KOMİSYON KONUŞMASI

AYLİN YAMAN (Ankara) - Görüşülmekte olan (2/3566) esas no.lu Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 6'ncı, 9'uncu, 10'uncu, 22'nci, 23'üncü ve 24'üncü maddelerinin İç Tüzük'ün 38'inci maddesi gereğince Anayasa'ya aykırı olmaları nedeniyle incelenerek teklif metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Gerekçemiz, kanun teklifinin 6'ncı maddesiyle 2828 sayılı Kanun'a eklenen Madde 25/A'da ailesi veya yakını yanında bakımı için desteklenen çocuk ve gençler ile hakkındaki koruma veya bakım tedbiri kararı reşit olması nedeniyle sona eren kişilere yüksek öğrenim gördükleri sürece 25 yaşına kadar sosyal ve ekonomik destek verilmesine ilişkin düzenleme yapılıyor. Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların belirlenmesi, verilecek sosyal destekler ile geçici bir süreyle ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemeler ve ödemelerin süresine ilişkin kurallar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek. Söz konusu düzenleme, sosyal yardım miktarının ve süresinin yönetmelikle belirlenmesi, düzenlenmesi nedeniyle Anayasa’nın kanunilik ilkesini zedelemekte, yetki devrinin sınırlarını aşmakta ve bu nedenle Anayasa’nın 7'nci, 104/2'nci ve 161'inci maddelerine aykırılık taşımaktadır. Bir sosyal yardımın miktarı ve süresi kanunla açık bir biçimde korunmalıdır. Bu hususta yürütmeye doğrudan yönetmelikle belirleme yetkisi verilemez.

Kanun teklifinin 9'uncu maddesiyle merkezî düzeyde yazılım destekli kamera sistemleri kurulması düzenlenmektedir. Söz konusu düzenlemede, kişisel verilerin mahremiyetini sağlama ve özel hayatların gizliliğini zedeleyecek yetki tanımlaması yapılmaktadır. Bu nedenle, Anayasa’nın 20'nci maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliği maddesi ihlal edilmektedir.

Kanun teklifinin 10'uncu maddesiyle 2828 sayılı Kanun'a eklenen ek 13'üncü madde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bütün ailelerin gelir, gider, sosyal güvenlik, varlık, nüfus ve benzeri kişisel verilere erişim hakkı vermektedir. Bu nedenle, Anayasa’nın 20'nci maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliği maddesi ihlal edilmektedir.

Çerçeve 22'nci maddeyle 5651 sayılı Kanun'a eklenmesi öngörülen ek 4'üncü maddedeki yeni fıkralardan 22'nci fıkra sadece çocuklarla ilgili bir koruma ya da önlem hükmü içermemekte, belli sosyal ağ sağlayıcıların ifade hürriyetini yayma ya da özgürlükler konusunda ağır yaptırımlara uğrama tehlikesini içermekte, Anayasa’nın 22'nci maddesinde geçen "Haberleşme hürriyeti" başlıklı hükme aykırılık içermektedir. Türkiye'den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, mevcut kanuna 2015 yılında eklenen 8/A maddesinde düzenlenmiş olan "Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi" hükümleri uyarınca verilen kararların gereğini derhâl ve en geç bir saat içinde uygulayacak. Bu yolla, yoğun tıklanan sitelerden, ağ sağlayıcılardan bir bilgi ya da haberin hızla yayılması ve kişiyi daha fazla mağdur etmesi engellenmek istenebilir. Düzenlemede geçen erişimin engellenmesi, içeriğin çıkarılması kararlarının uygulanması sadece çocuklarla ilgili konular için değildir, çocuklarla ilgili düzenlemeler zaten teklifin 23 ve 24'üncü maddesinde düzenlenmektedir. Fıkra 5651 sayılı Kanun kapsamındaki tüm yaşam hakkı, mal ve can güvenliği ile millî güvenlik ve kamu düzeni ihlal kararları için de geçerli olacaktır. Bu nedenle, yeni eklenen 22'nci fıkrada yaşam hakkı, can ve mal güvenliği, millî güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerde mevcut kanunun 8/A maddesine dayanılarak verilmiş kararlarla erişimin tümüyle engellenmesi, içeriğin çıkarılması kararının bir saat içinde uygulanması açısından ifade özgürlüğü ya da fikir açıklama hürriyetinin de özüne dokunabilecek bir risk barındırmaktadır. Bu engelleme hızının belli mağduriyetleri engellemek için alınması gibi olumlu bir ihtimalinin yanında, savaş ve seçim sürecinde belli siyasi haberlerin yayılmasını engelleme amacına da hizmet edip etmeyeceği kısmı tartışılabilir. Bu kapsamda, hızlı erişim engelli içerik çıkarılması uygulamalarının "çocuk" konulu haber, paylaşım, oyun içerikleriyle sınırlı kalması gerekirken teklifin ilgili fıkrası bunu tüm kanundaki yaptırımlara ek bir yaptırım getirmek üzere kurulmuştur. Anayasa’nın fikir ve ifade özgürlüğü kapsamındaki düzenlemelerine aykırı olarak kanuna yeni eklenecek bu fıkrayla, sadece çocukları korumaya ve ebeveynlere kolay denetim sağlamaya ilişkin bir düzenleme yapılmamaktadır. Teklifin 23'üncü ve 24'üncü maddesiyle kanuna eklenecek madde de oyun üreten ve satışa sunan, ortam sağlayan firmalara ek şartlar ve yaptırımlar getiriyor. Kesilen cezalara uymamakta ısrar edenlere ise bant genişliği daraltma dâhil yaptırımlar getirilecektir. Bu bakımdan, tıpkı 22'nci fıkrada olduğu gibi, yaptırımlar Anayasa'da güvence sağlamış ifade hürriyetini, haberleşme hürriyetini sınırlandırıcı hüküm içermektedir. Bu çerçevede, söz konusu düzenlemeler Anayasa’nın 26'ncı, 35'inci ve 36'ncı maddelerine aykırıdır. Bu nedenle, İç Tüzük'ün 38'inci maddesinde belirlenen "Komisyonlar, kendilerine havale edilen metinlerin ilk önce Anayasanın metin ve ruhuna aykırı olup olmadığını tetkik etmekle yükümlüdürler." hükmü çerçevesinde incelenmesini ve Komisyonumuzun bu maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğunu tespit etmesi hâlinde söz konusu maddelerin kanun teklifinden çıkarılmasını talep etmekteyiz.

Arz ederim.