| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .03.2026 |
MUSTAFA ERDEM (Antalya) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Sayın Başkan, değerli katılımcılar; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.
ABD ve İsrail'in uluslar arası hukuku yok sayan, masum sivilleri hedef alan ve bölge barışına zarar veren müdahalelerini kınıyor, barışın bir an önce bölgemizde hâkim olmasını diliyorum.
Yine, önceki gün, hayatını öğrencilerine adamış bir öğretmenimizin öğrencisi tarafından öldürülmesini kınıyorum. Buradan Millî Eğitim Bakanını okulları ideolojik tartışmaların merkezi hâline getireceğine güvenli hale getirmek için çalışmaya davet ediyorum.
Diğer taraftan, seçilmişlere dönük yargı darbesi Bolu Belediye Başkanımızla devam ediyor. Hukuku ayaklar altına alan, demokrasiden ekonomiye her türlü kurumlara zarar veren bu saldırganlıktan da vazgeçilmesini diliyorum.
Değerli arkadaşlar önümüzdeki tablo net. Dün TÜİK'in şubat ayı verileri açıklandı, şubat ayı enflasyonu %2,96. Yılın daha ilk iki ayında enflasyon yüzde 8'lere ulaşmış durumda. Sayın Bakan "Gıda artışı geçici." diyor "Jeolojik gelişmeler petrol fiyatlarını etkiliyor." diyor. Oysa savaşın doğrudan etkisi henüz tam hissedilmemişken yılın ilk iki ayında enflasyon tavan yapmış durumda. Üstelik önümüzde mazot zammı var. Bu zam tarlaya da yansıyacak, nakliyeye de yansıyacak, marketin rafına da.
Sabit gelirli, iki ayda yaklaşık yüzde 8 yoksullaştı. Emekliye reva gördüğümüz yüzde 12 zammın daha yılın yarısında yarısı eridi ama Mehmet Şimşek diyor ki: "Ekonomi büyüyor." Kişi başına gelir 18 bin doları aşmış, hatta yüksek gelirli ülkeler ligine giriyoruz." Peki, soruyorum: Bu lige emekli, emekçi niye giremiyor? Büyüme varsa emeklinin sofrası neden küçülüyor? 17 milyon emekliye bayram başına 4 bin lira ikramiye veriliyor, emeklinin gözü bu torba yasada ama emekli ikramiyesine dillendirdiğiniz 1.000 TL zammı bile çok gördünüz. Ne diyor Abdullah Güler? Kaynak yokmuş. Kaynak var aslında, sizde vicdan yok, vicdan! Emekliye hayatı da bayramı da zehir ediyorsunuz. Oysa, 2018'de 1.000 lira olan bayram ikramiyesi asgari ücretin yüzde 62'siydi, bugün 4 bin lira asgari ücretin yüzde sadece 14'ü. Şubat ayında sadece gıda fiyatları yüzde 6,89 artmış, ilk iki ayda yüzde 13'ü geçmiş. Emekli tek öğünle hayatta kalmaya çalışıyor, pazara çıkamıyor, emekliye bayramda sofra kurmayı, torununa harçlık vermeyi zül görüyorsunuz. Peki, kaynak yok mu? Sadece bu torba yasada bile paralı askerlik bedeli artırılıyor, kripto varlıklara vergi geliyor, yabancılara satıştan gelir bekleniyor, vakıf üniversitesi hastanelerine vergi düzenlemesi var, Cumhurbaşkanına İşsizlik Fonu katkısı azaltma yetkisi veriliyor -artırma da veriliyor ama onu düşünmüyorlar- kamu arazileri satılıyor, milyonlarca liralık gelir kalemi var ama emekliye gelince kaynak yok. 2026 bütçesinde faize ayrılan pay 2,7 trilyon lira; faize var, emekliye yok. Şehir hastanelerine 136 milyar var; emekliye yok.
Değerli arkadaşlar, bu aslında bir tercih meselesidir. Gelin, bir kez de zenginden yana değil emekliden yana, yoksuldan yana tercih kullanın, bayram ikramiyesini asgari ücret seviyesine bugün hep birlikte burada çıkaralım.
Değerli arkadaşlar, Doğal Gaz Piyasası Kanunu'na eklenmek istenen geçici 9'uncu maddeyle BOTAŞ'ın devlete olan vergi, fon, pay ve idari para cezalarından oluşan borçları gecikme faizleri ve zamlarıyla birlikte Hazineden alacağı görevlendirme bedelleriyle mahsuplaştırılıyor. Üstelik, bu mahsuplaşmanın 2026 sonuna kadar aylık olarak sürdürülmesi öngörülüyor. Bu 4'üncü kez yapılıyor, 2021'de yaklaşık 33 milyar, 2022'de 122 milyar, 2024 181 milyar borç silinmiş. Bu düzenlemeyle de yaklaşık olarak 500 milyar TL'lik vergi alacağı BOTAŞ'ın görevlendirme alacağı karşılığında silinecek; tam 500 milyar. Bu bir teknik mahsuplaşma değil bu bütçenin arkasından dolanmak ve siz bunu geçici mahsup düzenlemeleriyle örtmeye çalışıyorsunuz. BOTAŞ'a konutlara zam yapma talimatı veriliyor, "Zararını Hazine karşılayacak." deniliyor ama ödeme yapılmıyor. Sonra ne oluyor? Maliyenin vergi alacağıyla Hazine görevi zararı karşılıklı siliniyor. Bu bir kamu muhasebesi tekniği değil bütçe mühendisliğidir. Seçim dönemlerinde bedava doğal gaz kampanyaları yapıldı, faturalar sıfırlandı ama o faturalar aslında sıfır değildi. Seçim döneminde kasa borçla doldu, seçimden sonra torba yasayla sil. Bu sürdürülebilir değildir. 2016 yılını 7,9 milyar lira kârla kapatan BOTAŞ'ın mali yapısının da geldiği nokta 2024 döneminde 44,96 milyar TL zarara ulaşmış. Kamunun zararının gizlenmesinin değil hesabının verilmesini talep ediyoruz. Bütçe milletin bütçesidir. Ayrıca, BOTAŞ'ın borçlarının silinip cazip hâle getirilip satılacağına dair iddiaların kamuoyunda yer alıyor, teklif sahiplerinin burada bir açıklama yapmasını bekliyoruz. Bu nedenle, söz konusu düzenlemeye karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, BOTAŞ'ın vergi borcu siliniyor, esnaf, yurttaş bitmiş durumda, nefes alamıyor, peki onların vergi, SGK borçlarına neden etkin bir yapılandırma getirilmiyor? Bu ülkenin yurttaşına düşman mısınız? Bu torba yasada niye esnaf yok? Vergi ve SGK yapılanması yok?
ORHAN YEGİN (Ankara) - Mustafa Bey, BOTAŞ'ta o rakam niye oluşmuş biliyor musun? Bir anlatsana.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Verin sözleşmesini bakalım, BOTAŞ'ın sözleşmelerini verin, kaça alınıyor bir görelim. Niye gizliyorsunuz?
ORHAN YEGİN (Ankara) - Niye öyle olmuş?
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Denetime açalım Orhan Bey, açalım denetime beraber inceleyelim, var mısınız?
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Denetime açalım BOTAŞ'ı, milletvekillerinin denetimine açalım, bir Meclis araştırması yapalım.
MUSTAFA ERDEM (Antalya) - Başkanım, süre...
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Açalım denetime, sözleşmelerini verin bize hep beraber görelim.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Konuşmalarınızla lütfen Sayın Erdem'i kesmeyelim.
Buyurun Sayın Erdem.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Kesmiyoruz, cevap veriyoruz Başkanım.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Vermeyin, Sayın Erdem konuşsun.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Ama o zaman sormayacak.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Siz de sormayın arkadaşlar.
MUSTAFA ERDEM (Antalya) - Devam edebilir miyim.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Buna niye ihtiyaç duyulduğunu çok iyi biliyorsun Mustafa ağabey.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.
MUSTAFA ERDEM (Antalya) - Değerli arkadaşlar, esnaf borcunu inkâr etmiyor "Çalışayım, kazanayım, taksitle ödeyeyim." diyor ama kredi yok, yapılandırma yok, sadece haciz var. Bugün binlerce küçük işletme kepenk kapatıyor, sanayide, çarşıda, mahallede "devren kiralık" tabelaları artıyor. Milyonlarca liralık kamu borcunu silebiliyorsanız ülkenin vergi yükünü taşıyan küçük esnafa da nefes aldırmak zorundasınız. Esnaf ayakta kalmazsa piyasa ayakta kalmaz, piyasa ayakta kalmazsa ekonomi büyümez. Kaynak varsa öncelik halk olmalıdır. Bizim talebimiz nettir: Vergi ve SGK yapılandırması derhâl gündeme alınmalıdır.
Teklifle diğer taraftan bazı kıymetli taşlara ÖTV getiriliyor. Aslında doğru bir karar, gecikmiş bir karar ama gelin bu maddeye temel tüketim mallarından ÖTV alınmamasını da ekleyelim. Mutfak tüpünden, evde kullanılan doğal gazdan, mobilyadan, beyaz eşyadan, tırnak makasından ÖTV alınıyor arkadaşlar, bu düzenlemeyle bunları da kaldıralım.
Teklifin 11'inci maddesiyle kurumların taşınmazlarının Özelleştirme İdaresi Başkanlığı eliyle satılmasının önü açılıyor. Cumhuriyetin bütün değerlerini yirmi beş yılda sata sata bitiremediniz. 1986'dan bu yana 5,7 milyar dolarlık gayrimenkul satışı yapılmış, bunun 5,6 milyar doları 2003-2025 yılları arasında gerçekleşmiş. Şimdi ise yüzlerce adet yaklaşık 5,5 milyon metrekare taşınmazın daha satışı planlanmakta, 35-45 milyar lira gelir hedeflenmekte. Siz iktidar olarak ne ürettiniz arkadaşlar? Ekonomiyi bitirdiniz, borç yükü altına soktunuz, ülkenin mallarını satarak günü kurtarmaya çalışıyorsunuz. Köprüleri, ormanları, deprem toplanma alanlarını bile satışa çıkardınız, yetmedi mi ya? SGK'nin belediyelerden borçlarına karşılık devraldığı taşınmazların ve geniş kampüslere sahip üniversitelerimizin arazilerinin yandaşlara peşkeş çekileceği konusunda endişeler var, buna asla izin vermeyeceğiz.
Değerli arkadaşlar, 17'nci maddeyle deprem konutları ve iş yerleri için 2026 sonuna kadar peşin ödeme hâlinde konutta yüzde 74, iş yerinde yüzde 48 indirim getiriliyor. Depremin ilk ayında sunduğumuz teklifte her bir konutun hak sahiplerine bedelsiz verilmesini, çiftçinin köy evinin ücretsiz yapılmasını, kiracıya da mülkiyet yolunun açılması savunduk. Bugün getirilen düzenlemede kiracı yok. Öte yandan, yirmi yıl sonunda 594 milyar lira tahsil hedeflenmişken peşin ödeme hâlinde 152 milyar lira gelir öngörülüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.
MUSTAFA ERDEM (Antalya) - Aynı dönemde Hazinenin borçlanma limiti deprem gerekçesiyle 595 milyar lira artırıldı. Nasıl kullanıldı bu paralar? Şeffaflık nerede? Depremzedeye ayrıcalıklı indirim değil adil ve kapsayıcı yeniden bir inşa politikası gerekmekte. Bu maddeyi bu hâliyle yeterli görmüyoruz. "Güçlü devletiz." diyorsunuz, devlet o zaman güçlüyse depremzedelere konutları bedava verin diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.