| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun 42’nci maddesi gereğince Merkez Bankasının faaliyetleri hakkında bilgilendirme sunumu |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 05 .05.2026 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Merkez Bankası Başkanı ve değerli bürokratlar; hoş geldiniz, sunumunuz için teşekkür ederiz.
Talihsiz bir zamanda geldiniz yani enflasyonun açıklanmasından hemen sonra. Hakikaten biraz talihsiz bir zaman ama inşallah, bu talihsiz zamanlar istikrara kavuşmaz fakat baktığımızda, enflasyon, TÜİK enflasyonu mart ayının acısını çıkardı nisan ayında; yüzde 4,18. Geçen yıl nisanda yüzde 3 civarındaydı ve yıllık enflasyon da yüzde 32,37'ye yükseldi, siz de söylediniz. Bu öyle azımsanacak, önemsenmeyecek, umursamıyormuş gibi yapılacak bir dönüş değil, herhâlde onun farkındasınız yani ciddi bir dönüşle, yukarıya doğru dönüşle karşı karşıya kaldı Türkiye. Yıllık oran yönünü belirgin olarak yukarıya çevirdi. Geçen yıl yine mayıs, haziran, temmuz, ağustos aylarına baktığımızda o oranlar 1,5 ile 2 arasında değişiyordu. Bu yıl aynı artışları beklemek yani yüzde 1,5-2 arasında artış beklemek önümüzdeki dört ay boyunca pek mümkün görünmüyor yani yanılırsak tabii ki bunu söyleriz ama yıllık oranın en azından önümüzdeki dört ay boyunca da yukarı doğru gideceğini öngörmek yanlış olmaz.
Şimdi, dolayısıyla ciddi bir durumla karşı karşıyayız. Tamam, savaş, savaşın etkisi elbette ama yani hep bir bahane bulabiliyoruz bu duruma yani yapıştı kaldı bu enflasyon, yapışkan bir enflasyon hâline döndü. İşte, daha önce kuraklıktı, sonra seldi, şimdi savaş; böyle bir durum ekonomideki gidişatın çok hayırlı olmadığını gösteriyor.
Şimdi, 2026 yılına yüzde 16'lık bir enflasyon hedefiyle girdi Merkez Bankası, bu düzeydeydi ama genel olarak baktığımızda -hem Komisyon içinde de konuşuyorduk ama- piyasada da bakıldığında yüzde 20'nin altına ineceğine dair pek bir beklenti yoktu. Tahminler yüzde 20 ile 25 arasında oynuyordu. Savaşın patlak vermesiyle tahminler tabii ki arttı yani yüzde 25-30 aralığına çekildi, şimdi ise yani savaşın ilerlemesi ve ne kadar süreceğine dair bir öngörünün olmaması nedeniyle yüzde 30-35 aralığına doğru da tahminler yükseliyor görünen. Siz 14 Mayısta açıklayacaksınız ikinci enflasyon raporunu. Hemen bu bağlamda bir soru da sormuş olayım: Yeni bir enflasyon hedefi açıklamayı düşünüyor musunuz bu gelişmeler sonucunda?
İkincisi, yine bir soruyla bağlayacağım yani tabii, sizin o konuda en azından politik açıdan çok bir şey söylemenizi beklemiyorum ama iktidara yakın bir gazete var Yeni Şafak isimli, biliyorsunuz. Sizi ve Sayın Şimşek'i hedef tahtasına oturttu Yeni Şafak son zamanlardaki manşetleriyle. Sizleri faiz oranlarını düşürmediğiniz için suçluyorlar, eleştiriyorlar. Yeni Şafak'taki bu yayın politikası sonucunda Hükûmetin -Kabinenin diyeyim- enflasyonla mücadele programına desteğinde bir sorun olduğunu düşünüyor musunuz siz Merkez Bankası olarak? Böyle bir tespitiniz var mı? Siz, 22 Nisandaki Para Politikası Kurulu toplantı özetinde şöyle bir cümle kurdunuz: "Son dönem gelişmelerin de etkisiyle enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır." dediniz. Nisan ayı enflasyonunun beklentinin üzerinde çıkması üzerine faiz artırımına gitmeyi düşünüyor musunuz? Bir de yıllardır hep siz de birkaç kere sunumunuzda söylediniz, ekonomi yönetimi olarak enflasyonun orta vadede yüzde 5'lere çekilmesi... Bu orta vade gittikçe uzuyor belli ki; bu orta vadenin nasıl gelişeceğine dair, nasıl şekilleneceğine dair öngörüleriniz nedir? Bu soruyu da sormak istiyorum.
Yani zor bir dönem gerçekten, doğru, şunu hani söylemek yanlış olur yani "Savaşın Türkiye ekonomisine bir etkisi yoktur." diye bir şey söylenemez; elbette ki var. Önümüzdeki günlerde artacaktır, ihracat ve ithalat rakamlarına baktığımızda bunu görüyoruz. Cari açık nereye dayanacak, bu henüz belli değil, bunun sonuçları olacak şüphesiz ekonomi üzerinde. Yani turizmde şu anda belki çok fazla etkisi görünmüyor beklentilerin tersine, olumsuz anlamda diyorum, fakat böyle bir ihtimal yok sayılamaz; savaş daha da derinleşirse bölgede, turizm de etkilenecektir. Dolayısıyla bir bütün olarak baktığımızda, ekonominin üzerinde savaşın gölgesi ciddi bir sorun yaratıyor elbette ki. Fakat hakikaten ekonomi yönetiminin bu etkiyi azaltacak bir ferasete sahip olup olmadığı çok tartışmalı maalesef; ben tabii ki bürokrasiyi kastetmiyorum, daha çok politik olarak bu açıdan bakıyorum. Yarın da sizi ilgilendiren bir konu değil şüphesiz, burada tartışacağız, yeni bir torba yasa var, orada da bir kez daha bunu görmek mümkün olacak. Yani zor bir zamandan geçiyor ekonomi ama dediğim gibi, bu zor zamanda bu verilerin sonuçlarını değiştirecek adımları ekonomi yönetiminin atacağına dair çok belirgin bir örnek görünmüyor maalesef şu anda. Bunu da dile getirmiş olayım ama bunun muhatabı tabii, Merkez Bankası değil AK PARTİ Grubu daha çok, onlar herhâlde buna cevap verirler.
Tekrar, sunumunuz için teşekkür ederim.