KOMİSYON KONUŞMASI

SÜREYYA ÖNEŞ DERİCİ (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Değerli bürokratlar, kıymetli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, bu 8'inci madde üzerinde görüşüyoruz ve bu teknik düzenlemenin nelere yol açacağını konuşuyoruz. Bizim itirazımız aslında çok açık: Bakın, Muğla'da biz DSİ'nin yıllardır dere yatağı düzenlemelerindeki hatalı uygulamaları ya da sel ve su baskınlarını önlemeye yönelik tedbir alamaması yüzünden çok ciddi sıkıntılar yaşadık, Muğlalılar çok uzun seneler bunun mağduriyetine maruz kaldılar. Şimdi, bu 8'inci maddede, DSİ tarafından inşa edilen tesisler zamanla imar planı içine alınırsa, yerleşim alanları içinde kalırsa güvenlik tedbirlerinin alınmasıyla ilgili belediye veya il özel idarelerinin sorumluluğuna bırakılıyor. Evet, diğer milletvekilleri arkadaşlarım da söyledi; burada sorumluluk, yetki karmaşası ortaya çıkması çok doğal çünkü DSİ'den bazı konular için uygun görüş istenecek ama bu işin sorumluluğu ve mali yükümlülüğü belediyelerde ya da il özel idaresinde olacak. Aslında devlet kurumlarının kendi sorumluluğunu belediyelere ve il özel idarelerine devrediyor olması söz konusu. Oysa bu yetki karmaşası, sorumluluk karmaşası, elbette yerel yönetimlere ek mali yük getirme kaygısı, bunun özellikle vatandaş açısından olumsuz ve hukuki olarak da kargaşaya yol açacağına inanıyoruz.

Bu maddenin Muğla gibi, tarım ve turizm kenti olan, özellikle bu konuda uzun yıllardır mağduriyet yaşayan kentler için olumsuz olacağını düşünüyoruz. Muğlalılar açısından da bunu sormak zorundayım: Eğer bütün sorumluluk sorumluluk belediyelere veya il özel idarelerine devredilecekse o zaman Devlet Su İşleri illerde ne yapacak, neyle iştigal edecek? Sadece uygun görüş verecek ve bütün sorumluluk belediyelerde ve il özel idarelerinde mi olacak? Bu karmaşayı nasıl düzenlemeyi düşünüyorsunuz? Bu maddenin tekrar gözden geçirilmesini talep ediyoruz.

Teşekkür ederim.