| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .03.2026 |
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim değerli Başkanım.
Kıymetli milletvekilleri, değerli basın mensupları, kıymetli bürokratlar; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Şimdi, aslında biz bugün burada bu kanun teklifini görüşüyoruz ancak benim bölgemi ilgilendiren 8'inci madde var. 8'inci maddeyi zaten biraz önce Değerli Bakan Yardımcımızla görüştüğümüz zaman bu konunun Şanlıurfa, Adana ve Konya illeriyle alakalı olduğunu söylediler ve görebildiğim kadarıyla bu listede şu anda bu bölgelerden ve aynı zamanda etkileşim bölgelerinden olan 7 milletvekili var. Yani 26 Komisyon milletvekilinin 7'sini bu 3 alan da ilgilendiriyor. Nedir? Şanlıurfa özeline baktığımız zaman, Şanlıurfa'da DSİ'nin yapmış olduğu kanallar var. Yılda en azından 60-70 kişi o kanallarda boğuluyor. Su boğulmaları nedeniyle güvenlik tedbirini almayan Devlet Su İşlerine karşı tazminat davaları açıldığı için şimdi Devlet Su İşleri burada bu sorumluluktan kaçmak için belediyelere yüklüyor yani "Tazminatı belediyeler ödesin." diyor. Buradaki asıl hedef kamu hizmeti vesaire değil, sorumluluktan kaçma girişimidir.
Şimdi, aynı şekilde, 2023 yılında Şanlıurfa'da sel oldu. Orada Cavşak Deresi vardı, Karakoyun Deresi vardı, Sırrın Deresi vardı; bunların ıslah çalışması ve zararın önlenmesiyle ilgili kontrolü, güvenlik tedbirlerinin alınması, hepsi Devlet Su İşlerinin sorumluluğundaydı. Dereler ıslah edilmedi, taşkın önlemleri alınmadı, güvenlik sağlanmadı ve sağlanmadığı için de 2023 yılındaki o selde 23 insanımız öldü. Yıl şu anda 2026, dün akşam yine sel oldu, pazar günü yine sel oldu; yine vatandaş perişan durumda. Yani bu kadar alet edevatı olmayan Devlet Su İşleri bu tedbirleri, bu önlemleri alamıyorsa, bu önlemi Belediyeye atıyorsa, arkadaşlar, bu, Anayasa'mızın hükümlerine aykırıdır. Bu doğru bir uygulama değildir. Yani burada şu anda Şanlıurfa Belediyesine "Benim kaynağım yok, aracım yok, teknik kapasitem yetersiz, bütçem yok." diyor. Değerli Başkanım, Devlet Su İşlerinin eğer bu şekilde teknik aracı yoksa, kapasitesi yoksa, ödenek yoksa Belediye nasıl yapsın o zaman? Devlet Su İşleri bunu bildiği için ve bu tazminatlardan kurtulmak için maalesef bunu devrediyor. Şimdi, bu bir.
Devletin görevi nedir? Devletin görevi -burada hukukçu arkadaşlarımız var- Anayasa’nın 5'inci maddesi uyarınca vatandaşın sosyal, siyasal, ekonomik tüm engellerini kaldırmak ve burada bu riski önlemek devletin görevidir. Güvenliği sağlamak devletin görevidir. Vatandaşın canını korumak devletin görevidir. Maddelere baktığımız zaman, bu hüküm, Anayasa’nın 2'nci maddesi hukuk devleti, Anayasa'nın 5'inci maddesi devletin temel amaç ve görevleri, Anayasa'nın 17'nci maddesi yaşam hakkı, Anayasa'nın 56'ncı maddesi sağlıklı, dengeli çevrede yaşama hakkı, Anayasa'nın 125'inci maddesi idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır hükümlerine ve idarenin bütünlüğü ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Bununla bitiyor mu, Urfa özelinde bitiyor mu? Bitmiyor. Burada şu anda Muğla Milletvekilimiz var, listede var. Fethiye'de Devlet Su İşlerinin kanalı Fethiye'nin içerisinden geçiyor. Peki, bu gelen ne oluyor? Dağdan gelen o taşkınlıkları engellemiyor, olduğu gibi Fethiye Körfezi yaşanmaz hâle gelmiş durumda. Bunun sebebi ne? Devlet Su İşlerinin bu görevi yapmamasından kaynaklanıyor.
Şimdi siz bunu ne yapıyorsunuz? "Bunu şu anda biz belediyelere yükleyelim." Ya, tamam, arkadaşlar bahsettiler, bu belediyeler, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler var ama Şanlıurfa Belediyesi yıllarca sizdeydi, şu anda bağımsız kazandı, o arkadaşımız yine sizlerle birlikte hareket ediyor. Bizim derdimiz burada A partisi, B partisi değil, bizim derdimiz burada vatandaşın yaşam hakkı, vatandaşın selden, felaketten boğulmaması. Şanlıurfalı vatandaşlarımız, Konyalı vatandaşlarımız, Adanalı vatandaşlarımız gidip o kanallarda yüzerken eğer boğuluyorsa, Devlet Su İşleri bu tedbiri almamışsa, bu insanlar boğuluyorsa orada bunun sorumlusu Devlet Su İşleridir, devlettir; bunu belediyeye yüklemek, sorumluluktan kaçmaktır. Ben bunu Şanlıurfa'daki tüm halka anlatacağım, izah edeceğim ve buradaki milletvekili arkadaşlarımız da buna karşı çıkmazsa halka şikâyet edeceğim.
Bilginize sunuyorum.
BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Teşekkür ediyorum.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Değerli Başkanım, söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Ayrıca da diğer arkadaşlarımızdan özür diliyorum.
BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Teşekkür ediyorum.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Değerli Bakan Yardımcım, umarım ve dilerim... Bu şikâyetler çok ciddi. Yani evet, Sayın Tarım Komisyonu Sözcüsü arkadaşımız, hocamız okudu, kendisi iktisatçı, baktım geçmişine acaba tarım mühendisi mi, ziraat mühendisi mi, bu işte hakikaten donanımı ne seviyededir? Yani keşke bunu diğer AK PARTİ'li arkadaşlarla görüşmüş olsalardı bu mağduriyetiyle gelmezdi.
Teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum.