KOMİSYON KONUŞMASI

SUNA KEPOLU ATAMAN (Diyarbakır) - Teşekkür ederim Başkanım.

Kıymetli arkadaşlar, Sayın Bakanım, kıymetli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Sayın Bakanım, bir Diyarbakır Milletvekili olarak ben sizin şahsınıza ve kadronuza çok teşekkür ediyorum. Hakikaten son zamanlarda Diyarbakır'ın sağlık hizmetinin -bir yıl, iki yıl içerisinde- bu kadar iyileşmesi gerçekten bize çok keyif veriyor.

SAĞLIK BAKANI KEMAL MEMİŞOĞLU - Diyarbakır'a bir tane daha şehir hastanesi yapacağız, ikinciyi yapacağız .

SUNA KEPOLU ATAMAN (Diyarbakır) - İnşallah.

Bu anlamda hakikaten ben minnettarlığımı dile getirmek istiyorum.

Sayın Bakanım, elhamdülillah, ben 54 yaşındayım. Ben, yaş itibarıyla geçmişi bildiğim için önce biraz duygularımı anlatmak istiyorum.

Biz köyde yaşıyorduk -hâlâ da köylüyüm ben, bunu da gururla söylüyorum- bize çok gelen olurdu. Ben de tabii küçük yaşta olduğum için -9-10 yaşlarında- anneme sorardım: "Anne, sabah sabah bu kadar millet neden kapıda? Bunlar kim?" Derdi ki: "Onların hastası hastanede vefat etmiştir, ücret ödenmediği için cenazelerini teslim etmiyorlar, babandan yardım almaya gelmişler." O dönemin Diyarbakır'ından bugün ikinci şehir hastanesi konuşuyoruz; bu, gerçekten çok gurur verici bir şey. Bugün bütün hastalar kendi doktorunu seçebilir ve beş yıldızlı kamu hastanelerinde tedavilerini görür bir sistem hâline geldi. Onun için ben hakikaten çok teşekkür ediyorum, minnettarlığımı da dile getirmek istiyorum.

İki sorum olacak Sayın Bakanım: Bakanlığımız tarafından kadın-erkek fırsat eşitliğini sağlamaya yönelik pozitif ayrımcılık oluşturacak teşvik puan ekleme gibi uygulamalar gerçekleştirilmekte midir?

İkinci sorum da... Bunu kendi beklentim olarak söylüyorum Sayın Bakanım; 81 ilimiz var Türkiye'de. Bu 81 ilde kaç tane kadın il sağlık müdürü... Kadın il sağlık müdürleri olmasını ben şahsen bekliyorum, görmek de istiyorum. Veya il sağlık müdürlüklerinde müdür yardımcılığı vesaire kadın sayısı kaç? Tabii ki Bakanlık her şeyin başı ama biz kadınlar olarak kendi ilimizde veya da taşradaki illerde kadın sayısının fazla olup da kadının orada güçlenmesi için bu tür konuları önemsiyoruz. Yani gerek Sağlık Bakanlığı gerek Tarım Bakanlığı gerek Ulaştırma Bakanlığı, hangi bakanlığımız olursa olsun kadın yöneticilerinin, üst yöneticilerinin çoğalmasının biz kadınları daha güçlü edeceğine ve gelecekte kadın ve kız çocuklarımıza örnek olup daha güçlendireceğine inanıyorum.

Teşekkür ederim Sayın Bakanım.

BAŞKAN ÇİĞDEM ERDOĞAN - Sayın Vekilim, çok teşekkür ediyoruz.

Buyurun Sayın Bakanım

SAĞLIK BAKANI KEMAL MEMİŞOĞLU - Ben teşekkür ederim.

Ağrı, Denizli, Kırklareli ve Muğla'da... Ağrı'da yeni doğan uzmanımız -kadın- Ağrı'nın İl Sağlık Müdürü. 4 il müdürümüz var, artırmamız gerek. Bu konuda da bayanlar gerçekten il müdürlüğüne yakışıyorlar. 256 da başhekimimiz var, bu da iyi bir sayı ama daha da artırmaya çalışacağız.

RUKEN KİLERCİ (Ağrı) - Ağrı İl Müdürü ve 3 başhekim bizde.

BAŞKAN ÇİĞDEM ERDOĞAN - Vay be, Ruken Hanım'ın başarısına bakar mısınız...

SAĞLIK BAKANI KEMAL MEMİŞOĞLU - Demek ki kadın milletvekili sayısı arttıkça yönetici sayımızı da artıracağız gibi gözüküyor.

BAŞKAN ÇİĞDEM ERDOĞAN - Çok doğru.

Buyurun Sayın Bakanım.

SAĞLIK BAKANI KEMAL MEMİŞOĞLU - Şimdi, sayın vekilim güzel bir şey söyledi. Demin bir sayı verdim, esasında biraz gözden kaçtı ama biz bayan... Gebelerimiz eğer riskliyse kendimiz de misafir ediyoruz özellikle kırsal kesimde. Yani eğer köyüne dönmesi o gebe için riskliyse son zamanlarda biz onu misafir ediyoruz hastanemizde. Böyle hizmet, dünyada çok ender görülen bir hizmet.

BAŞKAN ÇİĞDEM ERDOĞAN - "Anne oteli" diye geçen...

SAĞLIK BAKANI KEMAL MEMİŞOĞLU - Anne oteli... Anne riskli gebeyse onu misafir ediyoruz. Mesela, son "trimester"inde veya son haftalarında biz onu misafir ediyoruz.

Veya bugün "6 binin üzerine ambulansımız var." diyoruz ama bu ambulanslarda kar paletinden işte "track" aracına kadar her türlü aracımızla köylere gidebilen bir ambulans sistemimiz var. Artı, bugün 15 helikopter, 2'si uçak olmak üzere hava ambulanslarımızla insanları her yerden alabilir hâldeyiz. Bu, kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın yapıldığı gibi, özellikle bu, hamileliklerde, acil durumlarda çok fazla işimize yarıyor ve baktığınız zaman evde doğum oranları çok çok düşmüş durumda Türkiye'de; kırsal kesim dâhil de böyle. Onun için, bu konuda gerçekten son yirmi senede inanılmaz bir yol katettik, inşallah daha iyi yapacağız. Şu anda bizim sağlık sistemimizi örnek alıp bizden yardım isteyen emin olun onlarca ülke var, "Gelin, bize de bu sistemi öğretin, kurun." diyorlar. Ben, bütün emeği geçenlere, yönetici arkadaşlarımıza, Bakan arkadaşlarımıza ve başta Sayın Cumhurbaşkanımıza bütün milletim adına minnetlerimi arz ediyorum. Biz sonuçta nöbete geldik, bugün varız, yarın yokuz ama geçmişte emek sarf eden bütün arkadaşlarıma ben teşekkür ediyorum huzurunuzda. Gerçekten, Türkiye bugün sağlık hizmetleri anlamında dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunuyor, en ulaşılabilir, ücretsiz, en sosyal yani senede 1 milyar insana bakıyoruz, dokunuyoruz, koruyucu hizmetinden tedavi edici hizmetine kadar. Hatta şöyle bir şeyi ifade edeyim: Çoğu insan bilmiyordur ama bugün bizim 335 tane sağlıklı hayat merkezimiz var. Biz toplumun sağlıklı kalması için bunları ön plana çıkarmaya çalışıyoruz.

Sayın vekillerim, sizlerden istirham ediyorum, bayan vekillerimden özellikle: Bakın, sağlıklı hayat merkezlerinde diyetisyeninden bağımlılık danışılmasına, gebe okulundan çocuk gelişim uzmanına kadar, kanser taramasından fizyoterapist eşliğinde pilates salonlarına kadar her türlü imkânı olan 335 tane birimimiz var ve maalesef toplumumuzun birçok kesimine bilgi veremiyoruz, sizlerden bunu temsilen lütfen yapmanızı istiyorum. Yani toplumun sağlıklı kalması için, sağlıklı bir yaşam sürmesi için özellikle annelerimizi, bayanlarımızı bu konuda bilinçlendirip bu toplumun sağlıklı gelecekle ilgili kültürünü oluşturmamız ve geliştirmemiz gerekir. Bizim en büyük hedefimiz, amacımız, önceliğimiz, bugün koruyan, geliştiren, üreten sağlık sistemimizde insanlarımızı hastalanmadan sağlıklı kılmaktır. Burada annelerimizin, kadınlarımızın büyük emeği var ve onları bütün imkânlarla bu tür tesislerde eğitmek ve onların sağlıklı kalması için çabalamakla geçiyor ömrümüz, bunu özellikle ifade ediyorum. Maalesef, birinci basamak temel sağlık hizmetlerinde aile hekimliğinde değil ama sağlıklı hayat merkezlerimizde şu anda kapasitemizin yüzde 20-30'u kullanılıyor yani bir diyetisyen günde 4-5 hasta bakıyor ama kilo anlamında biz şu anda toplum olarak risk altındayız. Onun için, sizlerin bu konudaki çabasını bizimle beraber birleştirmesi durumunda başarılı olacağımıza eminim yani sağlıklı hayatı ön planda tutmamız gerektiğini düşünüyorum.

Evet, teşekkür ediyorum.