KOMİSYON KONUŞMASI

ŞEREF ARPACI (Denizli) - Teşekkür ediyorum Başkanım.

Şimdi, Orhan Bey aslında konuyu çok güzel özetledi. Keşke ben isterdim ki ilk imzacısı siz olsaydınız bu teklifin. Hiç on dakika konuşmaya gerek yoktu, bir dakikada özetlediniz. Benim anladığım şu: "Bir savaş var, aşkta ve savaşta her şey mübahtır, bir kriz var, fırsatları değerlendirmemiz lazım, bu fırsatı kaçırmayalım." Tam da dediğiniz buydu, çok güzel özetlediniz ama ilk imzacı ne dedi: "Üretim, istihdam, ihracat ve yatırımı artıracağız." Vallahi korktum ben bir sanayici olarak, Allah sanayicilerimize, ihracatçılarımıza sabır versin. Siz en son bu dört kelimeyi kullandığınızdan beri ülke ne hâle geldi, istihdam ne hâle geldi, PMI endeksleri nerede, kaç esnaf kepenk kapattı, kaç sanayici battı, kaç kişi iflas etti, kaç kişi konkordato ilan etti bir bakmanızı tavsiye ederim. Yani açık açık bunu söyleseydiniz, buraya yazsaydınız daha kıymetli olurdu.

Şimdi kurumlar vergisini bu torba yasada 3 başlıkta incelemeyi düşünüyorum. Önemli 3 konu var, esnafa getirilen vergilerdeki taksitlendirme, ihracatçı imalatçıların kurumlar vergisini yüzde 9'a indirme ve varlık barışı dediğimiz konu. Şimdi, esnafın vergileriyle alakalı konuyu 1'inci maddede değineceğim. İhracatçı ve imalatçıların kurumlar vergisini yüzde 9'a getirmek çok kıymetli ama çok geç kalmış bir şey. Yani siz bu ülkeye hâlâ sanayicinin, ihracatçının yatırım yapacağını, bu kadar finansal kârların "carry trade"le insanların dolar bazında yüzde 35, yüzde 40 para kazandığı yerde, dövizin baskılanıp, enflasyonun fırlatıldığı, tutulamadığı yerde... Dün burada Merkez Bankası Başkanı vardı, ne kadar çaresiz olduğunu gördük, tek başına kalmış bu mücadelede, ülkede Hükûmet yardım etmiyor, enflasyon durdurulamıyor, kur yüzde 4 artmış, bizim aylık enflasyonumuz yüzde 4, siz hâlâ diyorsunuz ki: "Sanayici gelecek, yurt dışından da yatırım yapacak, ihracat yapacak." Hayal görüyorsunuz, hayal görüyorsunuz. O iş, o tren kaçtı, o tren kaçtı, bundan sonra mümkünatı da yok. Olanlar gidiyor, olanlar gidiyor, gitmiyor mu, bütün tekstilciler Mısır'a gitmedi mi, ayakkabıcılar gitmiyor mu? Herkes gidiyor.

NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Gitti.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Sonra ne oluyor? Sonrasını takip ediyor musunuz?

ŞEREF ARPACI (Denizli) - Sonrası önemli değil, giden gidiyor. Giden geri gelse de aynı işi yapmayacak, hayal görüyorsunuz arkadaşlar. Bunlar sorun değil. Ha, yine de yüzde 9'a düşürdünüz, bu kıymetli bir şey, buna itiraz etmiyorum ama orada da şu konu var: Asgari kurumlar vergisi yüzde 10'du biliyorsunuz. Sadece ihracat yapan imalatçılar var. Hani bunu iç piyasa satışlarıyla dengeleyenler belki yüzde 10 olur ama sadece ihracat yapan imalatçılar için de bir yasal düzenleme gerekiyor anladığım kadarıyla burada, onunla alakalı da şey yapmanız gerekiyor.

Şimdi, ihracatçıya, üreticiye gerçekten destek olmak istiyorsanız bu enflasyonla mücadele etmeniz gerekiyor, bu kur çıpasını kaldırmanız gerekiyor. Bakın, sıcak paraya ihtiyacınız var, anlıyorum. Dün burada konuştuk, Merkez Bankası Başkanımız notunu aldı. Özel sektörün borcu 200 milyar dolar civarı, devletin borcu 200 milyar dolardan fazla, 400 milyar dolardan fazla bir yekûn var, rezervlerimiz işte 25-30 milyar dolar civarında. Sıcak paraya ihtiyaç var, onu anlıyorum ama bu sıcak paranın bu yolla gelmesi doğru değil. Siz nasıl bir sıcak para beklentisindesiniz bilmiyorum, ne kadar gelecek bilmiyorum ama bizim bunun kayıt dışı ve kara para olacağıyla ilgili kaygılarımız var ve bu kaygılarımızda da yüzde yüz haklıyız. Şimdi, Sayın Bakan Mehmet Şimşek geldiği günden beri kayıt dışıyla mücadele edecek. Ya, Denizli'de kayıt dışıyla mücadele için pidecilere gidiyorsunuz, bir pide, bir ayıran yiyorsunuz. Müfettişler fişte ayran yok diye adama 200-300 milyar lira ceza kesiyor kayıt dışıyla mücadele için. Galericilere, emlakçılara, kuyumculara vergilendiremediğiniz için harç getiriyorsunuz; tamam mı, harç getiriyorsunuz, anlatabildim mi?

ORHAN YEGİN (Ankara) - Örnek tutanak var mı?

ŞEREF ARPACI (Denizli) - Şimdi, bizim kara parayla ilgili kaygılarımız var, geçmişte bunlar yaşanmış, gelmiş, bir iki tanesi cezasını bulmuş ama diğerlerinin ne olduğunu bilen var mı? İstanbul'da alışveriş merkezlerinde bu uyuşturucu baronları, mafyalar birbirlerini vurdu ya, hatırlamıyor musunuz? Arkadaşlar, lütfen bu konudaki hassasiyete siz de önem verin, rica ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ŞEREF ARPACI (Denizli) - Diğer maddelerde de konuşmaya devam edeceğim.

Teşekkür ederim.