KOMİSYON KONUŞMASI

RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) - Sayın Bakanım, çok teşekkür ederim.

Komisyon üyelerimize ve milletvekili arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hem eleştirileri hem katkıları ve düşünceleri, değerlendirmeleri için de teşekkür ediyorum, çok kıymetli olduğunu düşünüyorum ama şunu söylemek istiyorum: Bu rapor, bir hatime değil inanıyorum ki bir fatihadır yani bir açılıştır; bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Bu bir başlangıçtır ve bu bir acil eylem planıdır; bizim acil yapmamız gereken ve hızlı davranmamız gereken bir rapordur. Bir buçuk yıldır çalışıyoruz, bir yıl daha çalıştığımız süreçte geleceğimiz nokta tartışmaya değer. Mesela, bir buçuk yıl önce başladığımızda gündemimizde yapay zekâ yoktu Sayın Bakanım, yapay zekânın tehditleri gündemimizde yoktu, yaşanan sıkıntılar yoktu ama raporun sonuna geldiğimizde yapay zekâ gibi bir gerçekle çocuklarımızın karşılaştığı tehditleri konuşur hâle geldik. Yani, tekrar söylüyorum, bu rapor bir başlangıç, acil bir eylem planı. Gerçekten de bu konuda yapılan çalışmaya katkı veren tüm milletvekili arkadaşlarıma ben teşekkür ediyorum.

Şimdi, notlarımı aldım, arkadaşlarımızın eleştirilerine tek tek cevap vermek istiyorum. Eksik kalırsa da kendileri de hatırlatırsa onlara da cevap veririm. Tabii, hem Sayın Tanal'ın hem de Beritan Hanım -kendisi yoktu- yerine gelen diğer milletvekili arkadaşın da o günkü toplantıda eleştirdiği şeylerin aynısıydı, ben zaten o gün de cevap verdim ama bir kere daha kayıtlara girsin diye tek tek cevap vermek istiyorum.

Şimdi, Sayın Sezgin Tanrıkulu söyledi ama aynı şeyi Sayın Tanal da söylemişti; "Bu rapor veri üretmiyor, ölçüm ve etki analizi yok." iddiasında bulunmuştu. Tekrar kayda girsin diye; raporun 6.2 bölümünde açık cevabı var; 6.2 artı 1 ve 3'üncü madde, yine 1'inci madde de bunu tek tek açıklıyor bunun böyle olmadığıyla ilgili. Vakit alır diye okumak istemiyorum ama bu maddelerde ölçümün kimin tarafından, nasıl ve hangi araçlarla yapılacağı açıkça yazıyor. Bu, öneriler bölümünde; tekrar bakılması gerektiğini düşünüyorum.

Diğer bir eleştiride "Ağır riskler ve çocuk istismarı yüzeysel bırakıldı." deniliyor. Bunun da raporun 6.2 bölümünde açık cevabı var. 18'inci maddede, 21'inci maddede, mesela özellikle TCK'deki bir maddeye çocuklara karşı uygulandığı zaman bunun ağırlaştırılmasıyla ilgili bir önerimiz var.

Yine, 61'inci ve 62'nci maddede yine dijital oyunlar, sanal bahis, kumar benzeri mekanizmalar ve çocuklara zararlı içeriklerin yasaklanması ve sıkı denetlenmesiyle ilgili bir maddemiz var. Bunun tali değil en ağır müdahale olduğunu, cezai yaptırım olduğunu da ifade etmemiz gerekiyor.

Başka bir eleştiri de "Devlet veri güvenliğini ihmal ediyor." iddiasıydı. Buna da yine raporun 6.2 bölümünde açıkça cevap veriyoruz. 18'inci madde, 63'üncü madde bunların böyle olmadığını ifade ediyor, çok açık bir şekilde ifade ediyor. Mesela 18'inci madde, doğrudan veri ve mahremiyet korumasını talep ediyor; metin çok açık burada.

Diğer bir eleştiri de "Çocukların görüşü yok sayıldı." iddiası. "Çocukların karar süreçlerine katılımı sağlanmamıştır." deniliyor. Burada da 6.2 bölümde 22'nci madde, 6.2 ve 6.7 maddelerinde de bunun böyle olmadığı ifade ediliyor ve ayrıca da tekrar raporumuzun giriş bölümünde var; mesela 3.3 ve bir bölümde 57'nci sayfada 26'ncı Çocuk Forumu'nun kayıtları raporumuzda var. Orada özellikle dijital mecralarla ilgili yapılan bir rapor var, o da raporumuza dercedilmiştir. Bu da bizzat çocukların kendi cümleleriyle ifade edildiği şekilde eklendi. Ayrıca, il danışma çocuk kurullarının da bu anlamda raporları var, onlar da yine bizim raporumuza dercedilmiştir; bunu da buradan ifade etmek istiyorum.

"Kamusal sorumluluk aileye bırakıldı." deniliyor yani "Devlet hiçbir sorumluluk almadı, sadece aile üzerinden..." deniliyor. Hâlbuki hizmet sunuculara verilen bir yaptırım var, arkasından devletin aldığı tedbirler var ve arkasından da -deminden beri konuşulan- aileye eğitim kısmı da var, çocukları eğitime mecburi getirmeye yönelik. O da 6.2 bölümde 1'inci maddede var, 5'inci maddede var ve bu sorumluluk da sadece ailelere yüklenmiş değil.

Aslında, Sayın Tanal'ın bahsettiklerinin büyük bölümü raporun tespitler ve öneriler bölümündeki madde hükmüyle zaten açıkça cevaplanıyor. Raporun daha dikkatli okunması gerektiğini buradan da eleştirilerden anlıyoruz.

Beritan Güneş Altın Vekilimizin de şerhine yönelik ve bugün burada ifade ettiği konulara yönelik birkaç cümle daha ifade etmek istiyorum. "Demokratik katılım engellendi, yetki tekelleşti." iddiası var. Yine 6.2 bölümde 1'inci maddede ve 6'ncı maddede bunun böyle olmadığı; tam tersine çok paydaşlı ve kurumsal iş birliğini esas alan bir yaklaşım ortaya koyduğu görülmekte raporda.

Yasakçı ve sansürcü yaklaşım iddiası var. Yine 6.2 bölümdeki açık cevabıyla 61'inci ve 63'üncü maddeler çocukları zararlı içerikten koruyacak denetim ve filtreleme mekanizmalarının güçlendirilmesi; hizmet sunuculara yönelik bir teklif bu. 22'nci madde, yine dijital okuryazarlık, bilinçlendirme, önleyici eğitim politikalarını açıkça vurguladığımız bir madde. Burada da yasaklama değil korumaya ve önlemeye yönelik bir rapor olduğunu da ortaya koyan bir durum var.

"Sorun teknik düzleme indirgenmiş, yapısal nedenler yok sayılmıştır." iddiası var. Yine 6.2 bölümdeki 7'nci madde ve 4'üncü madde buna cevap veriyor. Bunlar da çocukların sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarının doğrudan ele alındığı maddeler.

"Dijitalleşmenin imkân boyutu göz ardı edilmiştir." iddiasıyla -konuşmamın girişinde de ifade etmiştim- orada yine 6.2 bölümdeki 22'nci maddede dijital mecraların bilinçli, güvenli ve faydalı kullanımının yaygınlaştırılması açık bir hedef olarak belirlenmiştir. Bu da bu çocuklar için güvenli ve faydalı hâle getirmek kısmının göz ardı edilmediği, desteklendiği ve geliştirilmesine yönelik bir maddedir. Ki diğer maddelerde de -buraya not almayı unutmuşuz- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, bu konuda yazılım yapacak, gelişim yapacak, AR-GE yapacak konulara burs vermek, teşvik vermek, bütçe ayırmayla ilgili de önerilerimiz var.

Evet, bir eleştirisi de "Çocuk özne değil edilgen bir varlık olarak ele alındı." iddiasıyla ilgili. Yine 6.2 bölümdeki 3'üncü ve 7'nci maddelerde buna cevap veriyoruz. Orada çocuklar edilgen değil korunması, güçlendirilmesi gereken aktif bir özne olarak ele alınmaktadır.

Reel hayattaki istismar, geri planda bırakıldığı iddiası var. Yine 18'inci ve 21'inci maddelerde ifade ediyoruz. Çocuklara yönelik istismar suçlarında cezaların artırılması, mahremiyetin korunması ve güçlü yasal çerçeve oluşturulması öneriliyor, buradan da onu ifade edelim.

Bunun dışında Beritan Hanım'la ilgili aldığım başka notlar var mı, hemen bir bakayım. "Sosyal medyaya giremez, başka mecraları dener." diyor ama burada acil bir eylem planı olarak bu yapıldı. Diğer, eğitimdi, sosyalleşmeydi, kültürünü geliştirmeye yönelik diğer bütün internetin imkânları zaten çocuklara açık ve geliştirmeye yönelik bir...

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Dijital sosyalleşmeden bahsetmiyorum, gerçek hayattaki sosyalleşmeden bahsediyorum.

RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) - Gerçek hayattaki sosyalleşme zaten gerçek hayatta olacak, dijital dünyada olmayacak; onu ifade etmek istiyorum.

Suat Pamukçu Vekilimizin "Bu sadece rapor içinde yazılı kalmasın, hayata geçirilsin." önerisi vardı. Bunun Cumhurbaşkanlığı üzerinden yürütülen bir kurulla yapılması gerektiği... Ki katılıyoruz, çok doğru. Biz rapora başladığımız zaman çok fazla gündemde değildi. Dijital mecraların çocuklara verdiği zararlarla ilgili konuyu konuşurken raporumuza başladığımızda hem Aile Bakanlığımız hem Ulaştırma Bakanlığımız çok hızlı vaziyet aldılar ve ilgili çalışmalara başladılar. Aynı şekilde, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Bey de bir kurul oluşturdu; bu konuları ilgilendiren, tüm Bakanlıklardan oluşan, akademisyenlerden oluşan bir kurulla birlikte çalışmaları aslında yürütüyorlar. Bir paralel yani raporumuzla beraber paralel çalışmalar da devam ediyor, bunu da ifade etmek istiyorum.

Bir şeyi daha yapabiliriz, geçen Komisyonda da söyledim: İlgili bakanlıklara heyetimizle birlikte giderek -işte Millî Eğitim Bakanlığı, Aile Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı neyse- önerilerimizi kendileriyle bizzat konuşarak bu konuda hızlı ve çabuk karar almaları noktasında bir birliktelik yapabiliriz diye düşünüyorum, bunu da buradan önermiş olayım.

Şimdi önüme geldi, Beritan Vekilimiz "Alternatif sunulmamış." demiş. Çocuklar ne yapacaklar bunun üzerine? Yine, az önce söyledim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının TÜBİTAK üzerinden ve diğer kuruluşlar üzerinden hem içerik üreten yeni platformlar oluşturmaya yönelik çalışmalara teşvik vermek, AR-GE çalışmaları vermek, bununla ilgili burs vermesiyle ilgili bir önerimiz olmuştu, onu tekrar hatırlatmak istiyorum. Ama çocuklar eğer sosyal medyaya girmeyeceklerse ne yapacaklar o boş vakitlerinde? Gençlik ve Spor Bakanlığına, yerel yönetimlere ve STK'lere de düşen görevler, yine raporumuzun içinde bunlar, öneriler var; bunu ifade etmek istiyorum.

Diğer sorulara geçersem, eleştirilere geçersem... Şu an önüme gelenler bunlar.

Yani evet, bu bir rapor, bir başlangıç, bir acil eylem planı ve birlikte sizlerin katkısıyla bir rapor oluşturduk. Bununla birlikte, bundan sonra da bence bu konuyla ilgili rapor çalışmalarımızın devam edeceğine inanıyorum çünkü bu yetmiyor, yetmeyecek. Her gün dijital yeni bir teknolojinin geliştiği, yeni bir gelişimin olduğu bir yerde sizin aldığınız bir tedbirin boşa çıktığını biliyoruz. Bu anlamda da bizler bu çalışmayı tekrar sizlerle birlikte -yapay zekâ başlığında olabilir, başka bir alanda olabilir- tartışarak, konuşarak, ortak karara vararak çözeceğimize inanıyorum.

Tekrar katkı sunan tüm milletvekili arkadaşlarımıza Bakanımızın önderliğinde teşekkürlerimi sunuyorum.

İnşallah, çocuklarımız için hayırlı ve uğurlu olacaktır.