KOMİSYON KONUŞMASI

SEVİLAY ÇELENK ÖZEN (Diyarbakır) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Böyle küçücük bir hatırlatma yapmak istiyorum, bu kurumsallaşma gerçekten çok zor bir şeydir ve Türkiye'deki iyi örnekler hep birkaç yüzyıla yayılmış örneklerdir. Maalesef, AKP'nin bu konudaki sicili çok iyi olmadığı için herkeste müthiş bir tereddüt ve temkinlilik var. Köklü kurumların birçoğu yani ben eğitimci olduğum için, eğitim alanından aklıma gelenler, Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi, işte, dar bütçeli ailelerin başarılı çocuklarının okuyabildiği şahane liseler; Kadıköy Anadolu Lisesinden Kabataş Erkek Lisesine, bütün bunlar... Amme İdaresi kapatıldı, bu listeler "proje okulları" adı altında dönüştürüldü, içi boşaltıldı ve kesinlikle bir kırımdan geçirildi. Bunun gibi bakıyorsunuz, işte, Türkiye'de üniversite tasfiyesi, çok geniş çaplı bir tasfiye yapıldı, KHK'lerle, barış imzacılığıyla ve ilk hedefe aldığı, en yaygın biçimde hedefe aldığı kurumlar en köklü Mülkiye gibi kurumlar oldu ve bu hatta literatüre geçmiş bir kavramdır, bunu "kurum kırım" kavramıyla tanımlayanlar oldu ve bu kapatılan, tasfiye edilen kurumlar yerine hiç iyi bir şey konulmadı. Şimdi, Darülacezeye de bu müdahale yapıldığı zaman herkeste bir temkinlilik oluşuyor. Madem bu -sizlerin ifadesiyle- bu kadar müstesna bir kurum ve bunu hepimiz biliyoruz, gerçekten de çok kıymetli kadrolar yetişmiş buralardan. Bu, model alınır, AKP'nin kendisine çok yakın bir sermaye, çok güçlü sermaye sahibi olan bir çevresi var, bu modeli taşrada ücretsiz inşa ederler, yurt dışına taşırlar, mevcut kurumları bu şekilde kırımdan geçirmek, içini boşaltmak ve yerine de hiçbir örnekte daha iyi bir şey koyamamakla devam eden bir şey var. Dolasıyla bu temkinliliği de böyle bir olumsuzluk olarak görmemekte yarar var. Hep birlikte bunu sahiplenmeniz gerekiyor, bu da bir mirastır diye düşünüyorum.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Evet, teşekkür ediyorum.

Tabii, buradaki hem Sayın Başkanın sunuşunda hem diğer genel teklifi sunarken arkadaşımız Özcan Bey'in sunuşunda bir defa bir kırım mırım gibi bir şeyi kapsayan en ufak bir şey yok. Sayın Başkan çok açık açıkladı, Darülacezenin fonksiyonlarının günümüz şartları içerisinde daha etkin hâle getirilebilmesi için ya da fonksiyonel olabilmesi için yapılan bir düzenlemeyi "AK PARTİ geçmişte şunu yaptı, bunu yaptı..." diye, buralarla mukayese edersek artık siyasi partileri tartışırız. Bunu sınırlandıralım, bu mevzuyla ilgili yapalım. Tabii ki eleştirileriniz olacak ama bu mevzuyla ilişkili eleştirileri ben çok değerli buluyorum. Yani "Şunu katalım, şu eksik, çıkaralım..." bunlar anlamlı ama "Bunu da yeniden AK PARTİ'nin şurada yaptığı şu vardı, o yanlıştı, o yanlışın benzeri bilmem ne okullarıyla..." falan, bunların konuyla alakası yok.

SEVİLAY ÇELENK ÖZEN (Diyarbakır) - Çok alakası var.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Biz oldukça önemli bir iş yapıyoruz aslında. Yaptığımız işin kapsamı üzerinde, değeri üzerinde hiç tereddüt etmememiz gerektiğini düşüyorum. Neden? Yetersiz kalınan bir şey var. Darülacezenin hizmetleriyle ilgili bugün bu tarihsel hikâyesinin içerisinde o kadar önemli örnekler var ki, bunu yaygınlaştıralım, çaba bu. Bunu ben önemli buluyorum.

SEVİLAY ÇELENK ÖZEN (Diyarbakır) - Darülaceze korunarak yaygınlaştırılabilir.