| Komisyon Adı | : | İÇİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .06.2026 |
HAKAN AKSU (Sivas) - Sayın Başkanım, İçişleri Komisyonumuzun değerli üyeleri, kıymetli bürokratlarımız, sivil toplum kuruluşlarının değerli temsilcileri ve kıymetli basın mensupları; hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Bugün, Komisyonumuzda, kökleri 1868 yılında kurulan Hilal-i Ahmer Cemiyetine dayanan, yüz elli sekiz yılı aşkın köklü geçmişiyle en saygın kurumlarımızdan biri olan Türk Kızılayın kuruluş kanunu teklifini görüşüyoruz.
Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki uzun yıllar boyunca Türk Kızılay Sivas Şube Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş bir kişi olarak Kızılayı yakından tanıma ve faaliyetlerini sahada gözlemleme imkânı buldum; bu nedenle, bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifimizin hazırlanma sürecinde de büyük bir hassasiyetle yaklaştık.
Kanun teklifimizin hazırlıkları altı aydan fazla süren, kapsamlı bir çalışmanın ürünüdür. Bu süreçte AK PARTİ Grubumuz Türk Kızılay Genel Başkanımız ile ekibi, ilgili bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız ve diğer paydaşlarımızla yoğun istişareler gerçekleştirdik; yaptığımız değerlendirmeler doğrultusunda teklifimize son şeklini vererek Komisyonumuzun takdirine sunduk.
Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri; Türk Kızılay yalnızca bir yardım kuruluşu değildir; afet anında sahaya ilk ulaşan, ihtiyaç sahibine el uzatan, savaş ve kriz bölgelerinde mazlumların yanında duran, milletimizin dayanışma ve merhamet anlayışını temsil eden köklü bir kurumdur. Bugün Türk Kızılay yalnızca ülkemizde değil, dünyanın birçok kriz bölgesinde faaliyet gösteren ve Türkiye'nin vicdan diplomasisini temsil eden, saygın bir insani yardım kuruluşudur. Gazze'de yaşanan insani dram, artan çatışmalar ve göç hareketleri güçlü yardım kuruluşlarının önemini her geçen gün daha da artırmaktadır. Bu nedenle, Türk Kızılayın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi yalnızca ülkemizin değil, ihtiyaç duyulan her coğrafyada insanlığa uzanan yardım elinin de güçlendirilmesi anlamına gelmektedir.
Kanun teklifimizin genel gerekçesinde de açıkça ifade edildiği üzere, Türk Kızılay ulusal mevzuatımız ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler çerçevesinde faaliyet göstermektedir. 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri doğrultusunda devletlerin kendi millî cemiyetlerinin hukuki statülerini belirlemeleri ve görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli düzenlemeleri yapmaları uluslararası bir yükümlülüktür. Yine 2004 yılında gerçekleştirilen 34. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Konferansı'nda kabul edilen 4 No.lu kararda devletleri millî cemiyetleri için özel hukuki statülerini düzenleyen kanunlar yapmaya teşvik etmektedir; dolayısıyla, bugün görüştüğümüz teklif yalnızca kurumsal bir ihtiyaçtan değil, aynı zamanda uluslararası yükümlülüklerden de kaynaklanmaktadır. Nitekim, bugün Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, İsviçre, İtalya, Çin ve Avustralya başta olmak üzere dünyanın 109 ülkesinde millî cemiyetlere ilişkin özel kanuni düzenlemeler bulunmaktadır; bu düzenlemelerde genel olarak millî cemiyetlerin hukuki statüsü, kamu otoritesinde yardımcı rolü, uluslararası hareket içerisindeki konumu, amblem kullanım hakları, teşkilat yapısı, gönüllülük sistemi ve mali sürdürülebilirlik esasları düzenlenmektedir; dolayısıyla, kanun teklifimiz herhangi bir istisnai uygulama ortaya koymamakta, tam tersine, uluslararası örneklerle uyumlu bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.
Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri; Türk Kızılayın yürüttüğü faaliyetlere baktığımızda ne kadar büyük bir sorumluluk üstlendiğini ve ne denli geniş bir hizmet ağına sahip olduğunu açıkça görmekteyiz. Afet yönetimi alanında Türk Kızılay dünyanın en güçlü insani yardım organizasyonlarından biridir. Bugün 5 bölge afet yönetim müdürlüğü, 12 afet müdahale merkezi, mobil müdahale araçları, lojistik depoları ve binlerce gönüllüsüyle afetlere hızlı ve etkin şekilde müdahale edebilecek, güçlü bir kapasiteye sahiptir. Kan hizmetleri alanında ise ülkemizin kan ihtiyacını karşılamak amacıyla 18 bölge kan merkezi, 68 kan bağış merkezi, 300'den fazla mobil bağış aracıyla ülke genelinde hizmet vermekte; TÜRKÖK projesiyle de kök hücre ve ilik nakli bekleyen binlerce hastaya umut olmaktadır. Sağlık alanında hastaneleri ve tıp merkezleriyle hizmet sunan Türk Kızılay sosyal hizmetler alanında da vekaletle kurban, zekat, sosyal yardım programları, aşevleri, huzurevleri, öğrenci yurtları ve çeşitli destekler ve projelerle ihtiyaç sahiplerinin yanında yer almaktadır.
Türk Kızılayın faaliyetleri yalnızca ülkemizle sınırlı değildir. Son on yılda 138 ülkede afet ve krizlere müdahale etmiş, kuruluşundan bugüne kadar ise 147 ülkeye yardım ulaştırmıştır. Filistin'den Somali'ye, Sudan'dan Pakistan'a kadar birçok bölgede konut, eğitim, sağlık, sosyal yardım ve kalkınma projeleri yürütmektedir. Bu nedenle, Türk Kızılayın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi aynı zamanda milletimizin dayanışma gücünün ve insani yardım kapasitesinin güçlendirilmesi anlamına gelmektedir.
(Uğultular)
BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Arkadaşlar, biraz sessiz lütfen.
HAKAN AKSU (Sivas) - Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; "asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler Cumhuriyet tarihimizin en büyük afetlerinden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır. 11 ilimizi etkileyen bu büyük felaket devletimizin ve milletimizin tüm imkânlarıyla yürüttüğü büyük bir dayanışma mücadele sürecini beraberinde getirmiştir. Depremin ilk anlarından itibaren arama kurtarma çalışmalarının yanı sıra barınma, beslenme, sağlık ve lojistik ihtiyaçlarının karşılanması için kapsamlı bir insani yardım seferberliği yürütülmüştür. Çadır kentlerin kurulması, konteyner yaşam alanlarının oluşturulması ve temel ihtiyaç malzemelerinin bölgeye ulaştırılması sürecinde Türk Kızılayın kurumsal kapasitesi ve tecrübesi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu süreçte Türk Kızılay 60 bin çalışan ve gönüllüsüyle sahada görev almıştır. 2.630 mahalle ve köye yardım ulaştırılmıştır. 180 bin haneye nakdî destek sağlanmıştır. 98 bin çadır sevk edilmiştir. 400 milyon öğün sıcak yemek dağıtılmıştır.
Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; afet yönetimi, güçlü lojistik merkezleri, eğitimli insan kaynağı, etkin koordinasyon ve sürdürülebilir finansman gerektirmektedir. Şunu özellikle belirtmek isterim ki Türk Kızılay kamu kurumu değildir ve tüm bu faaliyetleri icra ederken merkezî bütçeden pay almamaktadır yani vatandaşlarımızın ödediği vergiler doğrudan Türk Kızılaya aktarılmamaktadır. Türk Kızılayın gelirleri hayırsever kişilerin yaptığı bağışlardan, uluslararası yardım fonlarından ve iştirak gelirlerinden oluşmaktadır.
Sayın Başkanım, değerli komisyon üyeleri; özellikle altını çizmek isterim ki bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifimiz Türk Kızılayın mevcut hukuki niteliğini değiştirmemektedir. Yapılan düzenleme, Türk Kızılayın görevlerinin, yetkilerinin ve faaliyet alanlarının daha açık bir hukuki zemine kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Afetlerin, savaşların ve insani krizlerin giderek arttığı bir dönemde güçlü devletlerin aynı zamanda güçlü insani yardım kurumlarına sahip olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Bu nedenle, bugün değerlendirdiğimiz teklifi yalnızca bir kurum düzenlemesi olarak değil afetlere hazırlık, sosyal dayanışma ve insani yardım kapasitemizin güçlendirilmesine yönelik stratejik bir adım olarak görmek gerektiği kanaatindeyim.
Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; 9 maddeden oluşan kanun teklifimizin maddelerine de kısaca değinmek isterim. 1'inci madde, kanun teklifimizin amaç ve kapsamının çerçevesinin belirlenerek hüküm altına alındığı maddedir. 2'nci madde, kanun teklifimizde yer alan ve uygulamaya esas terimlerin tanımlarının yer aldığı maddedir. 3'üncü madde, Türk Kızılayın görev ve yetkilerini düzenlemektedir. Türk Kızılayın afet, acil durum, savaş ve insani kriz dönemlerinde yürüttüğü faaliyetler kanuni zeminde açık şekilde tanımlanmaktadır. Ayrıca, Cenevre Sözleşmeleri kapsamında Türkiye'nin tek millî cemiyeti olduğu vurgulanmakta ve uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde görevleri hüküm altına alınmaktadır. 4'üncü madde, Türk Kızılayın görevlerini daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirebilmesi için bazı hak ve muafiyetler tanınmasına yönelik düzenlemelerin yapıldığı maddedir. Maddeyle afet yönetimi, lojistik ve geçici barınma hizmetlerine yönelik stratejik ürünlerin Türk Kızılay iştiraklerinden doğrudan temin edilebilmesine imkân sağlanmakta, sosyal yardımlarda mükerrerliği önlemek amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerinin geçerli protokoller çerçevesinde paylaşılmasını düzenlemektedir. Ayrıca, Kurumun gümrük vergisinden muaf tutulması, insani amaçla ithal edilen belirli tıbbi ve bilimsel ürünlere gümrük muafiyeti tanınması ve kamu sağlık kuruluşlarına sağlanan kan bileşenlerinin bedellerinin Türk Kızılaya doğrudan aktarılmasına ilişkin usuller hüküm altına alınmaktadır.
Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; biraz önce belirttim ama tekrar yinelemekte fayda olduğu kanaatini taşıyorum, çok önemli bir husus; 4'üncü maddenin (1)' inci fıkrasının teklifte neden bu kadar uzun, ayrıntılı şekilde düzenlendiğine açıklık getirmek isterim. Kısaca ifade etmek gerekirse, fıkranın uzun ve detaylı kaleme alınmasının nedeni Kamu İhale Kurumu kapsamı dışına çıkılmasını zorlaştırmak ve kapsamı mümkün olduğunca dar tutmaktır. Konuyu biraz daha açmak gerekirse, bu fıkrayla amaçlanan afet, acil durum, kitlesel insani krizler, çatışma ve savaş gibi olağanüstü dönemlerde ihtiyaç duyulan stratejik ürün ve hizmetlerin kesintisiz şekilde temin edilmesini sağlamaktır. Özellikle geçici barınma, afet lojistiği ve insani yardım faaliyetlerinde kullanılan kritik ürünlerin üretim ve tedarik kapasitesinin korunması, düzenlemenin temel gerekçesini oluşturmaktadır. Burada altını çizmek gerekir ki düzenleme Türk Kızılayın tüm iştirak ve şirketlerini kapsayan genel bir istisna öngörmemektedir. Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında değerlendirilebilecek ürün ve hizmetler kanun metninde açık, sınırlı ve tahdidi şekilde sayılmıştır. Dolayısıyla belirli stratejik ürün ve hizmetlerle sınırlandırılmıştır. Ayrıca düzenleme, kamu idarelerine belirli şartların varlığı dâhilinde başvurabilecekleri bir imkân tanımakta olup herhangi bir zorunlu alım mekanizması oluşturmamaktadır. İdarelerin takdir yetkisi korunmakta, yalnızca ihtiyaç duyulması hâlinde kullanılabilecek istisnai bir usul öngörmektedir. Bu yönüyle fıkra, herhangi bir ticari ayrıcalık oluşturmayı değil, afet ve insani yardım kapasitesinin güçlendirilmesini, kriz dönemlerinde ihtiyaçların süratle karşılanabilmesini ve kamu yararının etkin şekilde korunmasını amaçlamaktadır.
Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; 5'inci maddeyle Türk Kızılayın kurumsal yapısına ilişkin hususlar düzenlenmektedir. Madde kapsamında teşkilat yapısı, üyelik sistemi, organların görevleri ve çalışma usulleri gibi kurumsal işleyişe ilişkin konuların tüzükle belirlenmesi öngörülmektedir. Böylece değişen ihtiyaçlara daha hızlı uyum sağlayabilen dinamik bir yönetim modeli korunmaktadır. Mevcut durumda olduğu gibi Türk Kızılayın tüzüğü Cumhurbaşkanımızın onayıyla yürürlüğe girmeye devam edecektir. Ayrıca malumlarınız olduğu üzere Dernekler Kanunu'nun ilgili maddesinde Kızılayın merkez ve şubelerinde bulunması zorunlu organlar açıkça düzenlenmiştir. Teşkilatlanmaya ve diğer hususlara ilişkin ayrıntılar ise tüzükle düzenlenecektir.
6'ncı maddede kanunda hüküm bulunmayan hâllerde ortaya çıkabilecek hukuki ihtilafların giderilmesinde Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmektedir.
7'nci madde de çeşitli kanunlarda yapılan uyum düzenlemelerini içermektedir. Maddeyle bir yandan afet, savaş ve çatışma bölgelerinde görev yapan Kızılay personelinin karşı karşıya kaldığı olağanüstü riskler dikkate alınarak nakdi tazminat ödenebilmesi ve aylık bağlanabilmesine imkân sağlanmakta, diğer yandan sosyal yardımların yerelde daha etkin koordine edilebilmesi amacıyla Kızılay şube başkanlarının, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının mütevelli heyetlerinde yer alması düzenlenmektedir. Bu düzenleme, sosyal yardım alanında kurumlar arası koordinasyonunun güçlendirilmesine hizmet edecektir.
8'inci ve 9'uncu maddelerde yürütme ve yürürlük maddeleridir.
Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi tamamlarken kanun teklifimizin hazırlanmasında emeği geçen başta Türk Kızılay Genel Başkanımız Sayın Fatma Meriç Yılmaz Hanımefendi olmak üzere tüm Kızılay çalışanlarına, katkı sunan kurumlarımıza, görüş ve önerileriyle sürece destek veren siz değerli Komisyon üyelerimize ve değerli milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Kanun teklifimizin Türk Kızılaya, aziz milletimize, tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum.