KOMİSYON KONUŞMASI

SADULLAH KISACIK (Adana) - Teşekkür ediyorum Başkanım.

Sayın milletvekillerim, değerli bürokrat arkadaşlar, basınımızın güzide mensupları, sivil toplum örgütümüzün temsilcileri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Tabii, bugün 19 maddeden oluşan ve 13 farklı kanunda düzenleme öngören bir kanun teklifini görüşüyoruz ama her zamanki gibi 13 farklı kanunda düzenleme öngören kanun teklifi 2 Mart Pazartesi günü saat 15.00'te bize iletildi ve 4 Mart Çarşamba günü 15.00'te de toplantıya çağırıldık. Bu süre gerçekten de vekillerin bu konuyu çalışması, 13 farklı kanundaki etkilerini görüşmesi ya da bazı araştırmalar yapması için çok kısa bir süre. Daha önceki kanun tekliflerinde de bu önerimi getirmiştim, düzeltmiştik bir iki haftaya ama şimdi tekrar bir güne indi süreç; bu eleştirimi de dile getireyim.

Şimdi, kripto alım satımı sonucunda oluşan kârların vergilendirilmesi bu kanun teklifinde var. Evet, doğrudur ve geç kalınmış bir uygulamadır. Kripto alım satımı uzun zamandan beri ülkemizde aktif bir şekilde var ama bizim bankalarımızın altyapısı buna bir türlü uygun olmadığı için zannedersem bunun vergilendirilmesi maalesef bugüne kaldı, bu önemli.

Şimdi, yalnız bu "kriptoya, kripto piyasasına vergilendirme" dediğimiz zaman, devlet bu işe el attığı zaman iş biraz da karışıyor, özellikle maliye yani vergi işin içine girdiği zaman niyeyse işi çok karıştırıyor, aynısı FOREKS piyasalarında da oldu. Şimdi, bakıyorsunuz, FIFO sistemi var yani FIFO'nun -daha maddede de konuşacağız ama- mantığını bana bir arkadaşım anlatsın. Yani tamam, dolarla malı almış ya da işte bir varlığı almış ve daha sonra satmış, bin dolar kazanmış. Dolar bazında o gün bunun yüzde 10 vergisini, 100 dolarını ödesin. Şimdi, "Yok, aldığı günün Merkez Bankasının bir gün öncesinin kuru, sattığı günün Merkez Bankasının bir gün öncesinin kuru, bu aradaki değeri de vergi yani orada dolar artmışsa ondan da vergi alalım." Ya, adam dolarını realize etmemiş ki, yatırımcı dolarını realize etmemiş; yatırımcı zaten orada mecbur dolar tutmak zorunda, dolarla almış, satmış, dolarla almış, satmış; Maliye de gitsin oradan dolarını alsın ya da o günkü dolar üzerinden TL'yi asıl, işi bitirsin. Orada eğer dolar da değerlenirse siz yatırımcının dolar üzerinden yatırım tutarını aşındırıyorsunuz, yatırım tutarından da almış oluyorsunuz. Oradaki vergilendirme haksız, onu söyleyeyim.

İkincisi: Burada işlem vergisi de var, on binde 3. Ya işlemi aracı kurum yapıyor, tamam, vergiyi alın da, işlemi aracı kurum yapıyor, işlem vergisi niye alıyoruz? Yani şimdiye kadar boş bırakılmış sistem, "Şimdi alınca bir de işlem vergisi alalım." İşlemde devletin gideri ne ki yani ne yapıyor? Zaten yatırımcı her işlem başına aracı kuruma komisyon ödüyor, devlete niye ödesin? Yani şimdi vergi alırken de bunun bir adaleti, bir vicdani yapısının olması lazım. Buradan da o komisyon tutarı niye alıyoruz, onu da merak ediyorum.

Şimdi, bu kanun teklifindeki diğer bir madde "Her türlü şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam giderleri ticari kazancın tespitinde gider kabul edilmeyecektir." Ya, değerli arkadaşlar, biz kumarda ilan ve reklamın kaldırılmasını bekliyoruz, siz gelmişsiniz burada "İlan ve reklam giderden düşülmeyecek." diyorsunuz. Ya, Allah rızası için kumarın reklamı olur mu ya? Kumarın reklamı olur mu ya?

ERHAN USTA (Samsun) - Bir de düşülüyormuş üstelik!

SADULLAH KISACIK (Adana) - Evet, şimdiye kadarki şeyler düşürülüyor, bir de vergiden düşürüyor adam yani halka ödeyeceği vergiden düşürüyor. Ya, Allah rızası için, aziz mübarek ramazan günü için söyleyin ya kumarın reklamı olur mu? Bakın, Sayın Cumhurbaşkanı "tweet"inde açıkladı, dedi ki: "Yeşilayın verilerine göre şu anda sanal kumar tüm bağımlılıkların önüne geçti." ve "Bununla ilgili eylem yapacağız." dediler. Ya, böyle bir bağımlılığın reklam olur mu ya? Ya, bağımlılığın reklamını ben anlayamıyorum, bakın anlayamıyorum. Bağımlılığın reklamı olmaz. Siz, net söylüyorum, sanal kumarla mücadele etmiyorsunuz. O yuvası yıkılan, ocağı başına yıkılan insanlara sanki sanal kumarla mücadele ediliyormuş gibi davranılıyor, aslında mücadele edilen ne biliyor musunuz? Siz yasa dışı kumarla mücadele ediyorsunuz, sanal kumarla değil, kumarla mücadele etmiyorsunuz. Kumarı şimdiye kadar önünü açtınız, her tarafta ilanları var, billboardlarda ilanları var, sosyal medyada ilanları var, maçlarda ilanları var, önünü açtınız. Siz yasa dışı bahisle mücadele ediyorsunuz. Peki, niye mücadele ediyorsunuz? Çünkü sanalı, sanal kumarı legal oynatanların kaynağı orada eriyor, kaynağı eriyor. Siz sanal kumarın, burada sanal kumar oynatan firmaların, bu lisans alan firmaların kârını daha da artırmanın mücadelesini veriyorsunuz, net söyleyeyim, bakın, net; sanal kumarla iktidar mücadele etmiyor.

Bakın, yine devletin verileri: 2006-2025 döneminde 548.420 yasa dışı bahis ve kumar sitesine erişim engellenmiş. Ya, 548 bin site düşünün yani her bir sitede bir kişi oynasa düşünün, düşünün yani kumar bağımlılığının geldiği noktayı düşünün ki şu anda toplumda her kesimde bağımlı, bu konuda zarar görmüş, kredi çekmiş, intihar eden bir sürü kişi görüyoruz. Bakın, dindar nesilden kumarbaz gençlik vizyonuna düştük, onu söyleyeyim. Bakın, "dindar nesil" diye çıkılan yolda şu anda -rakamlar orada- bağımlılıkta birinci bağımlılıkta, kumarbaz bir nesil vardır. Ben bunu iktidara, AK PARTİ iktidarına yakıştıramıyorum. Buradan da rica ediyorum: Bakın, ocaklar gerçekten sönüyor. Bizim eve gelen bakıcı daha geçen hafta baktım kredi çekme uğraşıyorlar, hayırdır dedim. Eşi sanal kumarda 600 bin TL kaybetmiş. "Şu anda bizim üç yılımız gitti. Ben, eşim, çocuk buna çalışacağız." dedi. Yani bununla adam gibi mücadele edeceksek edelim, bunun da adını koyalım; yoksa çıkıp da demeçle falan bu iş olmuyor. Bakın, tekrar söylüyorum: Yasa dışıyla değil, kumarla mücadele edin, kumarın her türlüsüyle mücadele edin.

Şimdi, diğer bir konu KDV istisnalarının kaldırılması var burada. Zaten Plan ve Bütçe Komisyonunda bu dönem hep istisna kaldırılıyor, hangi istisnayı verdiysek onu geri kaldırıyoruz. Kızılaya teslim edilen hizmetler, kamuya bağışlanan tesislerin inşası, basılı kitap, süreli yayın teslimi gibi KDV istisnaları kaldırılıyor. Tamam, bu tür şeylerde suistimaller de oluyor, doğrudur ama hepimiz şunu görmüşüzdür ki bu tür KDV istisnaları hayırseverlerin yatırım yapması için bir motivasyondur. Şunun etki analizi iyi yapıldı mı bilmiyorum: İşte, 4,3 milyar TL bir gelir planlanıyor bu maddede. Acaba biz bunu alacağız diye birçok okul, hastane, poliklinik vesaire gibi birtakım devlet binalarının yapılmasının ne kadar önüne geçilecek, onu merak ediyorum. Hayırseverlerin yatırım yapma motivasyonunu düşüreceğine inanıyorum bu maddenin yani bunun da gözden geçirilmesi gerekiyor.

Şimdi, diğer bir madde, işsizlik sigortası priminde yüzde 1 olan devlet payının yüzde 0,5'e indirilmesi ile 1,5'a çıkartılması konusunda Sayın Cumhurbaşkanına yetki veriliyor. Demek ki 0,5'e düşecek çünkü şimdiye kadar verdiğimiz hiçbir yetki vatandaşın lehine kullanılmadı, hep düştü, şimdi demek ki 0,5'e düşecek. Şimdi, aslında bu devlet payı sadece teknik bir oran değil yani bu aynı zamanda devletin işsizlik riskine karşı sorumluluğun somut göstergesi, devletin o işsizlerine karşı "Ben de varım, taşın altında benim de elim var."ın göstergesi ama maalesef devlet burada taşın altından elini biraz daha çekiyor. Dolayısıyla burada temel ilke bütçe rahatlasın değil, işsiz kalana güvence ve sistemin öngörülebilirliğinin sağlanmasıdır.

Şimdi, yine, burada bazı kamu idarelerinin mülkiyetinde bulunan veya tasarrufunda olan faaliyetleriyle doğrudan ilişkili görülmeyen atıl, ihtiyaç fazlası taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak satılabilmesi durumu var. Evet, kamunun elinde birçok atıl kaynak, arsa vesaire var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Buyurun.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Kalmadı ya, çoğunu sattı.

SADULLAH KISACIK (Adana) - Bunların da uygun fiyatlarla yani uygun dediğim kâr edilebilir, devlet için, devletin rantını önceleyen, başkalarının değil, devletin kârını maksimize eden bir şekilde satılması gerekir atılsa. Hatta ben şunu da söyleyeyim: Devletin varlıklarının çok fütursuzca kullanıldığına ben kendi şehrimde de tanık oluyorum. Örnek: Şimdi, mesela bizim Adnan Menderes Bulvarı'mız var, orada güzel bir arsa var, göle sıfır olan, yanında TOKİ yer yaptı "Lonjada" diye. 1 milyon euroya satılıyor daire, göle sıfır olduğu için. Orada Karayollarının arsası falan da vardı. Karayolları kendi arsasına, yan tarafına gitti Karayolları Bölge Müdürlüğü yaptı. Yani şimdi göle sıfır, çok değerli arsayı başka bir yere, belki TOKİ'ye versen sana hem Karayolları Bölge Müdürlüğü yapar hem de üstüne para verir, öyle bir yer ve kentin cazibesi için de önemli bir yer yani oraya güzel bir turizm tesisi yapılsa, otel yapılsa yani ne gereği var Karayolları Bölge Müdürlüğüne? Şimdi orada bir kamu binası var. Aynı şekilde, yine göle sıfır olan yerde bakıyorum, yanındaki yer 2,5 milyon euroya villa site yapmış adam satıyor, yanında biz hastane yapmışız, hastane. Yani belki dediğim gibi o arsa verilse hastaneyi hem kamu kendi cebinden yapar, arsa fiyatı hem de belki kamuya para bile kalır. Yani buradan sayın Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri bilmiyorum, sizin bünyemizde mi? Biraz bu tür şeyleri de bir takasla, trampayla... Çünkü kamunun gerçekten çok güzel, şu anda şehrin güzel yerlerinde kalmış arsaları var. Bunları kamu yerine dediğim gibi, devlet için daha rantabl hâle...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SADULLAH KISACIK (Adana) - Tamamlıyorum Başkanım.

Belki de devletin cebinden hiç para çıkmayacak şekilde o arsanın rantıyla, biz kamu kaynaklarını bu şekilde yapabiliriz yani ama ben bunu çok görüyorum, diğer illeri bilmiyorum. Kendi ilimde verdiğim iki örnek bu şekilde yani bakıyorum. Tabii, burada kamu...

Şunu da görüyoruz: Hiçbir bakanlık, hiçbir bölge müdürlüğü kendi arsasını kimseye vermek istemiyor. Yani hastane için bile bir arsa alırken ister istemez herkes böyle bir sanki devlete değil de başkasına gibi. Onun için bunu bir şey bakışıyla devlet yararı bakışıyla bir komisyon mu olur bir heyet mi olur, o bazla bu tür şeylerin değerlendirilmesi lazım.

Diğer bir taraftan, son 2 maddeye bakacak olursak...

Şunu da söyleyeyim: Şimdi, etki analizinde bakıyoruz, bu özelleştirmelerden 35-45 milyar TL arası gelir bekleniyor. Üzücü olan şudur: Bu kadar özelleştirme yapılacak, işte, kamunun atıl varlıkları satılacak, 35 milyar TL alınacak. Maalesef, bu 2026'da ödeyeceğimiz faizin yetmiş sekizde 1'i bile değil. Yani bunu dikkatinizi çekmek için söylüyorum. 2026'da ödeyeceğimiz faizin yetmiş sekizde 1'i bile değil. Sadece bu yıl ocak ayında 456 milyar TL faiz ödedik, bakın, bu yıl ocak ayında 456 milyar TL faiz ödendi. Şu anda tüm bu düzenlemelere baktım, şu kanun teklifinin etki analizine göre bize gelir getirecek, devlete gelir getirecek tüm gelirleri topladım, ocak ayındaki ödenilen faizin yarısı yapmıyor, yarısı yapmıyor. Onun için kaynak lazımsa emekliye ilk önce şu faiz belasından da kurtulmamız lazım, faiz belasından bu ülkeyi kurtarmak lazım. Yoksa özelleştirme, şunu özelleştir, onu sat, bunu sat, oradan kıs, yok o istisnayı kaldırla bu iş kurtarılmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SADULLAH KISACIK (Adana) - Tamamlıyorum Başkanım.

Mühendis arkadaşlar bilir, pareto ilkesi vardır, pareto analizi. Eğer buna bir analiz yapacak olursak ilk önce bizim yüzde şeyimiz, faiz belasına bununla ilgili kaynakları sağlamaktır.

Şimdi, bu askerlik, bedelli askerlikle ilgili bu düzenlemeyle beraber aslında iş teknik olarak çıktı, biraz sosyolojisine bunun eğilmesi lazım, sosyolojisi. Bakın, bu adaletsizlik gittikçe büyüyor. Şu anda 333 bin TL'den 416 bin TL'ye çıkıyor bu düzenlemeyle beraber bedelli askerlik ödemesi. Yani bu artık orta düzey kişilerin de üstünde, bu ülkede bedelli askerliği sadece zengin bir kaymak tabaka yapacak, yazık, bakın, yazık. Bu ortanın da üstüne çıktı bu gelir grubuyla. Sadece kaymak tabaka yapacak. Bu bedelli askerlik anlamında da kökten bunu, kökten bu bedelli askerlik düzenlemesini...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Lütfen tamamlayalım.

SADULLAH KISACIK (Adana) - Sosyolojisini çok iyi düşünerek... Bakın, benim kalbim kanıyor yani düşünün, parası yok diye gidecek, askerlik yapacak ve ama artık orta grup da değil... Hadi eskiden kredi çekip yapılabiliyordu ama şu anda 416 bin TL şu anki şartlara göre bu ülke şeyinde ciddi bir rakam. Sadece kaymak bir tabakaya bedelli askerlik sunacaksınız. Bu da vicdanları, kamu vicdanını yaralar diye düşünüyorum.

Teşekkür ederim.