KOMİSYON KONUŞMASI

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkan, "Raportörleri belirlemedik." dediniz, o yüzden biz de size raportör isim önerisinde bulunacağız. Ben yine aynı şeyi tekrar ediyorum: Bunların tümünün belirlenmesinde oturup konuşabilmeyi becermemiz gerekir. O nedenle fikrimizin de alınması gerektiğinin altını çizeyim. Sistem burada nasıl olacak bilmiyorum ama birçoğunda kurum görüşünü alacağımız kişileri buraya çağırdığımız zaman -Elif Hanım da az önce söyledi- tekliflerini alalım ama ne için çağırdığımızı da onlara önceden yazılı bildiriyor musunuz? Yani hedefin ne olduğunu, onları hangi amaçla çağırdığımızı da onlara bildirelim. Burası hani böyle bir ağlama duvarı gibi de olmasın, niye çağrıldığını herkes bilsin, gelsin, belki daha amaca yönelik olur.

RUKİYE TOY (Sivas) - Uzmanları ve raportörleri diyorsunuz değil mi?

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yok yok, dinlenecek olan kişileri de diyorum.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Tam da bunu söyledik zaten, ne istediğimize dair hani bir teorik "background"u olan, neyi aradığımıza dair onlara önden çeşitli çerçeveler sunacağız çalışma alanlarına göre.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Tamam.

Sayın Başkan, bir de şunu söyleyeyim: Elbette ki burası bir disiplin içerisinde gidecektir ama bizim burada söz söylememizi, fikirlerimizi söylememizi engellemeye yönelik bir tutum sergilerseniz de burada iyi niyetten uzaklaşacağımızı söylemek isterim.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Böyle bir tutumum olmayacaktır. O konuda da müsterih olun.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bizim o zaman Komisyon kurmamıza da gerek yok yani bilimsel çalışmalar oluyor. Aslında çağırsak -bir sürü bilimsel çalışma yapılmış- bu üç ay, dört ay sonra yapılacak olan çalışmaları çok iyi söyleyecek arkadaşlar, hiç burada toplanmaya gerek yok, havale edelim arkadaşlara çalışsınlar. O yüzden, daha özgürlükçü, bazen konu dışına çıkabiliriz. O yüzden "Burası bilimsel bir komisyondur." deyip özgürlüklerimizin, söz söyleme özgürlüklerimizin önüne geçecek bir metodun da izlenmemesi gerektiğinin altını çizmek isterim.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Öyle bir metot...

Ben, müsaade ederseniz, küçük bir kapanış cümlesiyle konuya bir açıklık getireyim.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Son birkaç söz söylemenizden dolayı söylüyorum yani. Biz burada konuşamayacaksak gelmemize gerek olmaz yani.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Öyle bir şey yok ama bakın, şu anda bile çok gereksiz bir tansiyon oluyor.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yok, bence sizin kendi tutumunuzdan, son dakikalardaki tutumunuzdan kaynaklandı, yoksa gayet iyi gidiyorduk yani.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bence de gayet iyi gidiyor.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Gidecek tabii, o amaçla...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Komisyonumuz, gerçekten, çok kıymetli üyelerden teşekkül ediyor. Ben, bu heyecanı, bu samimiyeti herkeste hissettim, öneriler de çok güzeldi fakat şunun altını çizmek isterim: Böyle bitmeyen toplantılar var, "never ending" toplantı yani başlıyor, beş saat konuşuluyor... Neticede burası bir araştırma Komisyonu. Burada -siz sosyal demokrat bir gelenekten gelen birisiniz, değil mi- pek çok emekçi arkadaşımız, burada çalışan memurlar... Mesela ben dörtte başlamayı tercih etmezdim, daha erken başlamayı tercih ederdim ama öyle talep geldiği için bugün öyle yaptık. Mesela, biz, diyelim ki, beşte toplanıyoruz, beş saat konuşuyoruz, aslında, işte, o özgürlükle o bilimsel disiplini koruma arasındaki dengeyi hepimiz kuracak yaşta ve olgunlukta kişileriz yani bir çerçeveye dâhil gidersek neticeleri de hem rapora yansıması açısından hem de bilimsel değer açısından daha iyi olacaktır, yoksa kimsenin söz ve fikir hürriyetine burada tahdit koyacak bir anlayış kesinlikle yok.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Umarız öyle olur. İsteğimiz hepimizin bu.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bu konuda da müsterih olun lütfen.

Çok çok teşekkür ediyoruz.

Başka...

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - O kadar; iki önemli husus.