KOMİSYON KONUŞMASI

ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya) - Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; öncelikle şunu netleştirelim: Karbon tutulması teknik bir mesele gibi sunuluyor ama bu madde özünde bir ekolojik teslimiyet maddesidir. Biz burada iklimi değil, küresel karbon borsalarının çıkarlarını ve Avrupa Birliğinin üzerimize salladığı karbon sopasını tartışıyoruz.

Değerli arkadaşlar, yıllardır bizi "Avrupa kriterleri" diye oyalayanlar şimdi de "sınırda karbon düzenlemesi" diye bir dayatmayla sanayicimizi tehdit ediyorlar. İktidar ise buna çözüm olarak ne getiriyor? Kendi yerli ve millî iklim kanunumuzu yapıp sanayicimizi kendi öz kaynaklarımızla korumak yerine "Gelin, ormanlarımızı karbon piyasasının emtiası yapalım." diyor. Biz bu yeşil emperyalizm modeline karşıyız. Bu düzenleme ormanı bir yaşam alanı, bir vatan toprağı olarak değil, üzerinde karbon kredisi alınıp satılan bir gayrimenkul stoku olarak görüyor. Bizim ormanımız yabancı sermayenin veya yerli holdinglerin kirletme günahlarını temizleyecekleri bir aklanma alanı değildir. Büyük kirleticiler parayı basacak, bizim ormanımız üzerinden karbon kredisi alacak, sonra da dünyayı zehirlemeye devam edecek. Bu mu çevrecilik anlayışınız? Bu, parasını veren kirletir sistemini yasallaştırmaktır. Kendi egemenliğimizi kimin yönetmeliğine bırakıyoruz; maddede her şey muğlak, her şey yönetmeliğe bırakılmış, hangi dağımız, hangi ormanımız, hangi küresel şirketin karbon hesabına tahsis edilecek belli değil. Biz, Meclis olarak burada ucu açık bir çek mi imzalıyoruz? Yarın bir holding gelip "Ben burayı karbon yutak alanı yaptım, kuş uçurtmam." dediğinde köylümüzün, hayvancımızın hâli ne olacak? Orman yönetimini piyasa aktörlerine devretmek Anayasa’nın 169'uncu maddesine de millî egemenlik anlayışımıza da aykırıdır.

Sonuç olarak, bizim ihtiyacımız olan şey Avrupa Birliğinin ve karbon borsalarının dayatmalarına boyun eğmek değil, millî, yerli ve bağımsız bir çevrecilik anlayışıdır. Ormanlarımızı piyasalaştıran, onları küresel karbon tüccarlarının oyuncağı hâline getiren bu 13'üncü maddeyi kabul etmiyoruz. Gelin, bu maddeyi metinden tamamen çıkaralım ve ormanlarımızı sermayenin değil milletin emrinde tutalım diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.