| Komisyon Adı | : | DİLEKÇE KOMİSYONU İLE İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU ÜYELERİNDEN KURULU KARMA KOMİSYONU |
| Konu | : | KDK 2025 Yıllık Raporu’na ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 10 .02.2026 |
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Değerli Başkanım.
Değerli milletvekilleri, Değerli Ombudsman, Değerli Kamu Denetçiliği Kurumu üyeleri, kıymetli basın mensupları; hepinizi saygıyla hürmetle selamlıyorum.
Öncelikle, raporun yazılmasında emeği geçen tüm arkadaşlara ayrıca teşekkür ediyorum.
Raporun bu sunuş kısmının 3'üncü sayfasında bir cümle var, bu cümle çok abartılı bir cümle: "Kurumumuz hakkaniyet denetimi yapan tek kurumdur." Bu doğru bir cümle değil, bu abartılı bir cümle. Neden? Çünkü Kamu Denetçiliği Kurumu Anayasa’nın 74'üncü maddesi ve 6328 sayılı Kanun uyarınca "İdarenin işlem ve eylemlerini hukuka ve hakkaniyete uygunluk açısından bağlayıcı olmayan bir denetim yapar." Bu doğru ancak tek kurum değil, "tek kurum" dersek yanlış olur, abartılı olur çünkü hakkaniyet denetimini yapan başka kurumlarımız da vardır; mahkemeler, idari yargılar, iptal davaları, tam yargı davaları, Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları gibi. Burada, bu anlamda, doğru olan ifadeye dersek şunu yapabiliriz: "Öneri anlamında..." Yani "Tek kurum." dersek yanlış, abartılı ama "Hakkaniyet temelli denetim yapan anayasal kurumdur." desek doğru olur. Onun için, raporunuzda bunun bu şekilde düzeltilmesini istirham ediyorum.
Gelelim, bugüne kadar değerli milletvekili arkadaşlarımızla birlikte hep çalıştık, evet, önceki faaliyet raporlarımız da var. Değerli Ombudsmanımız, bu önceki raporlar, önceki raporların hepsi böyle; bu da 2025'in raporları. Baktığımız zaman, birinci kuşe kâğıda yapmışsınız. Kamu kurumları, israfı vesaireyi... Güya tasarruf genelgemiz var, yazık günahtır, bu israftan kaçınınız. Önceki raporlarımız gayet daha kâğıt iken yani böyle birinci kuşe kâğıt, böyle abartılı bir rapor değil idi yani şimdi, bu israflardan vesaireden kaçınmak lazım.
İçerik açısından geliyorum, gelelim sunumumuzun 28'inci sayfasına; Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından verilen tavsiye kararı sayısı 1.214 olarak açıklanmış, aynı sayfada bu kararlara ilişkin uyum oranı yüzde 59,38 olarak gösterilmiş ancak yine aynı raporunuzun 45'inci sayfası bu oranın gerçeği yansıtmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Rapora göre 1.214 tavsiye kararının yalnızca 1.039'u hakkında idarelerden uyulacağı ve uyulmayacağı yönünde bir cevap alınmış, geriye kalan 170 tavsiye kararı hakkında herhangi bir nihai cevap bulunmamaktadır. Aynı sayfada, bu geri dönüş olmayan kararların 41'inci sayfasında hâlen değerlendirme aşamasında olduğu, 34'ü hakkında ise henüz cevap verilmediği belirtilmektedir. Buna rağmen kalan 100 tavsiye kararının akıbetine ilişkin raporda herhangi bir açıklama yer almamaktadır. Bu kararların idarelere tebliğ edilip edilmediği, sürecin devam edip etmediği ya da fiilen sonuçsuz bırakılıp bırakılmadığı hususu belirsizdir. Geriye dönüş yapılan 1.039 kararın yalnızca 617'si için uyulacağı yönünde beyan bulunmaktadır raporunuzda. Raporda belirtilen yüzde 59,38 uyum oranı yalnızca bu 1.039 karar esas alınarak hesaplanmıştır. Oysa raporun kendisinde toplam tavsiye kararı, biraz önce de belirttiğiniz üzere, 1.214 olarak verilmektedir. Toplam karar sayısı esas alındığında tablo nettir: 617'yi 1.214'e böldüğünüz zaman oran yüzde 50,82'dir. Bu oran dahi, idarenin uyulacağı beyanında bulunduğu tüm kararların eksiksiz ve fiilen uygulanması hâlinde mümkün olabilecektir. Yani raporda sunulan uyum oranı tavsiye kararlarının tamamını yansıtmamakta, geriye dönüşü olmayan ve akıbeti açıklanmayan kararlar yok sayılarak oluşturulmaktadır. Üstelik uyulacağı beyan edilen 612 kararın fiilen uygulanıp uygulanmadığına, uygulamanın hangi aşamada olduğuna ya da sonuçlanıp sonuçlanmadığına ilişkin raporunuzda herhangi bir izleme veya doğrulama mekanizması da bulunmamaktadır. Bu hâliyle raporda açıklanan yüzde 59,38 uyum oranı hem yöntem hem kapsam bakımından gerçeği yansıtmamaktadır. Ortaya çıkan tablo, raporda, istatiksel bir çerçeveleme yoluyla, olduğundan yüksek bir uyum algısı oluşturulduğunu göstermektedir. Bu durum, kamuoyunun ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin eksik ve yanıltıcı bilgilerle karşı karşıya bırakıldığını göstermektedir. Hiç kafanızı sallamayın Başombudsman; bu rapor belli, sayfa numaralarını veriyorum, yazdığınız sayılarınızda belli bu.
Gelelim öneri ve beklenti kısmınıza. Ona gelmeden önce, hemen benim elimde size bizzat başvurduğum kararlar var. Şimdi başvurduğum kararlarda: Bir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının -Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri- sosyal medya sayfası var, yoruma kapalı. O sayfayı kendi şahsına açmadı, kamu kurumlarına açtı. Türkiye Büyük Millet Meclisinin de resmî sayfası var, yorumları vatandaş yapabiliyor, yoruma kapalı değil. Cumhuriyet Başsavcılığı kalkıp kararını yoruma kapatamaz, yoruma kapalı. Başvuruda bulunduk, siz bu kararı Adalet Bakanına gönderdiniz. Diyanet İşleri Başkanlığı da aynı şekilde; sayfası var. "Diyanet İşleri Başkanlığı" açık net yazıyor, "Resmî Diyanet İşleri Başkanlığı sayfası" diyor, ismi de yazılı Diyanet İşleri Başkanının. Ona incelenemezlik raporu veriyorsunuz. Şimdi, burada buna benzer Cumhurbaşkanlığının da var. Cumhurbaşkanının kendi şahsı Cumhurbaşkanıdır ve aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı makamı yorumlara açık. Bu ülkenin Cumhurbaşkanının Twitter sayfası, sosyal medya sayfası yorumlara açık; Adalet Bakanlığının açık ama geliyorsunuz, Diyanet ile Başsavcılığın ve Emniyetin kapalı. Size başvuruda bulunduk; birinde incelenemezlik raporu verdiniz, birinde görevden dolayı bakanlığa gönderdiniz, diğerleri de maalesef şu anda hâlen duruyor. Merak ediyorum, nasıl karar vereceksiniz?
Şimdi, burada yol gösterici anlamında söylüyorum yani muhalefet aynı zamanda yol da göstermek zorunda. Zonguldak Belediyesi sosyal medya sayfasını engelliyor, kapatıyor. İdare mahkemesine başvuruluyor, hukuk devleti ilkesi uyarınca sen bu resmî kurumun sayfasını kapatamazsın, engelleyemezsin. Mademki bizim bu güzide Kurumumuzun amacı hukuk devletinin ilkelerini ve adil bir yönetim ilkesini işletmekse, Kurumun, aynı zamanda, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında vatandaşın anayasal anlamda katılımcılık ilkeleri uyarınca da bunu yoruma kapatmaması lazım, açması lazım. Kurumunuzun bu konuda tavsiye mahiyetinde karar almasına ihtiyaç var; aksi takdirde... Burada kuruma göre, kişiye göre, isme göre, ünvana göre olmaz. Yani bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı makamı eleştiriyi kabul ediyor, orada açıyor; efendim, bakanlar açıyor ama ona bağlı olan İçişleri Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhuriyet Başsavcılığı kapatıyor. Böyle bir dünya olmaz. Yani hukuk içerisinde hiyerarşik olduğu bağ açıyorsa o da açmak zorundadır. Bu konuda sizden istirham ediyorum, biraz hukuka katkıda bulunun. Yani ben Sayın Malkoç'u hakikaten mumla arıyorum kararlarında. Yani Allah kendisine sağlık, şifa versin, uzun ömürler versin. O bu kararları vermezdi burada olmuş olsaydı. Yani gerçekten, evet, yani siyasi düşüncesi ne olursa olsun hukuk adına veriyordu kararı o insan ve bu kararların aynısını iple çekiyoruz.
Gelelim öneri ve beklentiler kısmına. Evet, idareye yol gösterme, yapısal sorunları tespit etme, çözüm yolları ve somut öneriler hâline getirme yükümlülüğünü de Kurumunuza yükleniyor. Ancak bu nedenle Kamu Denetçiliği Kurumu yıllık faaliyet raporu sadece faaliyetin özeti değil; politikaya yön veren, normatif ve öneri içeren belgeler de olmalıdır. Ama bu hedef ve beklentiler başlığı altında yapılanlar ise; metinlerde ağırlıklı olarak kurumsal tanıtım faaliyetleri var, ulusal ve uluslararası toplantılar var, eğitim, ziyaret ve farkındalık çalışmaları var, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve idarelerle ilişkilerinin güçlendirilmesi... Yani siz bağımsız bir kurumsunuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi, evet, raporları denetliyor vesaire, bu ilişkileri güçlendirme... Yani nasıl bir beklenti, ben onu anlamadım. İnsan kaynağı ve bilişim altyapısı ihtiyacı doğru. Yani burada kanunun revizyon ihtiyacı atfı var ama bu bahsettiklerinizin hepsiyle ilgili biz kanun teklifi verdik. Ben beş dönemdir buradayım, beş dönemdir aynı şeyleri söylüyorum, bir adım ileri gidemiyoruz. Yani burada büyük bir eksiklik var, bu hedef ve beklentiler ancak öneri değil, metinlerle revize edilmelidir, güçlendirilmelidir, önem arz edilmelidir şeklinde beklentiler ifade ediliyor ama somut muhatabı belli değil, somut muhatabın adını bu raporda koymak lazım. Takvimi belli değil, uygulanabilir önerileri net bir vaziyette ileri sürmek lazım. Burada, raporda hangi idareye, hangi yapısal soruna hangi somut çözümün önerildiği net bir şekilde ortaya konulmamıştır. Tavsiye kararlarının etki analizi de yapılmamıştır. Yani burada eksik olan hususlar; bir, tavsiye kararlarının uyum oranları orada yazılı, bahsettiğim oranlamalarla gerçeği yansıtmamaktadır. Sizden istirham ediyorum.
Bir de bu sayfanın hemen başında, raporunuzun, sayfanızın başında, efendim, tüm görseller, materyaller, yapay zekâ uygulamalarından faydalanılmıştır... Ya Allah rızası için, daha önceleri de yapıyorlardı... Kamu Denetçiliği Kurumundan arkadaşlarımızın bu rozetleri olurdu yani bakıyorum, rozetsiz olarak hepinizi oraya koymuşsunuz. Ya, bu, işin ruhunu kaçırıyor, ruhunu. Yapay zekâdan yararlanın ama bu kadar da motamot olarak hepsini koymuşlar. Yani bilemiyorum, söylenecek başka cümleler var ama...
Söz verdiğiniz için, tekrar, raporda emeği geçen arkadaşlar için herkese teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. Yani bu Zonguldak İdare Mahkemesinin kararının da hukuk devleti açısından size yön göstermesini diliyorum.
İyi çalışmalar.