KOMİSYON KONUŞMASI

SERKAN SARI (Balıkesir) - Ben de maddeyle ilgili önergemizin gerekçesini ifade edeyim, tekrara düşmemiş oluruz.

Önergeyle madde metninde kapsamlı değişiklik getirilmektedir. Teklif, diğer fıkralarıyla birlikte ele alındığında çocuklara yönelik internet, sosyal medya yasaklarını bahane ederek ileride seçim süreçlerine de etki edebilecek kapsamlı internet ve sosyal medya hesaplarına dahi kapı aralayabilecek geniş hükümler içermektedir. Dolayısıyla, teklifin öncelikli konusunun çocuklarda dijital bağımlılık olması için maddenin yeniden düzenlenmesi şarttır. Toptancı bir yasaktan ziyade, bağımlılığı anlayan ve kamu kurumlarını aileleri sürece katarak kademeli olarak çözen, çocukta dijital alan dışı yeni mecraları, geleneksel oyunları da çekici kılan bir alternatif bakış açısı gerekmektedir. Aksi hâlde, sosyal medyadaki yasakçı anlayışın bir benzeri çocuklarda da sürecek, alternatif çözümü sunmadan, sadece yasak getirerek gençleri ve çocukları hizaya getirebileceğini sanan bir yanlışa düşecektir. Bunun için de sadece şirketlere, şahıslara sınırlar ve kurallar koyan anlayışın ötesine geçmelidir. Yasakçı bir zihniyet yerine kamu kurumlarının artan ödenekleri ve özgürlükçü anlayışlarıyla çocuklara alternatif maceraları, alternatif oyun alanlarını ve eğitsel süreçleri sunacağı bir dijital bağımlılıktan kurtarma modeli kamucu bir anlayışla getirilmelidir. Bu konuda 2018 yılından beri dört farklı Meclis Araştırması komisyonu farklı raporlarla konunun kapsamlı yönünü ortaya koysa da yeni kanun teklifi yasama hafızasından yeterince yararlanmamış; Bakanlık taslağıyla Meclise bir kanun teklifi getirilmiştir.

a) Teklifin ilk cümlesiyle 5651 sayılı Kanun'un Ek 4'üncü maddesinin (3)'üncü fıkrasında yer alan "9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak" ibaresinin kanundan çıkarılması hâlinde sadede çocuklara ilişkin bir yasal düzenleme yapılmayacaktır. Kanunun tamamına yönelik etki doğuracaktır. Mevcut kanunda mahkemelerin sadece "özel hayat sebebiyle içeriğe erişim engeli" kararı vermesi ya da "içeriğin yayından kaldırılması" kararı vermesi hâlinde internet siteleri en geç kırk sekiz saat içinde başvurulara cevap verirken yeni teklif sadece bu iki hâlde değil, kanun kapsamındaki tüm durumlarda günlük erişimi 1 milyonun üzerindeki yurt içi ve yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının tamamı çocuklarla ilgili bir içerik olup olmadığına bakılmaksızın, olumlu ya da olumsuz cevap vermek zorunda olacaktır.

b)Teklifte geçen mevcut kanunun (4)'üncü fıkrasında yapılacak eklemeyle Türkiye'den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt içi ve yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına dair başvuru istatistiklerini ve kategorik bilgileri her altı ayda bir Türkçe olarak BTK'ye sunma şartı doğrudan çocuklarla ilgili yayınlarla ilgili olmayıp tüm kanun kapsamındaki ağ sağlayıcıları kapsamaktadır. Dolayısıyla teklif, hedefteki kitlenin ötesinde, bu kapsama giren tüm siteleri, sosyal medya alanlarını etkileyecektir. Teklifle Türkiye'den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan yurt içi ve yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılar da artık kanun gereği verilen "içerik çıkarılması" ve/veya "erişimin engellenmesi"ne dair başvuru ve kararların istatistiklerini, erişim engelli/içerik çıkarması verilmiş yayınların artık sitede yayınlanmadığına dair tedbirlerini altı ayda bir BTK'ye Türkçe raporlamak zorunda olacaktır. Teklifin çocuklarla ilgili koruyucu ve düzenleyici önlemlerle ilgilenmesi gerekirken, sosyal medyada yeni içerik denetlemelerine meydan verecek bir genişliğe yönelmesi sorunludur. Bu nedenle, (4)'üncü fıkraya ekleme getiren ilgili ibarenin tekliften çıkarılması önerilmektedir.

c)Önergeyle; (7)'nci fıkrada yeniden yazılmaktadır. Kanun teklifiyle getirilen ve yan unsurlarla, kapsamlı bir kamu politikasıyla desteklenmeyen 15 yaş sınırı doğru bulunmayarak, kademeli bir yaş sınırlaması ve ilerleyen fıkralarda kamu kurum ve kuruluşlarının da sürece aktif dâhil edileceği bir önlem politikası önerilmiştir. Önergemizle, 15 yaş altındaki çocuklara sosyal ağ sağlayıcılarının hizmet sunumunun tümüyle yasaklanması yerine kapsamlı bir düzenleme getirilmektedir. Önergemizle, dijital içeriklerin yaşa uygun biçimde etiketlenmesi zorunluluğu getirilmektedir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde kurulacak bağımsız bir "Dijital içerik Denetim Merkezi"nin bu süreci denetlemesi hükme bağlanmıştır.

c)(18)'inci fıkradaki değişiklikle, sosyal ağ sağlayıcılardan istenen bilgi ve belgelerin daha hızlı temini için düzenleme yapılmakta ancak ifade muğlak bırakılmaktadır. Önergeyle, BTK'nin sosyal ağ sağlayıcıdan isteyeceği evrakları teslim zorunluluğunun artık üç aydan kısa olması kuralının daha açık yazılmasında yarar vardır. Gerekçede amaç açıklansa da madde yazımından idarenin sosyal ağ sağlayıcılara "15 güne kadar süre tanıyabileceği" sonucu çıktığı gibi, "idarenin sosyal ağ sağlayıcıya bildireceği ek sürenin 15 gün içinde karara bağlanacağı ve BTK'nin ağ sağlayıcıya bu bildirimi 15 güne kadar yapacağı” sonucu da çıkmaktadır. İdareye süreyle ilgili tanınan takdir yetkisinin netleştirilmesinde yarar vardır, aksi halde aynı ölçekteki sosyal ağ sağlayıcılarından birine ek süre verilmezken, diğerinden derhâl talepte bulunulabilecektir. Önergeyle, "en geç üç ay” ibaresinin "istenen bilgi ve belgelerin kapsamı, ölçeği değerlendirilmek suretiyle, Kurumun en çok otuz güne kadar tanıyacağı süre” olarak değiştirilmesi önerilmektedir.

d)Devamında, teklifte geçen 15 yaş sınırının aksine yaş kategorileri ayrımına gidilmesi ve tümüyle yasaklayıcı bir anlayış yerine, (20)'nci fıkradaki değişiklikle sosyal ağ sağlayıcıların tüm içeriklerini ebeveynlerin denetimine ve kamu denetimine açık bir altyapıyla sunması amaçlanmıştır.

e)(21)'inci fıkradaki değişiklik önergesiyle; 16 yaşını doldurmuş çocuklar için sosyal ağ sağlayıcılarının ve ebeveynlerinin doğrudan takip edeceği zaman hakkı ve uyku dilimini içeren gece 22.00 ile sabah 06.00 saatleri arasında eğitim portalları haricinde dijital araçları kullanma yasağı getirmekte, 21 ve 27'nci fıkralarda günlük kullanım süresi altmış dakika sınırı konmaktadır. Bu süre sınırı Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu konudaki 2026 tarihli son araştırma komisyonu raporunun da tüm partilerce uzlaşılan önergesinde vardır ancak teklifte yer almamıştır. Kanun teklifleri toplumsal sorunlarda yasamanın ortak hafızasını yok sayamaz. Bu bakımdan, teklifimiz bir erişim yasağını ve 15 yaş altı için üyeliklerin tümüyle saklanmasını değil, yaş ve kullanım amacına göre ayrıntılı açıklanmış olan dijital bağımlılıktan kademeli olarak uzaklaştırma adımlarını ve kamu kurumlarının bu süreçte hangi görevleri üstleneceğini içermektedir. Gerçek hayatta uygulanması zor görünen, hatta yasaklanan şeyi daha çekici kılabilecek sosyal medya ve oyun faaliyetlerinin 15 yaş altı için tümüyle erişiminin engellenmesi yerine denetimli, kontrollü, ebeveyn müdahalesine ve izlemesine açık, güvenli internet uygulaması gerekmektedir. Teklif ise tümüyle yasaklayan bir pencereden ve uygulaması zor bir yasak hükmünden hareket etmektedir. Oysa, bu teklifle aynı gün 4 Mart 2026'da 157 sayfalık taslak raporunu şerhler olmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunan komisyonun AKP'li üyelerinin götürdüğü metinde tam da bu teklifin tersine bir öneri yer almakta ve bu, önergemizde bulunmaktadır. Mart 2026 tarihli komisyonun Meclis Başkanlığına sunulan güncel önerisine göre, ebeveyn denetimine dair tespitler şöyledir: Dijital platformlarda, çocuğun korunmasına yönelik olarak çocuk hesabı ve PIN sistemlerinin yanı sıra ebeveynlerin de dijital okuryazarlığa sahip olması önemlidir. 0-3 yaş arasında bebeğin ekrana maruz kalmaması gerekmektedir. Buna rağmen bazı ebeveynlerin bu yaşlardaki çocuğu sakinleştirmek, yemek yedirmek ve oyalamak için ekrana maruz bıraktığı görülmektedir. 3-6 yaş arasındaki dönemde ise çocuğun medyayı bir ebeveyn rehberliğinde en fazla otuz dakika kullanması, tek başına kullanmaması önerilmektedir. 6-12 yaş aralığında da yine ebeveyn kontrolünde en fazla bir saat olacak şekilde çocuğun medyayı eğitim faaliyetleri amacıyla kullanabilmesi gerekmektedir. Görüldüğü üzere, güncel komisyon raporu yasaklamak yerine zaman dilimlerine yayarak internet kullanımını ve bilişim okuryazarlığını öne çıkarmaktadır. Teklif ise Meclis hafızasını son sekiz yıldır yok saymayı sürdürmüştür.

f) 22'nci fıkradaki önergemizle sosyal ağ sağlayıcı, oyun dağıtıcı ve oyun sağlayıcı gerçek-tüzel kişiler, çocukların yaş gruplarına uygun içerikli, ebeveyn izni ve denetiminin süreçte her zaman aktif olacağı, aldatıcı reklamlardan arındırılmış bir içerik sunmakla ve bunu raporlamakla yükümlü olacaktır.

g) 23'üncü fıkradaki önergeyle yaş gruplarına göre sunulacak içeriklerin çocukların eğitim ve psikososyal gelişimine aykırı olmayacağı, ilgili firmaların bu konuda içerik hazırlamakla yükümlü olacağı kuralı getirilmekte, bunlara dair kural ve içeriklerle ilgili sitede yayımı zorunlu tutmakta, oyunların çocukların gelişimi ve eğitimine zarar verici içerikte olması hâlinde ceza öngörülmektedir.

h) 25'inci fıkradaki önergeyle sosyal ağ sağlayıcının tüm kişisel verilerle ilgili teknik önlemleri alması, üçüncü kişilerle ticari amaçlı paylaşmaması; 26'ncı fıkrayla bu şirketlerin kendi içinde çocukların üstün yararını koruyacak bir teknik birimi kurması ve velilerle her an irtibat sağlayacak teknik altyapıyı geliştirmesi; 27'nci fıkrayla sosyal ağ sağlayıcısı, oyun sağlayıcı ve oyun dağıtıcının çocukları önleyici halk sağlığı tedbirleri kapsamında sosyal medya, oyun içerikleri ve dijital platformlarda maruz kalacakları içeriklerle ilgili olarak korumak, geliştirmekle yükümlü olacağı hükme bağlanmaktadır.

Tahsili zor gözüken ve belli ihlaller karşısında ilgili sosyal ağ sağlayıcının, oyun üreticisi ve dağıtıcısının öz sermayesine etki edecek kadar ağır ceza hükmü getirmek hem uygulaması zor hem de sansürü baştan çağıran bir içerik taşımaktadır. Sosyal ağ sağlayıcıya ya da oyun üreticisine küresel cirosunun yüzde 3'ü kadar bir ceza kesmek, bunu ödemediği takdirde ek cezalar getirmek, bant daraltma kararına kadar gidecek yaptırımlar uygulamak, ihlal ile yaptırımlar arasında ölçülü, dengeli tutumunu ortadan kaldırmak anlamını taşımaktadır. Kaldı ki cezayı ödemeyi kabul eden bir firmanın o tarihe kadar reklamlarının kesilmesine, erişimin engellenmesine karar verilmiş olacaktır. İdare, bu aşırı yetkiyi suistimal edebilecek, cezayı ödeme kararı alan bir firma ise kesilen cezanın aniden yüzde 25'ini ödeyecektir. O hâlde, kesilen ceza da yapılan yüzde 75'lik indirim düşünüldüğünde bu kadar ağır yaptırımlara, sektörün bu parasal cezalar ve bant daraltması kararıyla dize getirilmeye çalışılması hatalıdır. Bu ağır cezai yaptırımlar ve hak ihlalleri yaratabilecek düzenlemeler yerine önergemizle ihlalin içeriği ve kapsamına göre değişen ölçülerde 1 ila 5 milyon TL aralığında değişen cezalar getirilmektedir.

Ayrıca, çocukların oyun bağımlılığına karşı korunması amaçlanmaktadır. 16 yaş altı bireylerin oyun süresi sınırlandırılmakta ve oyun şirketlerinin bu sürece uymada teknik kontrol yükümlülüğü getirilmektedir. Önergeyle teklifte sıralanan belli suçların işlenmesi dijital yayınlar, oyunlar aracılığıyla gerçekleşmişse bu suçla ilgili cezanın yarısı oranında artırılması ve indirim yapılmaması önerilmiştir. Önergeyle kamuoyunda da tepkiyle karşılaşan teklifin yeni 23'üncü fıkrasıyla getirilen ve daha önce yine ek 4'üncü madde yoluyla "sansür ve engelleme" olarak adlandırılan düzenlemenin benzer bant daraltma, reklam yasağı gibi hükümlerinin teklif metninden çıkarılması ve cezaların uygulanabilir tutarlara bağlanması önerilmiştir.

Değiştirilmesini önerdiğimiz kanun teklifi ise özetle şu içeriktedir: Çocukların sosyal ağlara erişimine 15 yaş altı sınırı ve yaş doğrulama sistemi getirilmektedir. Ailelerin sosyal ağlarda çocuklara her an izleyebileceği, uygulama satın alımlarına izin verebileceği, ekran sürelerini denetleyebileceği ilgili sosyal ağ firmalarıyla hızlı iletişime geçebilecekleri altyapı, sosyal ağ sağlayıcısı firma-kişilerin kurması şartı getiriliyor. Madde teklifteki hâliyle sosyal ağ sağlayıcısı firmaların-kişilerin gerekli teknolojik yazılımları kurarak ebeveynlere hesap vereceği, iletişime geçeceği, genel verileri BTK'ye altı ayda bir sunacağı, aldatıcı reklamlara karşı koruma yazılımları geliştireceği bir altyapı şartı getirmektedir. Sosyal ağ sağlayıcısı firmaların kendilerine kesilecek cezaları zamanında ödenmemesi hâlinde mahkeme kararıyla yüzde 50 ila yüzde 90 arası bant daraltmasına kadar varan ek yaptırımlar içermektedir. Oyunlar konusunda sosyal ağ sağlayıcısı firmaların ek sorumluluklara ve cezalara uymamaları hâlinde karşılaşacakları ek yaptırımlar oyun sağlayıcısı ve dağıtıcı firmaların yaş kriterlerine göre oyunları derecelendirmesi ise teklifin 23 ve 24'üncü maddesiyle 5651 sayılı Kanuna eklenecek iki yeni maddeyle düzenleniyor.

Teklifimizin gerekçesi bu şekildedir.