KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Evet, bugün yeni bir gündemle, yine yoğun bir çalışma programıyla bir aradayız. Tabii ki bir yandan Komisyon toplantılarımız, diğer yandan bölge istişare toplantılarımız; bu süreci -kamu kurumlarıyla, sivil toplumuyla, akademisiyle, özel sektörüyle ve tüm vatandaşlarımızla- bir araya getirme, dinleme, bu konudaki ortak aklı geliştirme sürecini hep birlikte sürdürüyoruz.

Tabii, özellikle dünkü toplantımız, Antalya'daki bölge toplantımız, yine 5 ili bir araya getirdiğimiz, erişilebilirliği, sağlığı, istihdamı, eğitimi, kamu hizmetlerini, sporu, kültür ve sanatı konuştuğumuz dolu dolu bir toplantıydı. Bir yanda iyi örnekleri değerlendirirken diğer yanda sorunları masaya yatırdık ve yine bir öneri setiyle dolu dolu Ankara'ya dönüş yaptık.

Tabii, bugün de yine bir yol haritası olma özelliği taşıyıcı bir konuyla bir aradayız; çok derin bir alan olan spor gündemiyle bir aradayız. Tabii, spor, sadece bugüne ait gündemimiz değil; bildiğiniz gibi, biz sporu her toplantıda masaya yatırıyoruz, konuşuyoruz ve ana başlıklarımızdan biri olarak sporu değerlendiriyoruz ve bu noktada sporu bir branş olarak değil, bir müsabaka olarak, bir fiziksel aktivite, bir madalya konusu olarak görmüyoruz. Sporu, bireyin kendisini hayatın tam merkezinde gördüğü bir alan olarak görüyoruz ve engelli bireyler için, iyileştiren, rehabilite eden, hayata katılımın önünü bizzat açan bir vesile olarak, araç olarak görüyoruz. Doğru zamanda, doğru şekilde, doğru stratejiyle kullanıldığında sporun sadece bedensel anlamda değil bir hayat anlayışı olarak önemli olduğunu biliyoruz ve bu noktada da sporu, bugün, engelli bireyin hayatındaki yeriyle, tüm yönleriyle -ne yapacağız?- ele alacağız.

Tabii ki spor her şeyden önce öz güvendir, spor sosyalleşmedir, disiplindir ve tabii "Yapabilirim." duygusunu her an, her saniye yeniden icra etmektir spor. Tabii, çoğu zaman, bireyin kendisini toplumun bir parçası olarak hissettiği çok güçlü alanlardan biridir ve tabii, binlerce sporcumuz var, malumumuz, göğsümüzü kabartan, bizleri gururlandıran sporcularımız var ve Türkiye, her alanda olduğu gibi, engelli branşlarında da sporda da çok önemli bir ivme yakaladı. Paralimpik Millî Takımı'mız önce Tokyo'da, ardından Paris'te âdeta destan yazdı. Bu vesileyle de çıta çok ama çok yükseldi, beklenti çok yükseldi, heyecan zirveye ulaştı ve tabii, kamuoyunun bu noktadaki ilgisi, alakası ve takibi de bu noktada -ne oldu?- güçlendi. Bir yandan yeni sporcuların yetiştiğini görüyoruz, altyapının büyüdüğünü, güçlendiğini görüyoruz, sporcu havuzunun büyüdüğüne şahit oluyoruz ve tabii, bunun sadece bir sportif başarı hikâyesi değil, aynı zamanda doğru politika üretildiğinde, doğru uygulamalar gerçekleştirildiğinde nelerin mümkün olduğunu gösteren güçlü bir gösterge olduğuna da şahit oluyoruz. Tabii, bugün hem kamuoyunun hem ailelerin hem de gençlerin beklentisi çok ama çok yüksek. Onlar, daha çok erişilebilirlik istiyorlar, bu anlamda daha erken yaşta spora yönlendirme istiyorlar, daha güçlü antrenör desteği istiyorlar ve tabii ki bu anlamda, hayatları noktasında, bir sürdürülebilirlik alanı olarak sporu görmek istiyorlar. İşte, biz bugün bugünkü misafirlerimizle bunu konuşacağız ve sporu sürdürülebilir bir kamu hizmeti olarak nasıl güçlendiririz, nasıl bu anlamda tabana yayma politikamızda yeni adımlar atarız, yeteneği nasıl keşfederiz daha erken bir şekilde, altyapıyı nasıl kapsayıcı bir şekilde yönetiriz ve her şeyden de önemlisi, yerel yönetimlerle, ilgili kamu kurumlarıyla, kuruluşlarıyla, federasyonlarıyla, eğitim camiasıyla, kulüplerle, bu zinciri, bu halkayı nasıl daha güçlendiririz? İşte, bugün, bu sunumları, bu konuları masaya yatıracağımız aktörler bizim misafirimiz.

Gençlik ve Spor Bakanlığımızın Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Özel Sporcular Spor Federasyonu, Millî Paralimpik Komitesi Başkanı, Bedensel Engelliler Federasyonu ve Görme Engelliler Federasyonu tüm yöneticileriyle birlikte bizlerle. Ben tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyorum.

Tabii, şunu ifade etmek istiyorum, buradaki her bir paylaşım, her bir kelime, her bir tespit bizler için çok kıymetli çünkü biz bu Komisyon özelinde şunu ifade ediyoruz: Sadece masada konuşulan değil bizim için sahada olan çok ama çok kıymetli ve bunun arasında bir boşluğun olmaması çok değerli ve bu noktada spor hizmetlerinin engelli birey için hayata tutunma açısından önemli bir alan olduğunu görüyoruz ve bu alanın doğru planlanması, planlanmadığı takdirde kırılgan bir hâle geldiğini biliyoruz. O yüzden, elbette başarı hikâyeleri bizler için çok önemli ama aynı zamanda ulaşılabilirliği ne kadar tesis ettik ve bu ulaşılabilirliği nasıl güçlendireceğiz, kimler bu imkânlara ulaşıyor, kimler ulaşamıyor, nerede tıkanıklık var, hangi engel grupları geride kalıyor, bu tabloyu nasıl daha pozitif hâle hep birlikte dönüştürürüz, bizim için çok kıymetli ve bugün yapacağımız değerlendirmeler inanıyorum ki önemli bir ivmeyi -ne yapacak?- kazandıracak ve bu süreci birlikte daha yukarıya taşıyacağız.

Tabii, "Sporda kazanmak da kaybetmek de var." derler, bu hep klişe bir ifadedir ama biz şuna inanıyoruz, sporda asla kaybeden olmaz, sporda mutlaka kazanım vardır ve kazanım olarak özgüven kazanma vardır, disiplin kazanma vardır, ömür boyu sürecek dostluklar kazanma vardır, sağlık kazancı vardır, direnç vardır ve hayata tutunma gücü vardır. O yüzden, bu kazanımlar, engelli bireyler başta olmak üzere, bu ülkedeki her bir vatandaşın erişebilmesi için ve bu çerçevede standartlarını yükseltmesi için hepimizin daha çok çalışmaya, daha çok birlikteliğe, daha çok iş birliğine ihtiyacı var ve inanıyorum ki bugünkü toplantı da bu anlamda bir vesile, bir adım olacak.

Ben, şimdiden, tüm katılımcılara, tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum. Hayırlı, verimli bir toplantı diliyorum.

Evet, önce Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğüyle başlayacağız. Spor Hizmetleri Genel Müdürümüz Ozan Veli Bey kısa bir sunum yapacak, sonrasında Paralimpik Komitemizle devam edeceğiz.

Buyurun.