere ayrıcalık tanıyan bir teşvik mekanizmasına dönüşmüştür maalesef.
Şimdi, bu kanun teklifinin en önemli maddesi olan ve birçok esnafımızın, işletme sahibimizin, işverenimizin de beklediği 1'inci maddede bir vergi yapılandırma beklentisi var. Şimdi, kanun teklifine baktığınız zaman, 36 aylık tecil 72 aya çıkarılıyor, 50 bin TL olan teminatsız tecil 1 milyon TL'ye çıkarılıyor ama şu andaki esnafımızın, işverenimizin, işletme sahiplerimizin beklentisini bu madde maalesef karşılayamıyor. Şimdi, nasıl zor zamanlardan geçiyoruz, nasıl şu anda sıcak para için ülke dışarısında Sayın Hazine ve Maliye Bakanımız kurumları geziyor, sizler birtakım düzenlemeler yapıyorsunuz, aynı şekilde esnafımız da zor durumda, esnafımızı da işletme sahiplerimizi de bir anlamanız lazım, onlar da zor durumda çünkü kolay zamanlardan geçmiyoruz ve bunu da esnafımız yaratmadı yani. Şimdi normal bir süreçte değiliz, şu anda Türkiye'deki esnaf ve işletmelerin en büyük sorunu vergi ve SGK borcudur. Yani cumhuriyet tarihinde olmayan böyle bir sistem kurdunuz. Allah'ım esirgesin, adamın hesabına bloke koymuşsunuz, adam fatura kesmiş, fatura kestiği müşteriye yazı yazıyorsunuz, diyorsunuz ki: "Aman ha, borcu var, onu bana ver." Adamın arabasına, yazar kasasına, POS'una; neyi varsa bloke koyuyorsunuz. Şu anda esnafa gidin, herkesin önünde bir tebligat var, herkesin önünde bir tebligat var gerçekten yani isterseniz gezelim, vallahi herkesin önüne bir şekilde tebligat gelmiş, ya kendisine ya müşteriden dolayı, fatura kestiğinden dolayı kendisine. Ya, arkadaşlar, bu dönemde böyle bir şey olamaz ya, bu dönemde böyle bir durum olamaz.
Şimdi, bu düzenleme esnafımızın beklentisinden çok uzak. Burada, şimdi, 36 ayı 72 aya çıkarmak bir şey ifade etmiyor ki siz sadece süreyi uzatıyorsunuz, zaten adam kilitlenmiş, zaten borcunu ödeyemiyor. İşin kötüsü, yüzde 44 gecikme faizi alıyorsunuz zaten. Şimdi tecil olunca da yine değişen bir şey yok, orada da yüzde 39 tecil faiziyle beraber bu borç ileri vadeye atılıyor yani esnaf hâlâ borç tuzağının, faiz tuzağının içine çekiliyor.
Şimdi, burada şu önemli: Tamam, şimdi mesela burada, bu teklifte ihracatçıyı destekleyen, yurt dışından yatırımlarının getirilmesini destekleyen, nitelikli iş gücünü destekleyen birtakım maddeler var. Bunun için birçok ayrıcalıklar tanınıyor ama şu anda ekonomimizin can damarı olan, mahallelerimize kadar, kılcal damarlara kadar inen esnafımız için hiçbir şey yapılmıyor ya, hiçbir şey yapılmıyor. Bakın, şu kanun teklifiyle 18'inci yılda 9'uncu kez varlık barışı teklifi getiriyorsunuz. Şimdi bu teklifte rantçılarla barışılıyor, kara paracılarla barışılıyor, uluslararası tefecilerle barışılıyor, parasını yurt dışına kaçırıp sonra getirmek isteyenlerle barışılıyor; bir esnafla barışamıyorsunuz ya, esnafla barışamıyorsunuz yani esnafın dışında herkesle barışıyorsunuz ama bu ülkenin can damarı olan, "Ya, zordayım." diyen esnafla barışamıyorsunuz ya. Esnaftan ne istiyorsunuz? Daha esnaftan ne bekliyorsunuz? Esnafın durumunu en iyi siz görüyorsunuz; rasyolarını görüyorsunuz, değerini görüyorsunuz. Daha ne istiyorsunuz? Yani esnaf zaten ödeyebilse ödeyecek. İnanın, bugün benim mesaj kutum esnaftan gelen mesajlarla doldu. Bakın, benim Instagram, Facebook'taki gönderilerin altına esnaflar 1.500-2.000 yorum yazmış; Allah rızası için bir girin, okuyun yani ağlarsınız ya. Şimdi adam borcunu kapatamadığı için iş yerini kapatıyor artık, borcunu çeviremediği için iş yerini kapatıyor; herkesin hayalleri yıkılmış durumda, ne yapacağını şaşırmış durumdalar. Yani şu zor zamanlardan geçerken -o kadar olumsuzluğun üstüne bir de savaş bindi şimdi- bu zor zamanlardan geçerken esnafa şu anda en ufak bir el maalesef uzatılmıyor. Bakın, bu çok acı, bu çok acı.
Şimdi, bu kadar acı durum varken bugün bakıyoruz, esnafın, işverenin sesi olması gereken Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği -burada arkadaşlara hoş geldiniz diyorum ama- Hukuk Direktörü arkadaşımızı buraya temsilci olarak göndermiş. Yani şimdi TOBB zannediyor ki bu hukuki bir şey. Ya, burada Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu'nun gelip "Kardeşim, bizim esnafımız, işverenimiz, işletmelerimiz zor durumda." deyip savunması lazım. Bilmiyorum çağırdık mı, kendisi mi gelmedi.
NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Gelmez ki zaten.
SADULLAH KISACIK (Adana) - Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonunun buraya gelmesi lazım, şu anda en önemli şey görüşülüyor ya, binlerce esnaf şu anda burayı izliyor ya, bakıyor "Aman, acaba bir şey olacak mı?" diye. TESK'ten burada kimse yok; esnafların başı, Sayın Bendevi Palandöken'in gelip burada oturması lazım normal şartlarda, esnafın hakkını savunması lazım birinci derecede. Eğer kendileri gelemiyorsa başkan vekillerini gönderecekler, yönetim kurulu üyelerini gönderecekler buraya ama maalesef bakıyoruz, esnaf, işveren, işletme sahipsiz olmuş ya. Biz gidip yurt dışındaki adamların, yurt dışına parasını kaçıran adamların hakkına hukukuna, bilmem neyine burada düzenleme yaparken kan ağlayan esnafımız için hiçbir şey yapmıyoruz ya, hiçbir şey yapmıyoruz.
Değerli arkadaşlar, anca 36 ayı 72 aya çıkarıyoruz ama yüzde 39 faizini bile dondurmuyoruz, nefes aldırmıyoruz, nefes aldıramıyoruz ve bu uygulama da çoğu esnafımızın işine yaramayacak. Borçlu esnaf sayısı 1 milyonu geçmiş durumda ve gerçekten de Türkiye'nin şu anda kılcal damarlarını tıkıyorsunuz; net söyleyeyim, kılcal damarlarını tıkıyorsunuz.
Bu varlık barışıyla gelen üç kuruş, beş kuruş zoru gördüğü zaman yarın geri gider ama esnafımızın, giden esnafımızın yerine bir daha birisi gelmez değerli bürokratlar, Değerli Bakanım. Yani sizden rica ediyorum, siz de hayatın içindesiniz, geziyorsunuz, gerçekten de esnafımız zor durumda. Bu düzenlemede en azından bugün esnafımızla ilgili, esnafımızı rahatlatacak, nefes aldıracak uygulamayı bizler Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak sağlamak zorundayız. Bakın, madem esnafa Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu sahip çıkmıyor, Türkiye Odalar ve Borsalar sahip çıkmıyor; bizler Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, milletin temsilcileri olarak biz burada bugün sahip çıkmak zorundayız.
Şimdi, yine bu kanun teklifinde, ihracat yapan şirketlerin kurumlar vergisinin yüzde 9'a düşürülmesi var. Tabii, ihracat yapan işletmelerin önünü açmak önemli; ihracat yapan işletmelerimiz özellikle zor durumda, baskılanan kur yüzünden pazarlarını ciddi anlamda kaybetmiş durumdalar ve o pazarların alınması da kolay değil. Yani bir pazarın kazanılması, on yıllar alan -bakın, yıllar demiyorum- bir süreç, kolay değil. Maalesef, bu pazarlarımızı şu anda maliyet artışları yüzünden işletmelerimiz, ihracatçılarımız kaybediyorlar. Tamam, bu güzel bir şey, bu anlamda yapılabilirse daha fazlası da yapılsın; yüzde 9'a düşmesi güzel bir adım, en azından rahatlatması anlamında. Yalnız, benim burada sormak istediğim bir şey var: Şimdi, biz, ihracat yapan firmalara kurumlar vergisini yüzde 9'a indirirken bu ihracat yapan firmalar hem yurt dışına ihracat yapıyor hem de yurt içinde satış yapıyorlar ama aynı sektörde olup da daha küçük olup, ihracat yapmayıp, aynı sektörde faaliyet gösterip yurt içinde satış yapan ama ihracatı da yok; onların kurumlar vergisi yüzde 25, bu firmaların kurumlar vergisi yüzde 9. Şimdi, bunu kompanse edecek bir adımımız var mı, bir şey var mı? Bunu da burada sizlere sormak istiyorum.
Diğer şeyleri maddelerde anlatacağım Başkanım.
Teşekkür ediyorum.