KOMİSYON KONUŞMASI

SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Evet, önergede de ifade ettiğimiz üzere biz bu doğum izinlerinin yetersiz olduğunu düşünüyoruz. Yaklaşık bir yıldır doğum izinlerinin artırılmasına yönelik bir beklenti oluşturuldu. Aslında şu an zikrettiğimiz haftalar, ilave sekiz haftanın daha üzerinde bir beklenti vardı anne adaylarında diyelim. Bugün olmazsa yarın ben bu doğum izinlerinin tekrar artırılması için yeni çalışmanın başlayacağına inanıyorum çünkü bu, kaçınılmaz. Mevcut hâliyle doğum oranlarını artırabilmenin imkânı olmadığı kanaatindeyiz. Doğumdan önceki iki hafta da özellikle kadınların istihdamında son anına kadar kalabilme baskısı yaratıyor. O nedenle, doğum öncesini daha da artırmak, altı haftaya kadar uzatmak yönünde bir talebimiz oldu.

Burada, ikinci bir hususu aslında, tekrar, önergemizde göreceksiniz, bir yıldır bundan bahsediyoruz... Bir de bunun ötesinde, yılbaşında bu kanunun çıkması bekleniyordu. Şimdi, sizler de çok fazla sayıda anne adayı ve anneyle muhatap oldunuz muhtemelen. Birinci sorumluluk Bakanlığımızın, bu işi geciktirmesi... İkinci sorumluluk da tabii ki Meclisimizin, bu konuda daha baskın bir rol üstlenmesi gerekirdi, bizde de burada sorumluluk var. Biz yılbaşında çıkması gereken kanunu nisan ayının belki de sonuna kadar ancak çıkarabilmiş olacağız ve her geçen dakika da ciddi mağduriyetler oluşturuyor annelerin beklentilerinin karşılanamaması noktasında yani o mağdur olan kitleyi arttırıyor. Biz de burada özellikle diyoruz ki belki bunun bir yönetmelikle düzenlenmesi söz konusu olabilir ama yine de bunu burada zikretmek icap edecek. En azından bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, geriye dönük işlemesi de yine, yönetmelikle -hukukçularla istişarelerimizden aldığımız bilgi olabileceği yönündeydi- altı aylık bebeği olan annelerin ve bu izinden yirmi dört hafta olarak faydalanamamış olanların aradaki farkı kullanılabilmesi yönünde bir çalışmanın yapılması bizim bu kadınlara borcumuzdur diye düşünüyorum ve bunun gerekli olduğuna inanıyorum. Çünkü bizden kaynaklı bir sorun nedeniyle, önce Bakanlık ve akabinde Meclisten kaynaklı sorun nedeniyle, haftalardır ve hatta aylardır biz bu mağdur kitlesini arttırdık. Elbette bunu Mecliste daha fazla konuşacağız ama özellikle, bu tekliften sonra mutlaka aklımıza şu geliyor hepimizin: Bunun kadın istihdamının önünde bir engel olacağı hususu. Bu haklı bir yorum elbette ama burada asıl mesele bunun kadın istihdamına engel olması değil, toplumu, çalışma hayatını, aile kurmayı destekleyecek şekilde yeniden tasarlamak gibi bir işlevi var. Bu Meclisin bunu yapabilmesi gerekiyor. İstihdam ve doğum arasındaki ilişkiyi zoraki bir ilişki hâline getiremeyiz, burada zorunlu bir çatışma yaratamayız. Dolayısıyla, iş ve aile hayatının uyumlu tasarımının olduğu ülkelerde bunun daha iyi bir şekilde organize edildiğini, çocuk bakımının pahalılığı karşısındaki tedbirleri... Ebeveyn izinlerinin alınamadığı, dijital çağda kadınların çalışma biçimleri konusunda teknolojiden daha fazla istifade etmenin sağlanamaması gibi durumlarda elbette bu çelişki ortaya çıkar ama bunlar konusunda sağlıklı çalışmaları yaptığımızda, inanın, bunların birbirine tezat olmadığını görmüş olacağız çünkü bu mesele eninde sonunda geliyor, dayanıyor dünya görüşleri arasındaki farklılıklara, "İstihdam mı, aile olmak mı?" noktasında kilitleniyor. Bu kilidi açmak bu Meclisin görevidir diyorum.

Teşekkür ediyorum.