| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .04.2026 |
FERİT ŞENYAŞAR (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ben de başta salonda bulunan bütün hazırunu saygıyla selamlıyorum.
Sunuma yetişemedim bir hastane olayından dolayı ama burada nasıl bir sunum yapıldığını tahmin edebiliyorum çünkü bu yasa komisyonda görüşülürken -ben de bu Komisyonun bir üyesiyim- bu yasanın nasıl çıktığına hepimiz tanık olduk. Burada, yasa Komisyonda görüşülürken işin uzmanları geldi, Veteriner Hekimler Birliği Başkanı geldi, barodan hayvan hakları komisyonu sözcüleri geldi, herkes bilimsel verilerini açıkladı; Komisyon, Başkan herkes dinledi ama hiçbiri uzmanların söylediklerini dikkate almadı. Burada da sunumun insan merkezli olduğunu düşünüyorum. Hayvanları Koruma Yasası Komisyonda görüşülürken söyledik, şimdi de aynı bilimsel düşünceyi savunmaya devam ediyoruz.
Köpek popülasyonunu azaltmanın yolu, bir canlıyı doğal ortamdan koparıp hapsetmek değildir. Çözüm, öldürmek ve açlıktan ölüme terk etmek hiç değildir. Yasa Komisyonda görüşülürken işin uzmanları geldi, dünyadan örnekler verdi. İktidarın deyimiyle uyutma yani öldürmek ve barınaklara hapsetmek köpek popülasyonunu azaltmaz ve çözüm değildir. Hayvanları ekosistemin bir parçası olarak kabul etmek gerekir. Bu dünya sadece insanlar için yaratılmamıştır, her canlı doğal ortamda yaşama hakkına sahiptir. Hayvanların doğasında da özgür yaşam vardır.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan köklü değişikliklerle "yakala, kısırlaştır, sal" modelinden hayvanların barınaklarda tutulması ve burada türlü eziyetlerle karşılaşmalarına sebep olan bir yaklaşıma yol açmıştır. Bu durum, yerel yönetimlere de daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir mali sorumluluk yüklemiştir. Yasal metindeki bu değişim saha gerçekleri ve mevcut belediye kapasiteleriyle karşılaştırıldığında ciddi uygulama boşluğu yaratmaktadır. Hayvan Hakları İzleme Komitesi verilerine göre toplam barınak kapasitesi 89.451'dir. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre ise toplam barınak kapasitesi 105 bindir. Türkiye genelinde ise köpek popülasyonunun 4 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye genelinde her 4 hayvandan 3'ünün toplanması amaçlanmaktadır bu yasayla. Bu durum bir başarı öyküsü değil barınma krizin bir tablosudur. Türkiye'deki mevcut barınak kapasitesi sokaktaki milyonlarca canlının yaşam hakkına uygun standartlarda barınmasına yetmemektedir. Bakanlığın "Topladık." dediği rakamlar bilimsel standartlara yani metrekare hayvan oranına, hijyene, tıbbi takibe uygun olmayan istifleme alanlarını işaret etmektedir. Bu durumun hayvanların -iddia edildiği gibi- rehabilite edilmeleriyle ilgisi yoktur, barınaklarda âdeta yavaşlatılmış bir ölüm süreci şu an işletilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verileri toplu öldürmelerin popülasyonu kontrol etmediğini, aksine üreme hızını arttırdığını ortaya koymuştur. Barınaklardaki bakımsızlık sonucu ölen her canlının vebali bu yasaya el kaldıranların boynundadır.
Sokak hayvanları açısından seçim bölgem olan Urfa Türkiye'nin genelindeki durumdan bağımsız değildir. Valiliğin yerel yönetimlere yönelik toplama baskısı felaketlere dönüşmüştür. AK PARTİ'nin elinde olan Eyyübiye Belediyesi Barınağında köpeklerin açlıktan birbirini parçaladığı görüntüler sosyal medyaya yansımıştır. Köpekler niye birbirini parçalıyor? Çünkü yeterli gıda verilmediğinden dolayı son çare olarak güçlü olan köpek zayıf olanı öldürüyor ve sosyal medyada bu görüntüleri herkes izlemişti.
Urfa'daki diğer bir sorun, barınakların belediyelerce istenmeyen personellerin sürgün yeri olarak kullanılmasıdır. Belediyede istenmeyen biri varsa sürgün yeri olarak hayvan barınaklarına gönderiliyor ve orada o işçiler hayvanlar konusunda hiçbir bilgi sahibi olmadığı için o da öfkesini hayvanlardan çıkartıyor.
Bir başka sorun, belediyelerin sorumluluğu birbirlerine atmaları sorunu hayvanların sorununu derinleştirmektedir. Her belediye kendi sınırları içinde bulunan hayvanları topluyor, başka bir belediyenin sınırlarına terk ediyor ve bu da hem etik dışıdır hem de salgın hastalık riskini arttırmaktadır.
OTURUM BAŞKANI ADEM KORKMAZ - Toparlayalım, Sayın Şenyaşar.
FERİT ŞENYAŞAR (Şanlıurfa) - Son olarak söyleyeceğim, bu çıkarılan yasa bilimsel veriler ışığında herhangi bir sonuç getirmeyecek. Hayvan barınakları herkese açık olmalıdır, isteyen her vatandaş istediği zaman bu barınakları denetlemelidir diyorum.
Teşekkür ediyorum.