| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .03.2026 |
EVRİM RIZVANOĞLU (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Herkese iyi çalışmalar diliyorum.
Şimdi, ben, madde 13 özelinde yani geneli üzerine ama özellikle madde 13'le ilgili biraz aklıma takılan konular var. Öncelikle geneline baktığımızda, şimdi, Türkiye, gerçekten, Hükûmetimiz ormanları koruyabiliyor mu? 2019 yılından bu yana, Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Belgrad ormanı büyüklüğündeki bir orman tek bir imzayla sınır dışına çıkartıldı. Yani biz, burada, tek bir imzayla, bir gün kalkıyoruz ve ormanlar sınırlarımızın dışına çıkartılıyor. Orman Kanunu'nun ek 16 maddesini kullanıyoruz, ne bilimle ne de böyle bir kamu yararını gözeterek, tek bir kişinin imzasıyla.
Sonra diğer taraftan bakıyoruz, orman istatistiklerine göre, 2012-2024 arasında 121 bin hektardan fazla orman madenciliğe açılıyor.
Yine bakıyoruz, Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında 3.224 tane orman yangını çıkıyor. Bu yangınlarda 81 bin hektardan fazla orman alanı yok oluyor. Şimdi, biz koruyabiliyor muymuşuz şu tabloya baktığımızda? Koruyamıyoruz. Peki, ne yapıyoruz? Diyoruz ki 13'üncü maddede: Biz karbon yutak ormanı kuracağız. Peki arkadaşlar, e kuralım da şimdi bunu nasıl kuracağız? Hiçbir şekilde, bir tane yönetmeliğe bağlanarak yazılan bir kanun olamaz. Karbon yutak alanları yeni oluşturulacak alanlar mı -ben bunu bilmek istiyorum- yoksa mevcut ormanlar kullanılarak orman arazisi sayılan alanlar kapsamı içine mi alınacak? Yani burayı bir netleştirmemiz gerekiyor. Bu karbon yutak ormanlarını nasıl bir konseptle kurmaya çalışıyor sistem? Mevcut ormanlar eğer ki dâhil edilecekse ilavelik ilkesini nasıl sağlayacağız? Yani burada bir ilavelik ilkesinin nasıl sağlanacağını netleştirmenizi rica ediyorum çünkü hiçbir yerde yazmıyor ama tahminen "Bunu biz bir yönetmelikle çıkartacağız." diyeceksiniz. Bu durumda zaten korunması gereken alanların karbon kredisine konu edilmesi nasıl gerçekleştirilecek? Yani bu mekanizmayı bir anlamamız lazım. Karbon yutak ormanları, tamam, kuralım. Tabii, iklim değişikliğiyle mücadele etmemiz lazım, 2053'te net sıfır olmamız lazım, bunu tüm Türkiye olarak biliyoruz. Önümüzde COP süreci geliyor; Türkiye'nin iklim hedeflerini çok iyi bir şekilde belirlemesi lazım, sadece verdiğimiz NDC'ler de yeterli değil. Burada gerçekten nasıl yapacağımızı bilmemiz lazım. Peki, bunu kuracağız ama şimdi, bir tarafta bir oksimoron bir durum var: Bir tarafta ormanları koruyamayan bir iktidar, diğer tarafta "Ben karbon yutak ormanlar yapacağım." diye havalı havalı sözcüklerle getirilen bir teklif, bir madde, bunun detayları. Bir de bunun ötesinde, bu "monokültür" dediğimiz yani tek tipleşmenin önüne nasıl geçeceğiz? Karbon tutumunu artırma gerekçesiyle tek tür bir ağaçlandırma mı yapılacak? Yani bu karbon yutak ormanların oluşumu teknik olarak nasıl gerçekleşecek? Biyoçeşitliliğin korunması, bu tür çeşitliliği, bununla ilgili planlarımız nedir? Doğal ormanların plantasyon tipi karbon ormanlarına dönüştürülmesinin önüne nasıl geçilecek? Yani bu detayları biz nereden görebiliriz? Ben bunu özellikle bilmek istiyorum.
Diğer tarafta, yaban hayat. Şimdi, yaban hayatı, toprağın sağlığını, su döngüsü gibi konuları nasıl koruyacaksınız bu mekanizmada? Karbon getirisi yüksek diye ekolojik açıdan hassas alanlara müdahale yapılmasının önüne hangi bir mekanizmayla geçilecek? Bunun da önemli olduğunu düşünüyorum. Ve yine, diğer taraftan, orman köylüleri. Şimdi, orman köylülerinin bu sistemde rolü ne olacak? Orman köylülerinin rolünü de bileceğimiz bir açıklama -tabii, burada yazması gerekirdi ama- nasıl olacak? Ve üçüncü kişilere tahsis hangi usullere göre yapılacak? Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum yani tahsis edilen alanlarda şirketlere ne tür haklar verilecek? Biz burada şirketlere verilecek hakları net olarak bir bilmek istiyoruz.
Karbon kredilerini hangi standartlara göre hesaplayacaksınız? Yani burada bir karbon kredisi hesaplaşması var, bir denkleştirme mekanizması kurulmaya çalışılıyor ama neye göre hesaplanacak? Ve karbon tutumu hangi metodolojiyle ölçülecek? Bu bilgiler nerede? Kim doğrulayacak, nasıl denetleyecek, bağımsız denetim zorunlu mu olacak? Bunları bilmek istiyoruz. Ve bir de çifte sayım ve sistem güvenliğiyle ilgili son olarak şunu sormak istiyorum: aynı karbon azaltımının birden fazla yerde kullanılmasının önüne nasıl geçilecek? Ve son olarak da Anayasa’nın 169'uncu maddesini kıymetli vekillerimiz zaten belirttiler; bu durum varken ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu açıkken bu alanların karbon piyasası üzerinde üçüncü kişilere tahsis edilmesin kamu malı niteliğiyle nasıl bağdaştırıyorsunuz? Ben de bunlara yanıt almak isterim.
Teşekkür ediyorum, herkese iyi çalışmalar diliyorum.