KOMİSYON KONUŞMASI

AYLİN YAMAN (Ankara) - Tamam.

Sayın Başkanım, teşekkürler.

Şimdi, bir kadın olarak, ben de çalışan bir kadın olarak -iki çocuğum oldu çalışırken- bu doğum izninin ne kadar büyük zorluk olduğunu hakikaten bilirim ben de. Ve bu ekstra, on altı haftadan yirmi dört haftaya çıkmasını hem de bir hekim olarak destekliyorum ben de çünkü gerçekten bebeğin anneyle iletişimi, emzirmenin desteklenmesi gibi... Ama burada iki hususu dile getireceğim.

Bir kere, ebeveyn dağılımı, hakikaten iş gücündeki dağılımı... İşte babalık izni beş günden on güne çıkarılıyor aslında. Buradaki yaklaşım farklılığını bir dile getireceğim.

Bir de istihdam konusunda kesinlikle sıkıntılar yaşanacaktır. Bir kadın olarak ben o konuda... İstihdamda işe alırken yani izne ayrılan kişinin dönmesinde değil, öyle bir şey yani az yerde olur bence ama aynı anda bir kadın, bir erkek başvurduğunda özel sektörde bu bir tercih nedeni olacaktır erkekler için. O yüzden, bence biz bunu yaparken -güzel bir şey, artırıyoruz doğum iznini ama- mutlaka kadın istihdamına yönelik birtakım tedbirler getirmeliyiz diye bu önergeyi getirdik.

Birincisi: Tabii, biz bir taraftan kamu kreşleriyle ilgili bir hedef de koymalıyız Aile Bakanlığı tarafından yani bizim kreş sayısını artırmamız gerekiyor çalışan kadınlar için ki gerçekten hem doğum izni artsın hem de sonrasında annenin bebeğiyle ilgili bir kaygısı kalmasın.

İkincisi: Tabii ki işverenin bu konudaki çekincesini de ortadan kaldırmak adına biz bunu getirdik. Çalışmadığı, ekstra verdiğimiz iki aylık süre için daha sonra hazineden işverenlere bir destekle imtina etme durumundan geri koyması açısından böyle bir önerge koyduk. Bunu şöyle tanımlayayım: Bir hız kısıtlayıcı basamak gibi düşünün yani bu tabii ki iyi niyet göstergesi ama şu anda kadın istihdamının ne durumda olduğunu hepimiz biliyoruz. Zaten istediğimiz noktada değil kadın istihdamı ama bu, mutlaka kişileri işe alım sürecinde etkileyecek bir durum. O yüzden, biz verdiğimiz önergeyle hazinenin de bir destek sunmasını, böylelikle işverenin bu konudaki tereddütlerini de gidermeyi düşündük.

Şimdi de sizi dinleyeceğim Sayın Başkanım.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Tabii, işverenlerin istihdam ederken "Sigorta primini benimle paylaşın." talepleri hiç bitmez, onlar her konuda bize "Sigorta priminin şu kadarını hazine ödesin." derler, onlara bir kapı açmamamız lazım. İşverenlerin ödedikleri sigorta primi hak edilen düzeydedir şu anda. Türkiye'de ortalama kârlılık oranları işletmeden, sektörden sektöre değişebilir ama oldukça yüksektir. O prim onlar için bir yük olmaz, onu bir gerekçe göstererek zaten işten atabileceklerini düşünmüyorum çünkü zaten yasamız onu düzenliyor.

AYLİN YAMAN (Ankara) - Sadece işe alım süreçlerinde...