KOMİSYON KONUŞMASI

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar; hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Benden önce konuşan Grubumuzun milletvekilleri zaten konuyu açıkladılar ama ben birkaç hususun altını çizmek istiyorum. Türkiye'de maalesef, mesela bakanlıklara baktığımız zaman, Adalet Bakanlığı diyoruz, adaleti en çok Adalet Bakanlığı ortadan kaldırıyor; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı diyoruz, sağ olsun, o bakanlık eliyle aileler parçalanıyor, kadınlar, çocuklar her gün öldürülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı eliyle ülkede, siz öyle deseniz de Orhan Vekilim söyledi; orman, tarım ve hayvancılık bitirilmiş durumda. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da aynen, çevre mi kaldı; şehirlerimize bakıyoruz, şehircilik adına mutlu olduğumuz bir yer var mı, yaşamaktan mutlu olduğumuz bir yer var mı? İklim değişikliği kısmında ise iklim değişikliğinden sizin anladığınız, bakanlığınızın anladığı ile dünyanın anladığı ve bizim anladığımız farklı. 13'üncü maddede yine bu farklılığı görüyoruz yani iklim değişikliği bahane edilerek aslında eskiden kanunun arkasından dönülürdü; şimdi Anayasa’nın da arkasından dönülerek Anayasa tarafından koruma altına alınan ormanlarımızın başka bir şekilde ortadan kaldırılmasının da önünü açıyorsunuz.

Geldik yasanın metnine, başlığına. Niye bunları söyledim? Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'yla vesaire vesaire adı. "Toprak koruma" denildi; yine irkildim, tam tersi olacağını biliyoruz. Neyi koruma adına harekete geçiyorsanız tam tersini yapıyorsunuz. Dolayısıyla bütününe baktığımız zaman neyi arzu ettiğinizi, ne yapmak istediğinizi de çok iyi görüyoruz.

Şimdi, ben biraz Trabzon'dan bahsetmek istiyorum. Topraklarımızı... İşte, kanunun başlığı öyle de içinde farklılık var; her zaman olduğu gibi torba yasa hâlinde getirmişsiniz farklı farklı maddeleri ama... Bir yandan kıyılardaki tarım arazilerini imara açacaksınız; bir yandan, mesela Karadeniz'in çok büyük bir bölümünü ama özellikle Trabzon'da Sürmene ve Köprübaşı ilçelerimizin neredeyse yüzde 90-95'ini madencilikte ruhsatlandıracaksınız, ondan sonra "Biz toprak koruyacağız. Biz tarımı geliştireceğiz, hayvancılığı geliştireceğiz." İzlemiş olduğunuz politikalarla ne toprakların korunması mümkün ne tarımın geliştirilmesi mümkün ne hayvancılığın geliştirilmesi mümkün. Bu net, zaten verilerle de ortaya konuluyor. İzlediğiniz politikalar sonucunda Trabzon'da hayvancılık artık bitmiş durumda, veriler elinizde vardır diye düşünüyorum. Yine, besicilik ortadan kalkmış durumda. Zaten kooperatiflerin yüzde 90'ı da kapanmış durumda. Çayır alanlarının da büyük bir bölümü artık fundalık hâline gelmiş. Kırsal kesimde HES nedeniyle, DSİ'den verilen su miktarının tamamıyla kesilmesi nedeniyle kültür balıkçılığı da ortadan kaldırılmış. Yine, hayvancılık, az önce de dediğim gibi meralar ortada yok. Çok iyi bildiğiniz gibi artan yem fiyatları, gübre girdileri nedeniyle, üretim sorunları nedeniyle eğer ellerinde kalabilmişse insanlar artık tarım arazilerinde tarım yapmıyor, hayvancılık yapmıyor ve bütün bu faaliyetlerin ortadan kalkması nedeniyle Trabzon artık hızla göç verir hâle geliyor.

Fındık konusunda artık fındık... Başkanımız da burada çok geliştirdiğini iddia ediyor ama...

LÜTFİ BAYRAKTAR (Sakarya) - Yüzde yüz.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Maçı izliyor.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - "Yüzde yüz." de bir de bunu üretici bir görse, kime yüzde 100 gelir sağladığınızı biliyoruz da gerçekten üretici ölüyor durumda fındıkta.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Gol var mı Başkan?

LÜTFİ BAYRAKTAR (Sakarya) - Yok.

MURAT ÇAN (Samsun) - Sibel Hanım atıyor golünü, Sibel Hanım atıyor.

LÜTFİ BAYRAKTAR (Sakarya) - Onlar hep boş kale, boş kaleye atıyor yani rahat olun.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Halkın arasına girin de kimin boş konuştuğunu görürsünüz.

Şimdi, kokarca... Kokarcayla mücadele, mücadele... Getireceğim demiştim. Ben daha bir eve yeni taziye ziyaretinde bulundum. Köye gittik, tabii cenaze nedeniyle ısıtmışlar, soba yakmışlar. O anda en az 10 tane kokarca... Daha şimdi aslında üreme zamanı değil. Sosyal medyaya, Twitter'a attım zaten. Böyle böyle kokarcalar daha henüz uyanma aşamasında değilken cirit atıyor evlerin içerisinde. Bir mücadele yaptıklarını söylüyorlar ama şimdiden uyarıyoruz: Gerçekten bu kokarca ve diğer zararlı hayvanlar nedeniyle fındık üretimi çok düştü. Çay kanunu Mecliste olmasına rağmen henüz bir girişim yapmadınız dolayısıyla bizim üreticilerimiz artık alandan çekiliyorlar. Bu toprakları eğer bugün değerlendiriyorlarsa annelerinin, babalarının, atalarının hatırı adına, utanma belasına artık gidiyorlar, orada fındık toplamaya kalkıyorlar, çay toplamaya kalkıyorlar; herkes perişan. Dolayısıyla, yaptığınız hani "mücadele" dediğiniz bu kokarca konusuna tekrar geliyorum. Demiştim Meclise getireceğim diye; Meclise getireceğim, Meclis uğraşsın ondan sonra kokarcalarla.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Genel Kurula salmazsan namertsin.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Getireceğim yani söylemiştim zaten. Dolayısıyla...

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Getiremezsen ben gidip alıp geleyim Başkanım, Sayın Vekilim.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sağ ol, sağ ol. Onlar zaten buralara da yavaş yavaş geliyorlar, Sakarya'yı falan geçtiler.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ben Kaz Dağları'ndan sincap getirecektim ama Sayın Vekilim... O Kaz Dağları'ndaki Cengiz İnşaat'ın mahvettiği yerlerdeki, orman arazisindeki o kadar sincabı getirip Mecliste Genel Kurula salacaktım onu.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Evet.

OTURUM BAŞKANI MUHARREM VARLI - Sayın Suiçmez, lütfen toparlayalım.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Toparlıyorum.

Az önce de dedim 2025 yılında yine mazot ve gübre desteği hâlâ ödenmedi. Gübreleme zamanı fındık için başlamış, geçiyor. Nasıl gübre alacak, beklenti içerisinde üretici. Dolayısıyla, sağ olsunlar, 2026 yılı hasılat rekoltesini açıkladılar. Herhâlde başka bir dünyada, başka bir gezegende geziyor arkadaşlar, kabul edilebilecek rekolte miktarları değildir. Biz artık sizin bu koruma, teşvik gibi kanun sunumlarınızdan da gerçekten bıktık, sıkıldık. Halk da ülke de bundan zarar görüyor. O nedenle, bu vermiş olduğunuz kanun teklifinin de ülkeye hiç fayda getirmeyeceğini düşünüyor, geri çekmenizi talep ediyorum.

Teşekkür ederim.