| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği temsilcilerinin ve İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası temsilcisinin yapmış oldukları sunumlara ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 17 .02.2026 |
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Tamam.
Ben de bir iki soru sormak isterim.
Öncelikle, internet kafelerde internet geçmişinin kayıtlı olması ve bazı filtreler uygulanması aslında güvenli bir alan algısı oluşturdu bende. Bunun İngiltere'de aslında bütün çocukların kullandığı ya da risk altındaki çocukların hepsinin kullandığı tablet ya da telefon gibi cihazlarda geçmişin silinememe ve icap ettiğinde ya da işte, devlet yetkisiyle talep ettiğinde derhâl paylaşma zorunluluğu var. Aslında internet kafedeki bu yani her şeyin kayıt altında olması, belki, madem çocuklarımızın bu bağımlılıklarla ya da bu mecralarda bir şekilde haşır neşir olmasını engelleyemiyoruz, en azından kayıt altına alınması bence iyi bir fikir olabilir, İngiltere'deki bu uygulamanın yaygınlaştırılması. Bununla ilgili bir bilginiz ya da araştırmanız oldu mu? Hazar Derneğine bu sorum.
İkincisi, "kanunla ihtilaflı çocuk" tanımı bana çok makul geldi. Neden? Çünkü biraz evvel Selcan Vekilimizin de söylediği gibi, "suça sürüklenen çocuk" tanımı, çocuğu suçtan tamamen ari bir noktaya taşıyor ve tamamen edilgen yani "Sen aslında..." Mesela, son örnekten gidelim; Atlas'ı öldürmüş, başka bir çocuğu gaddarca, vahşice öldürmüş ama "O suça sürüklendin, senin aslında hiçbir sorumluluğun yok." diyoruz. Yani aslında bu çocuklara bir şeyin hata olduğunu söylemek ya da bir davranışıyla ilgili sorumluluk yüklemek evde de okulda da sınıfta da her yerde huzuru, işte, çalışma ortamını, gelişme ortamını temin edecek bir şey. Neden? Öbür türlü yani çocuğa hiçbir sorumluluk yüklemezsen, "Hiçbir şey suç değil, sen ancak suça sürüklenirsin, yapmazsın." duygusunu işlersen bu "suç" kavramının oturması açısından ne kadar makul, bunu bilemiyorum. Bir de şöyle bir handikabı da var: Belki çocuk beraat edecek ama en baştan onu "suça sürüklenen çocuk" olarak etiketlemiş de oluyoruz. "Kanunla ihtilaflı çocuk" tanımı bana biraz hem bilimsel ve daha da vicdani geliyor çünkü dediğim gibi bir çocuğu böyle, defalarca bıçak darbesiyle öldürmek "çocukça suç" tanımına girmiyor benim dünyamda çünkü dijital bir çağa geçtik, suçun mahiyeti değişti, yeni bir dünyaya uyanıyoruz bütün dünya olarak, bütün ülkeler olarak ve kendimizi adapte etmeye çalışıyoruz. Yani bizim çocukluğumuzdaki çocuk suçlu profili ya da çocuk suçları yok ne yazık ki. Bu küresel kirlilikten Türkiye de nasibini alıyor. Başka ülkelerde seyredip dehşete düştüğümüz, belgesellerde falan seyredip dehşete düştüğümüz şeyleri maalesef şimdi medyada okuyup görüyoruz ve yaşıyor durumundayız. Dolayısıyla, bu konuda biraz daha somut ve caydırıcı tedbirleri ben önemsiyorum.
"Başka bir sorum var mı?" diye aslında not almıştım ama şimdi göremiyorum.
Çok teşekkür ediyorum. Benim yorumlarım ve sorum bununla kısıtlı.
Sayın Vekilim, söz talebiniz mi var?