| Komisyon Adı | : | (10/434,2104,2716,2717,2718,2719) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Dünya Engelliler Birliği Başkanı Metin Şentürk'ün, görme engelli bir birey ve sanatçı olarak hayat hikâyesi, engelli bireylerin hayatında ailelerin önemi ve Dünya Engelliler Birliği olarak yaptıkları uluslararası çalışmalar hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 23 .12.2025 |
FATMA ÖNCÜ (Erzurum) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.
Metin Bey, bir kere, siz yakından tanıdığım için çok mutlu oldum. Fatma Öncü ben, Erzurum AK PARTİ Milletvekiliyim.
DÜNYA ENGELLİLER BİRLİĞİ BAŞKANI METİN ŞENTÜRK - Çok memnun oldum.
FATMA ÖNCÜ (Erzurum) - Aynı zaman da engelli bir milletvekiliyim, 10 parmağım yok benim. Bir çoğumuz için siz çok önemli bir mentörsünüz, bu çok kıymetli ve çok değerli. Paylaşımlarınız da hakikaten hepimizi her dönem, sizi takip ettiğimiz için, çok mutlu etmiştir. Şimdi, bir konuda önerinizi merak ettiğim için soracağım: Dünyanın hemen hemen her ülkesinde son dönemlerde engellilik konusu çok ciddi anlamda inceleniyor. Engelli tanımı konusunda sürekli bir şey var, "Değiştirsek mi ya da değiştirirsek ne tanım konulmalı?" diye şu anda bütün uluslararası alanda bir fikir tartışması var. Sizin bu anlamda öneriniz nedir yani "engelli" mi söylenmeli? Son dönemlerde şu ifade kullanılıyor: "desteğe ihtiyacı olan birey" gibi, siz ne dersiniz bu konuda?
DÜNYA ENGELLİLER BİRLİĞİ BAŞKANI METİN ŞENTÜRK - Ben güneşin balçıkla sıvanmayacağını düşünenlerdenim. Kelimelere takılmadan düzenlemelere takılalım, hiç önemli değil ne dediğimiz. Ben öyle, hani, bir laf "defolu" anlamına geliyormuş, yok "çürük" anlamına geliyormuş, kusura bakmayın, insan gerçeğiyle yüzleşmeli. Bir şey eksikse eksiklik var demektir ama eksikliği tamamlamanın yolları da var. Dolayısıyla, hani, oralarda çok böyle okyanusu geçip derede boğulmaya çalışmıyorum, ben okyanusu geçmenin peşindeyim. Dolayısıyla, tanımlarda çok fazla kafamı... Yani belki sorunuzun tam cevabını benden bu noktada alamayacaksınız ama "engelli" cümlesinde ben bir sıkıntı görmüyorum, Türkçesi bu çünkü eksiklik bir şekilde hani kelimelerin arkasında bir şey aramak değil, beynimizdeki bakış açısını düzeltirsek o kelimelerin hiçbir öneminin olmadığını göreceğiz; cevabım ancak bu şekilde olabiliyor bu anlamda, kelimelere çok takılmıyorum.