| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .02.2026 |
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Tüm baskılarınıza rağmen süremi ne kadar kullanılabilirsem, sormak istediğim soruları ne kadar sorabilirsem o hakkımı kullanmak isterim. Bu, sürekli olarak süreyle sınırlandırma talebini de doğru bulmadığımızı söyleyelim. Hepimizin tek amacı var, elimizden geldiğince kafalarımızdaki soruların burada çözümlenmesini sağlıyoruz.
Ayrıca -kendileri açıklayacaksınız ama- az önce "Siz kimsiniz?" sorusuna ben kim olduklarını bildiğimi söylemek isterim. Yıllardan beri alanlarda avukatların, baroların birlikte çözüm üretmeye çalıştığı bir vakıf.
Şimdi, tam 6 Şubat depremi yıl dönümü geliyor. Dolayısıyla ben size -alanda çalışma yaptınız mı- her 2 sunum, hatta 3 sunum yapan değerli sunuculara sormak istiyorum: Bu deprem sürecinde hapishanelerdeki çocukların durumuyla ilgili herhangi bir tespitiniz olmuş mu? Özellikle Hatay Çocuk Kapalı Cezaevinde herhangi bir hasar olmuş muydu? Bu çocuklar depremde ve deprem sonrasında herhangi bir rehabilitasyona tabi tutuldu mu?
Az önceki sunumlarda ben sunumları aslında ayrı ayrı sundunuz ama 3 sunumun da birbiri içerisinde çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Özellikle biz sadece bazı bakanlıkları hep dile getiriyorduk ama o bakanlık açılımının da tekrar bize iletilmesinin çok faydalı olduğunu düşünüyorum.
Çocuklar -az önce de dediniz ama- adli sistem üzerindeki süreci nasıl deneyimliyorlar? Yani ne sonuç çıkarıyor bu çocuklar? Suç işlemekten vaz mı geçiyorlar yoksa bir kere suç işledikleri zaman o suç işlemeye devam eden çocuklar arasında kendilerine daha rahat mı bir yer buluyorlar? Yeniden suç işleme oranları çocuklarda hangi oranda görülebiliyor? Cezaevinden çıktıktan sonra kaçı sisteme geri geliyor? Tahliye sonrası bunları izleyen bir sistemimiz var mı acaba? Bir rehberlik sistemi Türkiye'de bunları takip edebiliyor mu? Sosyal hizmetlerin böyle bir birimi var mı? Gerek tutuklu gerek hükümlü çocukların tahliyesinden sonra böyle bir sistem oluşturdu mu acaba?
Az önce de söylediniz, tüm çocuklar çocuk mahkemelerinde yargılanmıyor. Acaba çocuk mahkemelerinde yargılanan çocukların durumuyla genel mahkemelerde çocuk mahkemesi sıfatıyla yargılanan çocukların durumunu karşılaştıran bir bilimsel çalışma yapılmış mı? Buna ilişkin hani hem ulusal hem uluslararası bir çalışma var mı? Tutukluluk kararını çocuklar için de sulh ceza hâkimlikleri mi veriyor? 15-18 yaş grubundaki belirli suç tipleri için yetişkin bir yargılama konusunda, önerileri konusundaki görüşleriniz nedir?
Okul sosyal hizmetler sistemine siz nasıl bakıyorsunuz? Yani hani rehber öğretmenden ziyade bir sosyal hizmetler uzmanları okulda bulunsa daha faydalı olur diye düşünüyor musunuz? Burada kolluk güçlerimiz maalesef çocukların ifadelerinin kollukta alınması gerektiğini, daha faydalı olacağını çünkü kendilerinin daha uzman olduğunu ve savcıların da çok zamanlarının olmadığını söyleyerek çocukların kollukta ifade alınmasına tekrar dönülmesi talebinde bulundular. Bu konudaki görüşleriniz nedir? Niye aslında çocukların kollukta değil de savcılıkta ifadelerinin alınması yöntemine geçildi. Buna ilişkin komisyona bir bilgi verirseniz memnun olurum.
Şimdi, Trabzonda ÇİM üniversite hastanesi içerisindeydi son yıllarda değişmediyse. Dolayısıyla, o zaman biz bir Samsun örneği ÇİM, o devlet hastanesindeydi, Trabzon ÇİM üniversite hastanesindeydi ve Trabzon ÇİM'de çok geniş alana hizmet veren ve başarılı da örnek gösterilen bir sistemi var. Siz bu "Kamu hastanelerinde olmalı." derken hocam, öyle bir karşılaştırma yaptınız mı yani üniversite içerisinde olması mı daha faydalı, kamu hastanesi içerisinde olması mı daha faydalı? Çocuk ve ergen ruh sağlığı merkezi koordinasyon birimini önerdiniz, bunun içerisinde avukatların olmasının faydalı olacağını düşünüyor musunuz? Görmediğim için soruyorum.
Bu psikiyatrik tanıların konulmasında ilk kim bunu gözlemleyecek yani ilk bundan kim sorumlu olacak? Belki ilerleyen aşamalarda kim dikkat etmeli ve eğer aile bu sorumluluklarını yerine getirmiyorsa, sizin önerdiklerinizi yerine getirmiyorsa ailenin bu sorumluluklarını yerine getirmesini acaba biz nasıl sağlayabiliriz? Kolluk güçlerinin suç tipine göre Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmediğini biz de alandan biliyoruz, bunun da çok önemli bir eksiklik olduğunu düşünüyoruz. Sizce bunu adliyelerde nasıl engelleyebiliriz? SİR raporları adliyelerde yeterli bir biçimde düzenlenebiliyor mu? Çoğu zaman yetersiz olduğunu biliyoruz. Bunun daha güzel bir biçimde, amaca uygun bir biçimde düzenlenmesi için nasıl bir çalışma içerisinde olunmalı? Suça sürüklenen çocukların adli sistemle ilk temasından önce acaba okul ile aile arasında bir iletişim kurulup kurulmadığı yönünde herhangi bir araştırmanız var mı?
Teşekkür ediyorum.