| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .03.2026 |
DOĞAN DEMİR (İstanbul) - Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.
Ben Muş Vartoluyum, Varto'da 2023 yılında Amerikalı bir firma oradaki vatandaşları hiç bilgilendirmeden, Tarım ve Orman Müdürlüğümüz başta olmak üzere birçok yetkiliden imza alarak 17 tane köyü kapsayan bir maden arama ruhsatı alıyor. Buranın tamamı hayvancılık ve tarımla geçinen bir mecra dolayısıyla eskiden köyden kentlere göç olurken uzun zamandan beri şehirlerden köylere ciddi bir göç var ve insanlar Varto'da geçimini tarım ve hayvancılıkla kazanıyor. Dolayısıyla, bizim ülkemizde tarım ve hayvancılık başta olmak üzere birçok şeyi ithal ederken o bölgedeki 17 tane köyün tamamını kapsadığı bir alanda Tarım Bakanlığımız maalesef, hiçbir öneri, hiçbir görüş, hiçbir bilgilendirme yapmadan Varto'nun yerleşim alanı olan bütün köylerini de kapsayacak 450 dönümlük bir yere maden arama ruhsatı veriyor. Nitekim, yaklaşık üç dört ay önce maden arama ekibi dediğimiz IGNIS diye bir Amerikalı firmanın başvurusuyla orada vatandaş bu işi öğrenmiş oluyor. Ben de iki gün önce Muş Varto'daydım, orada yapılan çalışmalara katıldım, vatandaşın tepkisiyle karşılaştık, destek olmaya gittim. Hem Sayın Valimizle hem Kaymakamımızla bu konuları görüştük, sağ olsunlar, çok iyimser baktılar bu işe fakat alınmış bir izin var ve bu izinden dolayı o bölgede yaşamını tarım ve hayvancılıkla sürdüren... Doğayı katleden bir izni Tarım Bakanlığımız görüş almadan neden verir ve bölgenin jeotermal bölgesi olduğuna dair neden izin verir? Neden vatandaşı bilgilendirmeden yapar, Türkiye'nin birçok yerinde olduğu gibi, o bölgede sadece yaşamsal olarak insanların geçindiği kaynakları niye yok eder?
Şimdi, burada Bakanlığımıza sormak lazım, Bakan Yardımcımız burada yani bu tür projeleri yaparken bir Amerikalı firmayı zengin etme derdimiz mi var, yoksa kendi ülkemizde, kendi vatandaşımızı koruyup kollama derdimiz mi var Sayın Bakanım? Ve bu konuda bizim ülkemiz yabancı firmalara, özellikle Amerika başta olmak üzere onlara para kazandıracağız diye 17-18 tane köyü kapsayan, 450 dönümlük bir alanı da kapsayan bir yerleşim alanını, dereleri, su kaynaklarını tamamen yok eden ve "Jeotermal su çıkaracağız." diye... Burada jeotermalde de bize söylenen şu: "Isıtma ve seralar için kullanacağımız bir jeotermal arıyoruz." Ama firmanın yetkililerini ve firmanın anlaşmasını gördükten sonra şunu görüyoruz ki orada bir elektrik santralinin kurulması hedefleniyor. Bir elektrik santrali orada kurulmaya başlanırsa o bölgede yaşam tamamen yok olur, börtü böcek biter, canlı biter, tarım biter, hayvancılık biter ve dolayısıyla yaşam biter. Bizim oralarda -Sayın Bakanım, bilirsiniz, mutlaka bilen arkadaşlarımız çoktur- eskiden köylerde çok az insanlar vardı, şimdi kışın kalıyor 20-25 aile ama yazın 100-150 her köyde, binlerce insan köye yerleşiyor, ev yapıyor orada, tarım yapıyor, hayvancılık yapıyor, geçimini öyle sağlıyor. Dolayısıyla, önce bizim bu işin önüne geçmemiz lazım ve hazır Tarım Bakan Yardımcımız da buradayken, Sayın Valimiz ve Sayın Kaymakamımızla kesinlikle orada halk ile devletin karşı karşıya gelmesini istemezken biz de asla istemeyiz. Sonuç itibarıyla bu ülke bizim, bu devlet bizim, hepimizin gidecek başka bir yerimiz yok ama lütfen, buradan özel çağrımdır, buna mutlaka müdahale edilmesi lazım Sayın Bakanım.
Bir de başka bir şey var, bizim orada, bilirsiniz, canlı alabalık var, kırmızı benekli alabalıklar, 3-4 köyümüzde çıkan, belki de Türkiye'nin en verimli su kaynaklarının olduğu bir bölge. Buralarda HES'ler kurulmaya çalışılıyor, buralarda jeotermaller kurulmaya çalışılıyor, buralarda elektrik santralleri kurulmaya çalışılıyor. Yani sizden ricam, Komisyonun tamamından ricam, sorumlu olan kim varsa bir an önce bu projenin önüne geçilmeli; aksi takdirde... Şu an, bırakın Türkiye'yi, dünyanın birçok yerinde hemşehrilerimiz var yani şöyle düşünün: Varto'nun nüfusu 30 bin ama Avrupa'da yaşayan 300 bin Vartolu var, nereden bakarsanız 30 binlik nüfus Türkiye'nin ve dünyanın tamamında 500-600 bin kişi ve herkes ayaklanmış. Böyle bir projenin bir an önce kaldırılmasını ve iptal edilmesini özellikle talep ediyorum.
Son bir şey söyleyeyim: Efendim, şimdi bize gelen rapora baktık. Pancar ve tütün kotasıyla alakalı bir sorun var. Ben Muşluyum. Eskiden Muş'ta insanlar geçim kaynaklarını pancar ve tütünden yapıyorlardı ancak getirilen kota ve çalışamaz hâlde olan üretimin tamamen yok edildiği bir yerde, özelleştirmenin, özellikle şeker fabrikalarının olduğu bir yerde... Şu an Muş'ta ne var biliyor musunuz Sayın Bakanım? Eskiden geçim kaynağı olarak tütün ve şeker pancarı vardı; şu an, inanın, çok büyük bir işsizlik ve nüfusa göre Türkiye ortalamasına baktığınızda boşanmaların en çok olduğu bir il var, uyuşturucu had safhada, ciddi bir işsizlik ve yoksulluk var. Bütün bunları üste koyduğumuz zaman, sadece Muş değil, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde çok yoksul kentler var; Urfa gibi, Diyarbakır gibi ya da işte Şırnak, Hakkâri gibi iller. Şimdi, bu kadar olumsuzluklar varken, Muş özelinde söylüyorum, bir de siz Varto'nun kozmopolitik yapısını göz önünde bulundurmadan oradaki yaşam alanlarını tamamen tahrip edecek bir projeye imza atamazsınız, sizin böyle bir şeye hakkınız yok. Bütün Hükûmet yetkilisi, bütün burada bulunan Hükûmetteki sorumlu milletvekili arkadaşlarıma çağrımdır, Bakan Yardımcıma da buradan özellikle çağrımdır, Sayın Bakanımıza da iletsin: Lütfen bu işin önüne bir an önce geçin; aksi takdirde, orada hiçbirimizin istemediği çok büyük olaylar yaşanır, halk ile güvenlik kuvvetleri karşı karşıya geldiği zaman bu sorun başka bir noktaya gider Sayın Bakanım ve bizim huzurumuzu bozar. Bu özel ricamdır.
Teşekkür ediyorum.