KOMİSYON KONUŞMASI

SEVİLAY ÇELENK (Diyarbakır) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Ben de Komisyonun üyesi değilim. Şimdi, aslında söylemek istediklerimin bir kısmı önceki konuşmacılar tarafından dile getirildi ama yine de önemli bir konu var, kayıtlara geçirmek adına ben de söz almak istedim.

Bir kere, bu kanun teklifi, bu biçimiyle, bu Komisyonda ele alındığında, aslında bu Meclisin yasama faaliyetinin çok temel bir sorununu çok görünür hâle getiriyor. Nedir bu sorun? Aslında, Meclisin kendi bünyesindeki üyelerinin, komisyonlarının donanımını, birikimini görmezden gelen ve esas olarak bütün kanun tekliflerine hâkim olan o torba yasa modelini komisyonlara da uyarlayan bir durum söz konusu. Şimdi, burada birçok önemli alandaki konular, hepsi aileyle ilişkilendirilerek... Ki evet, bunlar aileyle de ilişkili fakat sadece aile perspektifi, bu sorunların bütün yönlerini tüketmediği gibi, Meclisin çok daha ilişkili komisyonlarını da baypas ediyor. Biz bu Komisyonun üyesi olmadığımız için çok geç haberdar oluyoruz. Tuncay Bey eğer beni birkaç defa yolda durdurup bilgi vermese, bu kanun teklifini Dijital Mecralara bekliyorduk ve hiçbir bilgim olmayacaktı, ta ki bu haftanın takvimi ortaya çıkıncaya kadar.

Şimdi, yasama faaliyetine hâkim olan torba yasa anlayışı dedim. Bu Meclisin bir Dijital Mecralar Komisyonu var. Komisyon üyelerine baktığınız zaman, bu sık sık sözünü ettiğiniz, işte, çağın gerekleri, teknoloji.. Çağ yapay zekâ çağı, çağ dijitalleşme çağı ve buradaki sorunları, işte, "Değişen toplum, değişen aile diyorsunuz." bununla birlikte düşünmeksizin ele alan hiçbir yasama faaliyeti gerçekten de ne bir güven oluşturabilir ne zaten bir yetkinliğe ulaşabilir. Dijital Mecralar bir asli komisyon, belki buranın sorunu değil ama o Komisyonun gündeminde olması gereken bir mevzu çok geniş bir hacimle burada yer alıyorsa bunu burada kayıtlara geçirmek gerekiyor. Bir asli komisyon, bir tali komisyon gibi bir yılda, birkaç yılda neredeyse hiç... Üç yıldır çok sayılı toplantı yapıyor. Bu toplantılara da işte çeşitli temsilcileri, Netflix'i, TikTok'u, Google'ı çağırarak, onlara açıkçası birtakım direktifler vererek kendini sonlandırıyor. Oysa, oradaki bütün üyeler bu konularla fazlasıyla ilişkili, alanlarında değil, deneyimli kişiler ve bu Komisyonla çakışan bir tek üyeleri var; Okan Bey de bunun sözünü etti.

Şimdi, sosyal medya alanındaki düzenlemelerin geneli üzerinde bir şeyi söyleyeyim ama bir yandan sosyal medya, bir yandan yoksullaşma, bir yandan devlet gözetimindeki çocukların izlenmesi, korunması gibi çok temel başlıklar var burada. Bunların hepsini buraya sıkıştırıp, burada da kısa sürede böyle "Bir an önce geçirelim, bu konular çok acil." mantığıyla ele aldığınızda yasama faaliyetimizin bütün zaafları yeniden üretilmiş oluyor. "Çok acil sorunlar var ama yasaklayarak devam edelim." Bir kez buradaki Meclisin üyelerinin, milletvekillerinin bile güvenini sağlamayan bir ortamda geçen bir teklifin ailelerce benimseneceğini nasıl varsayıyoruz? Sosyal medya meselesine bakalım: Sosyal medyada, evet, gerçekten de çok sorun var Sayın Başkan, siz de ifade ediyorsunuz bunu, bizler de ifade ediyoruz. Çok yaşamsal sorunlar var. Evet, dünyanın pek çok yerinde, birçok ülkede sosyal medyaya erişim yasağı çocuklarla ilgili gündeme getiriliyor ya da internete çocukların erişimini sınırlayan düzenlemeler var ama bu ülkelere, bunu efektif biçimde uygulayan, bundan pozitif bir sonuç üretebilen ülkelere baktığımız zaman zaten bu meseleleri ele almada oluşturulmuş bir güven duygusunu görüyorsunuz. Toplumun güveni, ailelerin güveni, parlamentonun güveni... Parlamento güvensiz başlıyor burada, aileler bunu nasıl benimseyecek? Bir aile sonuçta, evet, belki iktidar perspektifinden baktığımız zaman, "Biz karar aldığımızda bize güvenirler." diyorsunuz ama iktidar bütün toplumu maalesef kucaklayan bir iktidar değil. Birçok aile belki bu yasakta çocuğun sosyal medyaya erişimini bizzat kendi kartı, kendi bilgisi açarak sağlayacak. Dolayısıyla, yasaklarla devam edilemez. Evet, belirli yasaklar, belirli düzenlemelere ihtiyaç var ama çocuğa alanı açmaya, güven oluşturmaya ihtiyaç var ve bunun da çok farklı değişkenleri var. Dijital Mecralardaki üyelerin birçoğu bu, başka ülkelerde ne yollarla aşılıyor, ne yollarla bu güven oluşturuluyor, buna da kafa yormuş insanlar. Meclisin, kısacası kendi komisyonlarını baypas etmesi, bir komisyonun kendisinin işlevsizleştirilmesini kabul etmesi çok problemli. Siz bunu aşmaya çalışmışsınız. Haber göndermişsiniz bizim komisyonlarımıza ama orada bile bir biçimde Tuncay Bey kendi çabasıyla aşmış, haberdar olmayanlar aşma şeyine de girememiş. Bunu kayıtlara geçirmek istedim. maddelere geçtiğimizde daha etraflıca konuşacağımızı umuyorum.

Teşekkür ederim ama bugün hakikaten bu genelini konuşmakta çok yarar var.