| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 03 .06.2026 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller!
Şimdi, bu konudaki görüşlerimi geneli üzerine yaptığım konuşmada ifade etmiştim. Bu yapılan açıklamalar benim görüşümü değiştirmeme neden olmadı Orhan Bey.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Hikâye bu ama.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Tabii.
Çünkü buradaki mesele zaten şu: Vergi adaletini tartışıyoruz ve sizin ile bizim aramızdaki fark, bizim iddiamız, sizin vergi adaletini sağlamak doğrultusunda önlemler almadığınız.
ORHAN YEGİN (Ankara) - O zandasınız.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Evet, bunu söylüyoruz. Bu yeni bir şey değil bizim söylediğimiz. Burada bir örneğini daha görüyoruz diye ben bunları konuştum, anlattım.
Şimdi, ben doğma büyüme İstanbulluyum; bana İstanbul'daki taksi plakalarının "Sadece 1 kişinin 1 plakası var, başka plakası yok 1 kişinin." meselesini kimse anlatamaz. Bakın, doğma büyüme İstanbulluyum diyorum.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Resmî olarak yok.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Resmî ya da gayriresmî; ben onu ben diyorum ki: İstanbul'da 1 kişiye ait olan çok sayıda plaka ve bu 1 kişi de çok kişi; var, gerçektir bu, İstanbullu herkes bunu bilir.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Ama hukuken yok.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Hukuktan bahsetmiyoruz her zaman, fiilî bir gerçeklikten bahsediyoruz, fiilî bir durumdan bahsediyoruz.
ERHAN USTA (Samsun) - Daha kötü ya, daha kötü yani hukuken yoksa, fiilen varsa daha kötü.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Yani bunu daha fazla burada konuşmayalım ama ben bunu samimi olarak söylüyorum: Ben bir İstanbulluyum doğma büyüme, bana hiç kimse bunu anlatamaz diyorum. Çok örnek bulurum; gideriz İstanbul'a, dolaşmaya başlarız mahalle mahalle, ben size teker teker o mahallelerdeki o isimleri bile veririm. O kadar net söylüyorum. Anlatabiliyor muyum? Ama bunu şimdi tartışmıyoruz, konu şu anda bu değil, başka bir şey...
ORHAN YEGİN (Ankara) - Aynı aileden...
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Ya, yapmayın Allah aşkına! Aynı aileden eşi...
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Oluç, bir saniye.
Değerli milletvekilleri, sükuneti tesis edelim.
Sayın Oluç, buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Teşekkür ederim.
Aynı aileden eşi, dostu, akrabası, bunların hepsini konuşabiliriz.
Şimdi, dolayısıyla, plaka meselesinde İstanbul başta olmak üzere bazı büyükşehirlerde ciddi bir sorun var. Bunu siz de biliyorsunuz Orhan Bey, Allah aşkına beni konuşturmayın ya! Şimdi şunun için konuşuyorum: Şimdi, bakın, biraz evvel İsmet Bey dedi ki: "Biz çok vergi ödüyoruz, ÖTV falan." Vallahi, ÖTV konusunda sizin söylediklerinizi çok katılıyorum, biz hep bunları burada da tartışıyoruz -yani yakıttan ÖTV, ÖTV gibi bir vergi çok adaletsiz bir vergi falan- bu konudaki söylediklerinize itirazım yok ama sonuç itibarıyla, burada bir şeyi sıfırlıyoruz, diyoruz ki: "Bu yasa çıktıktan sonra alınacak ve satılacak plakalarda yani araçlarda vergi olacak, öncesini sıfırlıyoruz." Ben bunun adaletsizlik yarattığını düşünerek eleştiriyorum; 1 de olsa, 10 da olsa, 50 de olsa adaletsizliktir bu, fark etmez, vergide adaletsizliktir. Şimdi, bu işin bir tarafı.
Diğer tarafı, biz, tabii, hep plaka sahipleri üzerinden meseleyi tartışıyoruz, şoför esnafının sorunlarını hiç konuşmadık, şoför esnafının çok büyük sorunları olduğunu burada yine herkes biliyor yani taksi kullanan herkes biliyor çünkü onlar kiralık çalışan insanlar sonuç olarak ve ödedikleri kira açısından baktığınızda, kazançları açısından baktığınızda, yaptıkları harcamalar açısından baktığınızda şoför esnafının çok ciddi sorunu var, bunları tartışmıyoruz hiç yani küçük esnafı, küçük üreticiyi konuşmuyoruz maalesef burada, onların haklarını konuşmuyoruz maalesef.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Toparlıyorum.
Yevmiye ve ağır plaka kirası baskısını kim yaşıyor? Şoför esnafı yaşıyor. Sosyal güvence eksikliğini kim yaşıyor? Şoför esnafı yaşıyor. Çok ciddi sorunlar var o alanda. Güvencesiz çalışmak zorunda kalıyor bir kısmı çünkü gelirleri yetmiyor. Aşırı uzun ve sağlıksız çalışma saatleri sorununu kim yaşıyor? Şoför esnafı yaşıyor. Yani fiziksel sağlıkları bozuluyor, beslenme ve uyku düzenleri bozuluyor. Güvenlik riskini kim yaşıyor, kriminal tehditleri kim yaşıyor? Şoför esnafı yaşıyor. Yani trafik stresinin yarattığı psikolojik sorunları kim yaşıyor? Şoför esnafı yaşıyor. Dolayısıyla biz bunları tartışmak yerine, bunları konuşmak yerine, "Bunlar için ne yapılabilir?" sorusuna dair öneriler geliştirmek yerine plaka sahiplerinin sorunlarını konuşuyoruz ve orada da bir adaletsizlik yaratıyoruz; benim işaret etmeye çalıştığım budur esas itibarıyla, bunu ifade ediyorum. Hani düzeltilebilir mi? Sizin baktığınız zihniyetle zor gerçekten düzeltmek, yani öyle diyeyim. Yani keşke öyle bir noktaya gelebilsek ama yani şoför esnafının gerçekten sıkıntılarını konuşmak, tartışmak ve onların çektikleri sıkıntıları biraz azaltacak önlemleri almak da Meclisin görevidir, milletvekillerinin görevidir. Maalesef bu konuda üzerimize düşeni yapmıyoruz, ben onu da söylemiş olayım.
Teşekkür ediyorum.